"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İktidar ‘atak’larda muhalefet dayaklarda

Ömer Faruk ÖZAYDIN
09 Ocak 2022, Pazar
İktidar; ekonomik ve siyasî krizlerde oy kaybı ile gelen travmaya bağlı olarak her köşeye sıkıştığında muhalefete saldırıyor; ya kriminalize ediyor ya da kurtların önüne atıyor.

Enflasyon yüzde seksen, işsizlik yüzde yirmi /otuz, mutfağı yakan hayat pahalığı, üniversite mezunlarının işsizlikten yurt dışına gidiş yolları aradığı, 300’den fazla doktorun, aydının ve gazetecinin kaçtığı, fikir ve düşünce hürriyetinin olmadığı, ne zaman hapse atılırım korkusu yaşandığı bir Türkiye’de, din dışında hiçbir argümanı kalmayan AKP, iktidarı kaybetme telâşından muhalefete saldırdıkça saldırıyor.

Epey zamandır fiilî, 16 Nisan’la resmî olarak hayata geçen otokrasi rejimiyle değil hicvetmek, en ufak bir eleştiri bile kovuşturma sebebi. Partili CB olunca iki kimlik birmiş gibi değerlendirilip parti başkanına söylenilecek her söz, CB’ye hakaret olarak değerlendirildiğinden bu dönemde açılan dâvâlar tavan yaptı. Tutuklu gazeteci sayısı ise bütün zamanların rekorunda. Avrupa Konseyi’nde masaya yatırılan bu mevzuda kabul edilen kararda Türkiye, “Avrupa’da en fazla gazetecinin tutuklu olduğu ülke” olarak tanımlanıyor. Şiddet gören darp edilenler hariç. Sosyal medyayı da katarsak kabarık bir liste karşımıza çıkıyor. Twetin, retewetin, like’si (beğenme) kovuşturma sebebi. Gerekçe her zamanki gibi hain, terörist. Zannedersiniz ki onlar Abdülhamid’in torunları, diğerleri Emanuel Karasso’nun uşakları ki, bu vatan sadece onların. Düzene itiraz eden yandı ki yafta hazır; düşman.

Ancak ele verir talkını, kendi yutar salkımı hesabı, muhalefetin vazifesi olan eleştiriye müsaade edilmezken, devletlûleri herkese hakaret, tehdit, galiz küfürler, ağız payı vermek nevinden görülüyor.

İSTANBUL KAYBEDİLİNCE

Muhalefete olan bu düşmanlık 31 Mart seçimlerinde İBB ve büyük şehirlerin kaybıyla intikama dönüştü. Eğer Apo’nun mektubu ve Osman Öcalan’ın TRT’ye çıkması sonucu HDP Cumhur’u destekleseydi “megri megri” türküleri çalınacak, teröristlik başka bahara kalacaktı. 13 bin farkla İBB’de yenilmeyi hazmedemeyen AKP, YSK’yı baskı altına alıp sandıklarda 700 ..öcü olduğu ve dört pusuladan biri sahte diyerek seçimi yeniletmesi neticesinde farkın 806 bine çıkmasıyla “İstanbul’u kaybeden Türkiye’yi kaybeder” öngörüsü TÜRGEV ve TÜGVA’yı da kaybettirdi.

Bu kayıpla “gelecek gelmekte olan” dip dalgayı gören iktidar, dozu daha da arttırarak adeta savaş ilân etti.

O günden sonra muhalefet büyüdükçe, hakaretlerin bini bir para tehdit, dayak, terörist diye kriminalize edilerek milletin önüne atıldı. Failler ise destek ve teşvik görerek adliyenin arka kapısından salıverildi. 

Bu bağlamda İYİ parti İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu, Gelecek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selçuk Özdağ, TİP milletvekili Barış Atay saldırıya uğradı. CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu şehit cenazesinde dakikalarca darbedildi. Bu görüntüler AKP grup toplantısında izlettirilerek hem hadiseye sahip çıkıldı hem de “uslanmadılar” denilerek yeni darplara dâvetiye çıkarıldı.

İyi Parti Genel Başkanı Rize ve Sivas’ta saldırıya uğradı ve 15 kişiyle evi basıldı. (Erdoğan, olaylar üzerine “bu daha iyi günleriniz” diyerek vakî saldırılara adeta prim verildi.)

Hızını alamayan, muhalefeti sindirmeyi ve de elini kolunu bağlamayı planlayan iktidar bir yandan itibarsızlaştırmak, diğer yandan da terörize ederek gelecek seçimlere rakipsiz pehlivan olarak girmeyi hedefliyor. Bu sebeple yaklaşık üç senedir görevde olan İBB’ye 45 bin işçi alımı yapıldığı, bunların da 545 kişinin terörle bağlantısı olduğunu siyasî arenada hem de İçişleri Bakanı tarafından deklare ettiler. Hâlbuki işe alımda temiz kâğıdı veren adliye muhatap alınması gerekirken gizli teftiş yerine “bekçiyi dövmek” misali bütün personeli töhmet altında bırakan karalamayı tercih ettiler.

Yine, Kılıçdaroğlu’na TÜİK ziyaretinde eşkıya diyen Erdoğan, KPPS’de 90 puan alan gençlerin mülâkatta elenme vak’aları artınca MEB’e gitmesiyle Kılıçdaroğlu’na öyle lâflar etti ki kantarın topuzu kaçtı. Erdoğan, Kılıçdaroğlu’nu; “Siyasî eşkıyalık yapmayı alışkanlık haline getirdi. Bay Kemal, bundan sonra devletin kurumlarına rastgele gidemeyeceksin” diyerek hedef aldı. “Dürüst değil, kalibresi bozuk, cins-cibiliyet bozuk... Devletin kurumlarına gidebilmek dürüstlük gerektirir, sende bu dürüstlük yok, sen adam değilsin.” ifadelerini kullandı ki, sözün bittiği yerdeyiz.

Muhalefetsiz demokrasi!.. 

Okunma Sayısı: 1412
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hüseyin Yilmaz

    11.1.2022 02:57:02

    Nereye kadar acaba...??? Allah katında vardır bir hayır...!!!

  • halil ibrahim beyter

    9.1.2022 18:11:54

    sayın yazar ülkemizin içinde bulunduğu durumu çok güzel anlatmışsınız ama ne yazık ki ders alan maalesef yok toplum olarak yaşadığımız bu zulümler inşallah bize adaletli davranmayı nasip eder

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı