"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Neden siyasetli cemaatlere alâka peyda etmiyorsun?”

Risale-i Nur'dan
10 Ekim 2020, Cumartesi 00:01
Aziz, Sıddık Kardeşlerim!

[Hem mânevî, hem maddî birkaç cihette sorulan bir suale mecburiyet tahtında bir cevaptır.]

Sual: “Neden, ne dâhilde, ne hariçte bulunan cereyanlara ve bilhassa siyasetli cemaatlere hiçbir alâka peyda etmiyorsun? Ve Risale-i Nur ve şakirdlerini mümkün olduğu kadar o cereyanlara temastan men ediyorsun? Halbuki eğer temas etsen ve alâkadar olsan, birden, binler adam Risale-i Nur dairesine girip, parlak hakikatlerini neşredeceklerdi. Hem bu kadar sebepsiz sıkıntılara hedef olmayacaktın.”

Elcevap: Bu alâkasızlık ve içtinâbın en ehemmiyetli sebebi: Mesleğimizin esası olan ihlâs bizi men ediyor. Çünkü bu gaflet zamanında, hususan tarafgirâne mefkûreler sahibi, her şeyi kendi mesleğine alet ederek, hatta dinini ve uhrevî harekâtını da, o dünyevî mesleğe bir nevi’ alet hükmüne getiriyor. Halbuki hakaik-ı imaniye ve hizmet-i Nuriye-i kudsiye, kâinatta hiçbir şeye alet olamaz. Rıza-i İlâhîden başka bir gayesi olamaz. Halbuki şimdiki cereyanların tarafgirâne çarpışmaları hengâmında bu sırr-ı ihlâsı muhafaza etmek, dinini dünyaya alet etmemek müşkülleşmiş. En iyi çare, cereyanların kuvveti yerine, inayet ve tevfik-ı İlâhiyeye dayanmaktır.

İçtinâbımızın çok sebeplerinden bir sebebi de, Risale-i Nur’un dört esasından birisi olan şefkat etmek, zulüm ve zarar etmemektir. Çünkü “Velâ teziru vâziratun vizra uhrâ” [En’am Sûresi: 164] yani “Birisinin hatasıyla, başkası veya akrabası hatakâr olmaz, cezaya müstehak olmaz” olan düstur-u irade-i İlâhiyeye karşı, bu zamanda “Muhakkak ki insan çok çok zalim ve çok çok nankördür.” [İbrahim Sûresi: 34] sırrıyla şedid bir zulümle mukabele eder. Tarafgirlik hissiyle, bir canînin hatasıyla, değil yalnız akrabasına, belki taraftarlarına dahi adavet eder. Elinden gelse zulmeder. Elinde hüküm varsa, bir adamın hatasıyla bir köye bomba atar. Halbuki bir masumun hakkı yüz cani için feda edilmez, onların yüzünden ona zulmedilmez. Şimdiki vaziyet, yüz masumu birkaç cani için zararlara sokar. Meselâ, hatalı bir adama müteallik bîçare ihtiyar valide ve pederi ve masum çoluk-çocukları ezmek, perişan etmek, tarafgirâne adavet etmek, şefkatin esasına zıddır. Müslümanlar içinde tarafgirâne cereyanlar yüzünden, böyle masumlar zulümden kurtulamıyorlar. Hususan ihtilâle sebebiyet veren vaziyetler, bütün bütün zulmü dağıtır, genişletir. Cihad, dinî de olsa, kâfirlerin çoluk çocuklarının vaziyetleri aynıdır. Ganimet olabilir, Müslümanlar onları kendi mülküne dâhil edebilir. Fakat İslâm dairesinde birisi dinsiz olsa, çoluk çocuğuna hiçbir cihetle temellük edilmez, hukukuna müdahale edilmez. Çünkü o masumlar, İslâmiyet rabıtasıyla dinsiz pederine değil, belki İslâmiyet’le ve cemaat-i İslâmiye ile bağlıdır. Fakat kâfirin çocukları, gerçi ehl-i necattırlar, fakat hukukta, hayatta pederlerine tâbî ve alâkadar olmasından, cihad darbesinde o masumlar memlûk ve esir olabilirler.

Umum kardeşlerime birer birer selâm ve kârı binler olan Leyle-i Mi’rac’ınızı tebrik ederim. Merhum Hacı İbrahim’in, Re’fet Bey gibi müteallikatlarına benim tarafımdan taziye edip deyiniz ki: “O merhum, Risale-i Nur Talebeleri dairesi içindedir, daima onlara olan duâlara mazhardır. Biz de hususî ona duâ ederiz.”

Said Nursî

Emirdağ Lâhikası, 18. mektup, s. 66-68

Okunma Sayısı: 1492
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk çalık

    10.10.2020 23:30:41

    Siyasetle hizmetin bu zamanda yapılamayacağını üstadımız veciz bir şekilde özetlemiş. Çok sebeplerinden ilki ihlastır. Siyaseti bizler kurgulamadığımız için, içine girildiğinde o kurallara göre oyunu oynamak zorundadır. Bu da bir çok yanlış ve dahi dine zarar vermektedir. Allah rızası kul rızası için terkedilerek azim bir hata yapılır. Şefkat de meselesinin ikinci boyutudur. Suçun şahsiliği varken toptancılık yapılmakta bu da büyük bir zulme sebep olmaktadır. Muhabbetin yerini adavet alır. Üstelik sadece hata yapan değil imkanı olsa tüm yakınlarını yok etmek isteyen bir mantığa bürünür. Menfaat üzerine dönen canavar tabiri mevzuyu özetliyor vesselam...

  • Ata

    10.10.2020 22:26:39

    İlla da herhangibir siyasi partiyi desteklemeye gerek olmadığını, günümüzde yaşanan olaylar açık olarak gösteriyor.

  • Yahya Evrin

    10.10.2020 21:02:19

    İlla da herhangibir siyasi partiyi desteklemeye gerek olmadığını, günümüzde yaşanan olaylar açık olarak gösteriyor. Kim daha çok insan hakları, hukuk ,adalet vs diyorsa ve Risale-i nur un dört dusturundan biri olan sevkat etmek, zulüm ve zarar vermemek uyuyorsa her suurlu insan ona göre tercihini kullanır. Hatta bence bir Müslüman haktan yana olmayı ibadet istiyi ile yapar.

  • Mehmet Türeli

    10.10.2020 03:13:07

    Bu suale cevap her dönem güncelliğini koruyan niteliktedir.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı