"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ı anlatan eserler en küçük bir hatayı dahi kaldırmaz

16 Ekim 2021, Cumartesi
USTA EDEBİYATÇI-YAZAR İSLÂM YAŞAR, “KİTAPLIK”IN SORULARINI CEVAPLANDIRDI

Tıklayınız: https://www.yeniasyakitap.com/

Bediüzzaman Beşlemesi’ndeki değişimin serencamını anlatır mısınız?

Değişim’ ifadesinin yerine ‘genişletmenin’ tabirini kullanmak daha doğru olur. Zira hadiselerin işleyişinde, üslûpta, tarzda, hadiselerde pek bir değişme yoksa da muhtevada bir hayli gelişme var. Onun sebebi de Beşleme’nin yazıldığı zamanla genişletildiği zaman arasında çeyrek asırdan fazla bir zamanın geçmiş olması, o zaman içinde pek çok yeni bilgilerin, belgelerin, hadiselerin, şahitlerin ortaya çıkmasıdır. 

Aslında Bediüzzaman Hazretleri’nin hayatının her çeyrek asırda, o zamanın gelişmelerine, telâkkilerine, araştırmalarına göre; o nesilden genç bir yazar tarafından yeniden yazılması gerekir. Ben bu zarurî ihtiyacı çeşitli vesilelerle dile getirdiğim halde bir teşebbüs olmayınca Beşlemeyi adeta tamamen yeniden yazarak o ihtiyacı bir süreliğine de olsa telâfi etmeye çalıştım.

Çünkü Nur Talebeleri Bediüzzaman Beşlemesi’ne Üstadın şahsî hayatı ile Tarihçe’nin yani hizmet hayatının birlikte anlatıldığı ve Tarihçe’yi tamamlayan yardımcı kitap nazarı ile bakıyorlar. Bu bakış açısı eserlerde küçük de olsa hatayı, eksikliği, sathî yorumları kaldırmaz. Her ifadenin, onun şahsiyetine münasip, her bilginin doğru, her hadisenin şahitli, belgeli olması gerekir. Taa ki okuyanlar Bediüzzaman Hazretleri’ni –velev bir ciheti ile de olsa- yanlış tanımasın; yazar, yayına hazırlayanlar ve yayınlayanlar da manevî mesuliyetten kurtulsun.

Bediüzzaman Beşlemesi’ni yeni araştırmalar, bilgiler, belgeler ışığında geliştirme ihtiyacı işte bu zaruretten ve mesuliyet hassasiyetinden doğdu.

‘Ve Cennetasa Bahar’ bize neyi anlatıyor, kısaca özetleyebilir misiniz?

Beşleme’nin, neredeyse tamamen yeniden yazılan son kitabı olan ‘Ve Cennetasa Bahar’ Bediüzzaman Said Nursî’nin hayatının Üçüncü Said safhasını, Risale-i Nur Külliyatı’nın telifini tamamlamasını, Nur Cemaati’nin cihanşümul hale getirmesini, istikbale müteallik içtimaî mesajlarını, siyasî tavırlarını ve manevî vazifesinin itmamını anlatıyor.

Bunu yaparken onun; taşıdığı manevî sıfatların tezahürlerine, zamanındaki siyasî gelişmelere, içtimaî hadiselere, beşeriyeti bekleyen tehlikelere, İslâm âleminin haline, istikbaline, Hakikat Mesleğinin, Nur hizmeti meşreblerinin husûsiyetlerine, Nur Talebelerini bekleyen dahilî zaaflara ve haricî tehlikelere karşı gösterdiği çarelere, Risale-i Nurlar’dan mehazlar ve hayatından örnekler vererek dikkat çekmeye çalıştım. 

Okuyucuların yeni düzenlemeye nasıl bir katkı ve ilgisi oldu?

Bediüzzaman Beşlemesi’nin genişletilmiş şekli yayınlanınca bunun zarurî bir ihtiyaç olduğunu daha iyi anladım. Zira seriyi almakta gösterilen ilginin yanı sıra bana gelen mesajlar, sorular, değerlendirmeler, gönderilen yeni bilgiler, hizmet hatıraları, belgeler ve farklı teklifler de bunu gösteriyor. 

Bu arada yaptığım bazı değerlendirmeleri şahsî ve mübalâğalı bulanlar da yok değil. Meselâ Bediüzzaman Hazretleri’ne ve Risale-i Nur Külliyatı’na izafeten kullandığım ‘Beşinci Halife’ tabiri; bazı okuyucular tarafından izah mukni bulunmakla birlikte ifade şahsî değerlendirme olarak görülmüş ve onu teyid eden başka kanaat ve beyanlar da istenmişti.

Ben o arkadaşlara eski Millî Müdafaa Alay müftülerinden Nakşi tarikatı şeyhi Osman Nuri Efendi’nin Tarihçe-i Hayat’taki mektubunu, merhum Sungur Ağabeyin beyanlarını hatırlatıp Osman Nuri Efendi’nin şu sözlerini misal olarak göstermiştim:

‘Siz Üstadın makamını bilmezsiniz. Bediüzzaman’ın dört makamı vardır.  O hem Gavs-ı Azam, hem Kutb-u Azam, hem Ferd- i Azam, hem de Mehdi-i Azamdır. Bu asrın Şeyh-i Ekber Muhyiddin-i Arabi’si, Şah-ı Nakşibendi-i Kudsisi ve Sultan Abdulkadir’i Bediüzzaman’dır’ (Ömer Özcan, Ağabeyler Anlatıyor, 1 ve 8 s: 361 )  

Onlar ve buna mümasil taleplerde bulunan okuyucular, mezkûr beyanı ve benzerlerini okuyunca ikna olup teşekkür etmişlerdi.

Ben de bu vesile ile sayıları bir hayli fazla olan ve Bediüzzaman Beşleme’sini gruplar halinde okuyup bazı hadiseleri ve hatıraları müzakere ederek kanaatlerini, tekliflerini bana ulaştıran arkadaşlarıma, kardeşlerime teşekkür ediyorum.

Bediüzzaman Beşleme’sinin son kitabı olan Muhabbet Fedaileri hangi seriye dahil olacak? Bu değişiklikten Nur Hareketi Serisi ne ölçüde etkilenecek?

Muhabbet Fedaileri’nde altmışlı yıllardaki Nur hizmetlerinin seyri işlenmişti. ‘Ve Cennetasa Bahar’ Beşleme’nin beşinci kitabı olunca onun Nur Hareketi Serisine dahil edilmesi gerekti. Altmışlı yıllar hizmetin yanı sıra siyasî, askerî, içtimaî cihetten de çok hareketli geçtiği ve hepsi Nur Hareketi ile doğrudan veya dolayısıyla ilgili olduğu için yeniden yazılması zaruret halini aldı.

Hal böyle olunca ben de Muhabbet Fedaileri eserini yeniden yazmaya başladım. Bu isim altında hizmetin ancak altmışlı yılların ortalarına kadar olan safhasını anlatabildim. Tamamını tek kitapta ve o isim altında yazsam ya çok kalın olacak ya da iki cilt halinde tanzim edilecekti. 

Altmışlı yılların ikinci yarısının, birinci yarısından her cihetten farklı olmasını nazara alarak yeniden yazdığım Muhabbet Fedaileri dosyasını Yeni Asya Yayın Kurulu’nun tetkik heyetine verdim. Yeni Asya Yayınları’ndaki editör arkadaşların, dosya üzerinde çalıştıklarını tahmin ediyorum.

Şimdi altmışlı yılların ikinci yarısındaki hizmet seyrini işleyeceğim kitabı yazmaya hazırlanıyorum. Okumalarımı ve görüşmelerimi büyük ölçüde tamamladım. İnşallah yakında yazmaya başlayacağım. Kitaba henüz bir isim vermedim. Daha önce de yaptığımız gibi inşallah kitabı bitirince adını okuyucularımızla ve dâvâ arkadaşlarımızla birlikte kararlaştıracağız. 

Hal-i hazırda, beş kitaptan müteşekkil Nur Hareketi Serisi, yetmişli yıllardan başlamakta. Bu çalışmalar tamamlandığı ve yeni kitaplar yayınlandığı zaman bu seri yedi kitap olacak. Böylece bin sekiz yüzlü yılların son çeyreğinde başlayan Nur Hareketi veya Nurculuk tarihi iki binli yıllara kadar, on iki kitap ve yüz yirmi bölümden meydana gelen iki seri halinde tamamlanacak.

İsminden hareketle ‘Taa Kıyamete Kadar’ Nur Hareketi Serisinin son kitabı olarak kalacak mı, yoksa farklı bir şekilde devamı gelecek mi?

Üstadın ‘Risale-i Nur bu asrı ve gelen istikbali tenvir edebilir bir mu’cize-i Kur’âniyedir’ sözü, Nur Hareketi’nin kıyamete kadar devam edeceğini gösterdiğine göre, mezkûr eserden sonraki hadiseler ve hizmetler de yazılmalıdır. Ben hal-i hazırda yapmakta olduğum çalışmaların da tesiri ile öyle bir çalışmanın hazırlığı içinde eğilim. 

O safhaları genç yazar arkadaşların yazmalarını bekliyorum. Arkadaşlar roman şeklinin yanı sıra her hadiseyi, hizmeti, şahsı, hizmet grubunun faaliyetlerini değişik türdeki hikâyeler, denemeler, senaryolar, şiirler halinde yazabilirler ve behemehal yazmalıdırlar.    

Yeni yayın döneminden beklentileriniz neler?

Yeni Asya hem cemaat, hem gazete, hem de dergiler ve kitap neşriyatı olarak; zamanın değişmelerini, cemiyetteki gelişmeleri ve manen insanların ihtiyacı olan hususları nazara alarak Risale-i Nur ölçüleri içinde kendisini değişmeden yenileyen bir misyona sahiptir. İnsanlığın her yönden farklı haller, değişik hadiseler yaşadığı, insanların hadiselere çare bulmakta zorlandığı böyle bir zamanda; hadiselere, zamana hitap eden en müessir Kur’ân tefsiri ve Sünnet tevili olan Risale-i Nur nazarı ile bakıp isabetli çareler gösterecek yayınlar yapması varlığının sebebidir.

RÖPORTAJ: SELÇUK SUBAŞI - ORHAN GÜLER

***

'Beşleme'' yeniden yazıldı! - 5 Ciltlik Roman Serisinin Son Cildi '... Ve Cennetasa Bahar' artık...

“Bediüzzaman Beşlemesi” ve devamı olan “Nur Hareketi Serisi,” “görülen lüzum üzere” yeniden yazıldı. Beşleme’ye yeni bir eser girerken, serinin sonuncu kitabı da “genişletilerek” iki kitap hâlinde sonraki seriye ithal ediliyor...

Evet, müellifi açısından birer şaheser olan, yukarıda adları zikredilen “serî kitaplar”ın şimdilik “en yeni”si olan “...Ve Cennetâsâ Bahar” kitabına gelirsek...

 İslâm Yaşar tarafından kaleme alınan “ön söz” mahiyetindeki “Beşinci kitap için” başlıklı yazıda söz konusu “değişim” şöyle anlatılmakta: 

“Yeni nesillere Said Nursî’yi, Risale-i Nur’u, Nur Hareketini anlatmak gayesiyle yazdığım ‘Bediüzzaman Beşlemesi’ isimli biyografik roman serisinin ilk dört kitabında münhasıran onun hayatını, Risale-i Nur’un te’lifi ve intişarını, beşinci kitapta ise onun vefatını müteakip talebelerinin 60’lı yıllardaki hizmetlerini işlemiştim. (...) 

 “Aradan geçen zaman içinde Nur Hareketinin 70’li yıllardan sonraki seyrini de seri hâlinde yazınca, Bediüzzaman’ın hayatının ‘manevî vazifesini hakkıyla yaptığı, Risale-i Nur hizmetini te’sis ettiği, Nur cemaatini faaliyete geçirdiği, demokrasiye din adına sahip çıktığı, siyasî liderlere şeair-i İslâmiyeyi ihya hususunda mühim tavsiyelerde bulunduğu, içtimaî hayata dinî istikamette yön verdiği’ ‘Üçüncü Said’ safhasını tafsilâtıyla anlatma ihtiyacı hissettim. 

“‘Muhabbet Fedaileri,’ Beşleme’nin beşinci kitabıydı. Hâlbuki Beşleme’nin tamamen Bediüzzaman’a hasredilmesi ve Risale-i Nur hizmetinin 60’lı yıllardaki seyrinin işlendiği o kitabın ‘Nur Hareketi Serisi’nin başında yer alması gerekirdi! O eksikliği telâfi etmek maksadıyla ‘Bediüzzaman Beşlemesi’nin beşinci kitabını yeniden yazarken mezkûr müjde nokta-i mihrakiyem oldu...” 

(Bundan sonraki mühim kısımlar “kapak yazısı”nda geçtiğinden burada kesiyoruz.) 

Eser, yazarın âdeti olduğu veçhile—bütün “Bediüzzaman Beşlemesi” ve “Nur Hareketi Serisi” kitaplarında olduğu gibi—10 bölümden oluşmakta: “Üçüncü Said,” “Korkusuz korkuluk,” “Aziz, sıddık kardeşlerim,” “Hakikatli bir rüya,” “Beşinci halife,” “Hakikat mesleği,” “Cemaat kuvveti,” “Risale-i Nur hizmeti,” “Müsbet hareket,” “Her nefis, ölümü tadacaktır...” (Elimizdeki nüsha Ocak 2021 tarihli “ilk baskı” olup, 13,5 x 21 cm ebadında ve 416 sayfa.)

KAPAK YAZISI

“Bediüzzaman’ın hayatının ‘Üçüncü Said’ zamanına tekàbül eden yıllarda yaşanan ‘dinî, siyasî, içtimaî, iktisadî’ şartlar[ın], kara kış bürudetindeki 30’lu, 40’lı yıllarla mukàyese edildiğinde dünya cihetiyle Cennet’i andıran, ahiret cihetiyle de Cennet’i kazandıran bahar husûsiyetleri taşıdığı görülür. Said Nursî bu zamanı muhtemelen o sebeple ‘cennetâsâ bahar’ tabiriyle tavsif etmiştir... 

“Biz de bu gibi ‘tasavvur, te’vil ve mülâhazalar’ ile, ‘Bediüzzaman Beşlemesi’nin beşinci kitabının adını ‘...Ve Cennetâsâ Bahar’ koyduk. Böylece mâzi kıt’ası sayılan ‘Eski Said’i anlattığımız ‘Zamanın Sesi’ne, ‘Bediüzzaman,’ ‘Said Nursî,’ ‘Nurcular’dan sonra ‘...Ve Cennetâsâ Bahar’ı da ekledik. 

“Biz bu bahar hediyeleriyle Bediüzzaman’ı çağırıyoruz ve müteşekkirâne oradan gelen sadâyı işitiyoruz. Siz de onun hitap ettiği ensâl-i âtiyeye dâhil olmak isterseniz buyurun, o sadâyı birlikte işitelim: ‘Sizi tebrik ederiz.’”

***

 

Okunma Sayısı: 1106
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı