"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kardeşliğin güzel sonuçları

Ahmet ÖZDEMİR
15 Mart 2026, Pazar
Muhacirler, “Ensar kardeşlerimiz, bize mal mülk verdi, nasıl olsa geçimimizi sağladılar" diyerek boş durmuyorlardı. Doğrusu bu, imanlarından gelen gayrete de tersti. Her biri elinden gelen çabayı göstererek, mümkün oldukça kimseye yük olmamaya çalışıyordu. Burada yaşanmış bir örneğe bakalım:

Resûl-i Ekrem (asm) tarafından birbirlerine kardeş yapılan Sa'd b. Rebi, Abdurrahmân b. Avf’a, “Ben, mal yönünden Medineli Müslümanların en zenginiyim. Malımın yarısını sana ayırdım!" demişti. Büyük Sahabînin verdiği cevap çok ibretlidir:

“Allah, sana malını hayırlı, mübarek kılsın! Benim onlara ihtiyacım yoktur. Bana yapacağın en büyük iyilik, içinde alış veriş yaptığınız çarşının yolunu göstermendir."

Ertesi gün, Kaynuka Çarşısı’na götürülen Abdurrahmân b. Avf, yağ, peynir gibi şeyler alıp satarak ticarete başladı. Resûl-i Ekrem'in, “Malının çoğalması ve bereketlenmesi" hususundaki duasına da mazhar olduğundan, çok geçmeden Medine’nin sayılı tüccarları arasına girdi.

Abdurrahman b. Avf, bir gün Peygamber Efendimizi ziyarete geldi ve ensardan bir kadınla evlendiğini söyledi. Resul-i Ekrem (asm) ona, ne kadar mihir verdiğini sordu. Abdurrahman (ra), bir çekirdek (beş dirhem) ağırlığında altın olduğunu söyledi. Resul-i Ekrem (asm), “Bir koyun kesmek suretiyle olsun velime de (düğün yemeği) yap!” buyurdu. 1

Abdurrahmân b. Avf, sâdece bir defasında 700 deveyi yükleriyle beraber "Fîsebillillah" bağışlamıştı. Onun gibi birçok Muhacir, Medine'de kendilerine göre birer iş bulmuşlar ve mutlu bir hayat yaşıyorlardı.

Hz. Ebu Hüreyre'ye, çok fazla hadis rivayet ettiği, sorulduğunda, şu cevabı vermişti: "Medineli Müslümanlar çiftiyle çubuğuyla, Muhacirler de çarşı pazarda alış verişle uğraşırken, ben, Resûlullah'ın yanından ayrılmıyordum. Onun söylediklerini dinleyip ezberliyordum. Onun duasını almıştım."2

Ensar'ın Muhacir kardeşlerine gösterdikleri  fedakârlık şu ayet-i kerîmede övülmektedir: "Daha önce, Medine'yi yurt edinmiş ve imanı kalblerine yerleştirmiş Ensar ise, yurtlarına hicret edip gelen din kardeşlerini severler, onlara verilen şeylerden dolayı kalblerinde herhangi bir kıskançlık hissetmezler. Kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile onları kendi nefislerine tercih ederler. Kim nefsinin ihtiraslarından ve cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridirler." 3

Kurulan bu kardeşlik sonucunda meydana gelen dayanışma, yardımlaşma, hayırseverlik, İslâm'ın gelişmeye başlaması dönemine rastlamış olması bakımından da oldukça önemli bir etki yapmıştır.

 "Hiç tereddüt etmeden denilebilir ki, çeyrek asır zarfında İslâm nurunun âlemin her tarafına yayılması, İran'ın tamamen fethi, Doğu Roma İmparatorluğu’nun tehdit edilmesi, hep bu dinî kardeşliğin resâneti [kuvveti] eseridir." 4

Resûl-i Ekrem, Muhacirleri de kendi aralarında kardeş yapmıştı. Bir gün, Hz. Ebu Bekir ile Hz. Ömer, el ele tutuşmuş geliyorlardı. Bu samimî manzarayı seyreden Peygamber Efendimiz (asm), yanındaki Sahabîlerine, “Nebîler ve resullerden başka, bütün önceki ve sonrakilerden Cennetlik olanların olgunluk çağına erenlerinden iki büyüğüne bakmak isteyen, şu gelenlere baksın!" buyurdu, sonra da onları birbirine kardeş yaptı.

O sırada Hz. Ali (ra) çıkageldi. Gözyaşları arasında, “Yâ Resûlullah! Sen Sahabîleri birbirine kardeş yaptın; benimle hiç kimse arasında kardeşlik kurmadın!" dedi. Peygamber Efendimiz Hz. Ali’nin (ra) omzuna elini koyup, “Yâ Ali (ra)! Sen dünyada ve ahirette benim kardeşimsin. Sen bana varissin, ben de sana varisim!" 5 buyurarak gözyaşlarını dindirdi.6

Dipnotlar:

1- Buhari, Sahih, 4:222

2- Tecrit Terc., 7:47

3- Haşir Suresi: 9

4- Tecrit Terc., 7:77

5- Tirmizî, Sünen, 5: 300

6- Muhacir-Ensar ve muhacirlerin kendileri arasındaki kardeşlik kurulması ile ilgili geniş bilgi için bkz. Köksal, İslam Tarihi, c. 1, s.108-113

Okunma Sayısı: 150
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı