Mücteba Hamaney; babasının, aile fertleriyle birlikte öldürülmesinden sonra İran’ın yeni dinî lideri seçildi.
İran’ın geleceğini yeniden tesis edecek güç ve kuvvete haiz durumda. Ayrıca Silâhlı kuvvetlerin başkomutan sıfatı ile birlikte İran’ın dinî, siyasî ve sosyolojik açıdan gelişimini etkileyecek yeni lider. Abdullah Kani’nin MOSSAD ajanı olduğunun ortaya çıkmasıyla birlikte baba Hamaney’in 35 yıldır İran’da birlikte çalıştığı, güvendiği ve ortak hareket ettiği kadronun tamamının yok edilmesi ile (askerî üst düzey komutanlar-üst düzey kamu idaresindeki diplomatlar) bir anda idarî bir boşluk oluşmuştu.
Mücteba Hamaney genç, İran-Irak savaşında cephede, yıllarca Kum şehrinde ayetullah olma yolunda çalışan siyasetten uzak bir liderken, şimdi ise dinî ve siyasî otoritenin başı olarak İran adına ortaya konacak yeni yönetimin bütün koordinatları kendisinde.
Amerika’nın sistem değişimini istemesinden çok İran’daki rejim karşıtı yükselen seslerin artması, yıllardır uygulanan ambargolar, halkın fakirliği, medenî ülkelerden geri kalmışlık ve İran’ın müreffeh bir durumda olması gereken yerden uzakta buluması gibi iç dinamiklerin İran’ın yeniden inşasında etkili olması bekleniyor.
Rejimin değişmesi Amerika için çok önemli değil, onun için önemli olanın İran’ın petrollerini Amerika’ya akıtan herhangi bir rejim ya da herhangi bir dinî liderin olmuş olması yeterli. Asıl değişim isteği ABD’den ziyade alttan yani halktan gelecek olması. İç barışın savaşta ne kadar önemli olduğu bir kere daha bu savaşta test edildi. Bu yüzden değişim şart ve bunu oğul Hamaney başarabilir. İran’da cumhuriyetin ya da demokrasinin olup olmaması Batı için bir yerde çok önemli değil, önemli olanın İran’ın zenginliklerinin onlara akması, bir de dillerine doladıkları uranyum zenginleştirme işleminin sonlandırılması.
Mücteba yeni ekibini oluştururken eski yönetimden kimsenin kalmaması da hem kazanç, hem de değil. Yeni dünya düzeninde izole kalan, yaptırımlar altında ezilen bir İran’dan ziyade dışa dönük, Amerika ve Batı’yla iyi geçinen, İsrail’e de çok bulaşmayan en önemlisi Şiî inancını ihraç edecek bir fikir yapısından uzaklaşmış ve özellikle Sünnîlere karşı da eşit-yapıcı adımlar atan bir İran olmalı.
ABD İran’da yönetimde devrim niteliğinde iş yapmak isteseydi, inanılmaz bir muhalefet ve isyan halindeki İran halkını kemikleştiren, bir bütün haline getiren 165 çocuğun olduğu okulu Tom Hawk füzeleri ile bilerek stratejik olarak vurmazdı. Bilerek ve planlayarak yapılan bu stratejik hamle sonrası içyapı kenetlendi ve önceliği değişmiş oldu. Amerika rejimin üst düzeydeki tüm elemanlarını yok etmek için bir formül arıyordu ve buldu.
Bundan sonra Mücteba Hamaney’in güçlü bir İran’ın temellerini atma şansı hâlâ var. Bölgede barış İsrail’in işine gelmese de halktan gelen sesi dikkate alacağı kanaati taşıyorum. Çünkü yıllardır ezilen, izole olan ve yaptırımlar altında gelişimini sağlayamayan bir İran halkı söz konusu. İran artık dünyaya açılma noktasında da bir üst noktaya yükselmeli. Bu Türkiye’nin de işine gelecektir. Dinî inanç sisteminin ihracından vazgeçilmesi, hürriyetperver bir yapılanmanın tesis edilmesi, Batı ve dünya ile geçinebilen bir yönetim şeklinin oluşması için dönüşüm şart. Eğer bu gerçekleşmez ise hem içeriden, hem de dışarıdan İran’ın geleceğinde büyük sıkıntılar oluşacaktır.