"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Korku siyasetiyle nereye kadar?

16 Mayıs 2020, Cumartesi 00:01
ESKİ AKP’Lİ BAKAN NİHAT ERGÜN YOLUNU AYIRDIĞI AKP’LİLERE SESLENDİ: “SİZ ORADASINIZ, AMA ÇOCUKLARINIZ BAŞKA YERE GİDİYOR. SUSMAK ÇARE DEĞİL.”

Parti devleti mi bu?

“Geleceğe dair umut verilemeyince korku siyaseti üretiliyor. Deveye sormuşlar: ‘Niye boynun eğri?’ ‘Nerem doğru?’ demiş. Sistemde neresi doğru ki! Kuvvetler ayrılığı, yürütmenin denetlenmesi, yargı bağımsızlığı olmazsa olmazdır. Bu sistem hiçbirini sağlamıyor. Parti devleti mi bu?”

Dindarlara bakış tersine döndü

“Muhafazakârlara şöyle bakılıyordu: ‘Bunlardan bir kötülük gelmez.’ Ama bugün: ‘Bunların ne kötülük yapacağı belli olmaz!’ Bu bile tek başına büyük bir yıkım değil mi? Kendimize çekidüzen vermezsek ülkede dindar insanların hiç esamesi okunmayacak. Selam bile vermeyecek birçok insan.”

***

Korku siyasetiyle nereye kadar?

DEVA Partisi Teşkilat İşleri Başkanı Nihat Ergün, iktidarı “geleceğe dair umut verilemeyince korku siyaseti üretiliyor” şeklinde eleştirerek “Kork kork kork, nereye kadar!” dedi.

DEVA Partisi Teşkilât İşleri Başkanı Nihat Ergün, KRT’de yayınlanan Özlem Akarsu Çelik ile POLİTİKA programında gündeme ilişkin soruları cevapladı.

Ergün, siyasî iktidarın yanlışlarına AKP içinden neden ses çıkmıyor sorusuna şu cevabı verdi: “Arkadaşlarım hâlâ bulundukları partide durmalarına rağmen çocukları durmuyor, başka istikamete gidiyorlar. Bizi de ilk kuvvetli uyaranlar çocuklarımız oldu, n’apıyorsunuz diye. Biz çocuklarımızın torunlarımızın geleceği için sorumlu hissettik ve elimizi taşın altına koyduk. Kork kork kork, nereye kadar! Arkadaşların korkuları varmış. Kredi aldım üstüme çökerler, borcum var ödeyemem, iş yerime müfettiş gönderirler… Anladım da kardeşim, bunlar 28 Şubat sürecinde de yapıldı. Benzer şeyleri o zaman da yaşadık. Şimdi benzerleri bugün yaşanıyorsa bu çare değil. Bu anlayışı terk etmeleri gerekiyor. Bizim partimize gelsinler diye söylemiyorum, kendi partileri içinde cesaretlensinler. Yeter artık desinler, bu böyle gitmez desinler göreceksiniz Türki- ye’nin birçok meselesi düzelmeye başlayacak.”  

SiyasÎ iklimden cesaret alıyorlar

Muhafazakâr insanlara karşı bakışların değiştiğini söyleyen Ergün, “İnsanlar şöyle bakıyordu, bunlar iyi insanlar, güvenilir insanlar, bunlardan bir kötülük gelmez. Bugün birçok insan şöyle bakıyor: bunların ne kötülük yapacağı belli olmaz! Bu bile tek başına büyük bir yıkım değil mi? Güvenilir insan olma vasfını kaybetmek ne demek! Muhafazakâr insanlar hakkında toplumun önemli bir kesiminde, “bunların ne kötülük yapacağı belli olmaz” düşüncesi var. Bunu sembolize eden insanlar da var. Birkaç gün önce bir televizyon kanalında bir hanımefendi, nasıl insan katliâmı yapacağına dair konuşma yaptı. Kimse bir şey demedi. Dâvâ açılmadı, hesap soran olmadı. Açıkçası ben bu kişilerin siyasî iklimden cesaret aldıklarını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

Dindar insanlara karşı güven kaybı var

Gazete Duvar’ın haberine göre, Nihat Ergün, “AK Parti’nin MHP’ye bu kadar angaje olması, dindar seçmeni nasıl etkiliyor?” sorusunu ise şu sözlerle yanıtladı: “Ben de dindar bir insanım, dindar bir seçmenim. Eğer kendimize çekidüzen vermezsek dindar insanlar olarak, bu gidişatı yanlış bulmazsak inanın önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin dindar insanlarının Türkiye’nin siyasetinde, ekonomisinde, sosyal hayatında hiç esamesi okunmayacak. Selâm bile vermeyecek birçok insan. Neden? Güven kaybı yüzünden. Sadece dindarların değil herkesin üslubunu, kendisini gözden geçirmesi gerekiyor. Bizim üç ölçümüz var: birlikte çalıştığımız insanlar etrafta iyi insanlar olarak bilinsinler; yaptıkları işi iyi yapsınlar, demokrat insan olsunlar.”

28 Şubat sürecine benziyor

HDP’li belediyelere mahkeme kararı olmadan kayyım atanmasını 28 Şubat sürecine benzeten Nihat Ergün, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçmişte yaşadıklarını hatırlattı: “Belediye başkanları, hakkında adlî ve idarî bir soruşturma yoksa, kesinleşmiş bir mahkeme kararı yoksa görevinden uzaklaştırılamaz. Sayın Cumhurbaşkanı bunu yaşadı. 312’nci maddeden nahak yere yargılandı, ceza aldı. Cezası kesinleşene kadar görevinden alınmadı. Cezası kesinleştikten sonra hapse giderken görevinden alındı. Yine aynı partinin içerisinden bir başka kişi belediye meclis üyeliğinden seçildi. Bakın bunlar 28 Şubat sürecinde olan şeyler. Şimdi başka türlü oluyor. Olabilir mi bunlar!”

Sistem değil, sistemsizlik

Nihat Ergün, Diyarbakır Belediye Başkanı yerine kayyım olarak atanan Diyarbakır Valisi Hasan Güzeloğlu’nun AKP il ve ilçe başkanları ile video konferans sistemiyle toplantı yapması konusunu ise şöyle değerlendirdi: “Deveye sormuşlar niye boynun eğri, nerem doğru demiş. Sistemde neresi doğru ki! Doğru bir taraf kalmadı. Tepeden tırnağa yanlış. İdlip Harekâtında, Cumhurbaşkanlığındaki görüntüye bakın. Genelkurmay Başkanı, Millî Savunma Bakanı, MİT Müsteşarı, Kuvvet Komutanları olacak. Karşılarında parti genel başkan yardımcıları var. Parti devleti mi bu? (…)“Bu bir sistem değil sistemsizlik. Sistem dediğimiz şeyin bir takım temel ilkeleri koruyor olması lâzım. Kuvvetler ayrılığı, yürütmenin denetlenmesi, yargı bağımsızlığı olmazsa olmazdır. Bu sistem hiçbirini sağlamıyor.”

 

Okunma Sayısı: 5234
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı