"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Yeni Asya Risale-i Nur’a yöneltiyor”

01 Haziran 2024, Cumartesi 14:06
Risâle-i Nurların avukatı merhum Bekir Berk’in, geçtiğimiz günlerde vefat eden ve eyüp sultan’da eşinin yanına defnedilen Hanımı Şükran Berk ile yaptığımız ve 24.2.2018’de gazetemizde yayınlanan röportajı, rahmete vesile olması duasıyla tekrar neşrediyoruz.

RÖPORTAJ: Mehtap Yıldırım Yükselten
Fotoğraf: Kübra Örnek - Yeni Asya

Risâle-i Nurlar’ı ve İttihad (Yeni Asya) gazetesini tanıma hikâyenizi anlatır mısınız?

Teyzemin oğlu vesilesiyle oldu. Bana okumam için Risale-i Nur’dan kitaplar verdi. Daha sonra beni semt derslerine yönlendirdi. İttihad gazetesini de bize derslerde tanıttılar. 1968 yılında İttihad gazetesini tanımış oldum. O zamanlar Eskişehir’de ikamet ediyorduk. Orada Akoğlan Camii vardı. Ali Rıza Hoca her Perşembe sohbetlerinde Risale-i Nurlar’dan anlatırdı. Biz de, bazen iki vasıta değiştirerek, bazen de bir vasıta ile yolun kalanını yürüyerek dinlemeye giderdik. Cami çıkışında İttihad gazetesi satılırdı. İttihad gazetesinin hanım yazarları Zeynep Münteha Polat ve Mümine Güneş Eskişehir’e konferans vermeye gelirlerdi. Biz bu konferansları İttihad sayesinde duyar ve katılırdık. Yine, İttihad gazetesi vesilesiyle bu yazarlarımızla tanışma ve dost olma fırsatımız oldu. Böylece İttihad daha çok abla ve kardeş edinmemize vesile oldu, bizi bir araya topladı. Ceylan Çalışkan Ağabeyin ailesiyle de o yıllarda derslerde tanıştım. Kızlarıyla samimî arkadaş olmuştuk.

Peki, Bekir Berk Ağabeyi tanımanız ve yollarınızın birleşmesi nasıl oldu?

Tabiî İttihad gazetesi okurken Bekir Berk Ağabeyinizin yazılarını da okuyordum. Risale-i Nurlar’ın ve mazlûmların kahraman bir savunucusu, cesur bir avukat olarak tanıyordum. Gazetedeki yazılarını da okuyordum. 1970’li yıllarda Bekir Berk Ağabeyiniz Arabistan’dan radyo yayını yaparken, ben de dinlerdim. Ancak, bir gün ona eş olacağım hiç aklıma gelmezdi. Böyle bir şeyi hiç düşünemezdim. Evvelâ kendimi ona yakıştıramazdım. Onlar bizim için erişilmez insanlardı. Ama Allah nasip edince Eskişehir ve Arabistan’da olsa, yollar kesişiyor işte. İstanbul’a ziyaret ve gezi amaçlı gittiğimde Kutlular Ağabeyin eşi Nevin Hanımla tanışmıştım. O zamanlar Nevin Hanım da Kutlular Ağabeyle evlenmemişti henüz. İkimizin de evlilik düşüncesi yoktu. Vakıf olup hizmet etmeyi düşünüyorduk. Daha sonraki yıllarda Kutlular Ağabeyle Nevin Hanım evlendikten sonra bizim evlenmemize vesile oldular. 1989 yılında evlendik.

Yeni Asya bazen eleştirilere ve iftiralara maruz kalıyor, bunlara ne dersiniz?

Yeni Asya okuyup da “Ben bunu beğenmiyorum” diyecek insan yoktur. Risale-i Nur’un neşridir o. Böyle bir gazete daha yok. Dış dünya ile tek irtibatım Yeni Asya ile oluyor. Televizyondan dinlediğim habere güvenmem. Menfî yayın yapılıyor. Ancak Yeni Asya’da okuduğuma güvenebiliyorum. Eleştirenler ve iftira atanlar bilmeden konuşanlardır. Ben Yeni Asya’nın her sayfasını satır satır okurum. Maalesef içimizde ve dışımızda hep bir muhalefet olmuştur. Doğrunun düşmanı çoktur. Yanlışlar hep doğrunun düşmanıdır. İnsanların hem Yeni Asya’yı, hem Risâle-i Nur’u okumadığını gösteriyor bu durum. Bu yanlışlar doğruların önünde durdukça ilerlememiz zorlaşıyor. Zamanla Yeni Asya her engeli aşacak, her yerde okunacak, tanınacak belki, ama bunun için gece gündüz neşrine çalışmak lâzım. Okurlarının da cesaretli olması lâzım. “Ya başıma bir şey gelirse?” gibi yersiz evhamlarla korkmaması lâzım. Korkmayın, başınıza Yeni Asya okumakla bir şey gelmez. Zira Yeni Asya demek, istikamette, güvenli yolda olmak demektir. Başınıza bir şey gelecekse de Yeni Asya okumaktan değil okumamaktan gelir. Yeni Asya aynı çizgisinde dururken, onun dışındakiler hep çizgi değiştirdi. Asıl tehlike bu yollardadır.

Yeni Asya’nın kuruluş yıl dönümü olan 21 Şubat’a özel, okurlarımıza ne söylemek istersiniz?

Özellikle gençler Yeni Asya’yı okusunlar. Çünkü Yeni Asya’da Risale-i Nur var. Yeni Asya’da okunanlar zaten Risâle-i Nur’a yönlendiriyor. Yazılarda kaynak gösterilen Risale-i Nur’dan bölümleri, açıp yerinden okuyorum bazen. Makalelerin hepsi beni Risâle-i Nur’a yaklaştırıyor. Çok şükür Risale-i Nur’u ve İttihad’ı, yani devamında Yeni Asya gazetesini tanımaktan çok memnunum. Risâle-i Nur Talebelerini tanımaktan çok memnunum. Bir gün bir arkadaşım “Sosyal hayattan el etek çektin, yalnız kalıyorsun diye acıyorum” dedi. Güldüm ve Yeni Asya’yı çıkardım. “Bak burada 16 tane yazar var, bunların hepsi benim arkadaşım, ben yalnız değilim” dedim. Yeni Asya, geçmişte neyse odur. Yıllar içerisinde tek gözlemlediğim fark, yazar isimlerinin değişmesi. Vefat edenlerin yerini yenilerinin doldurması.

Genç yazarlarımıza tavsiyeleriniz nelerdir?

Şimdi ben nasıl geçmişteki gazetelerimi çıkarıp yeniden okuyorsam, onlar da geçmişte yazılanları okumalılar. Yeni Asya’da yazan ağabey ve ablalarını örnek almalılar. Onlarla irtibat halinde olmalı, fikirlerinden istifade etmeliler. Benim de modelim Yeni Asya. Şimdiki yeni yazarların da modeli Yeni Asya olmalı. Böyle olduğunun da farkındayım. Çünkü çok güzel yazıyorlar, hayran oluyorum.

Allah razı olsun diyoruz. 

Çok teşekkür ediyoruz.

Okunma Sayısı: 1438
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Said Yüksekdağ

    3.6.2024 13:30:05

    Rabbim gani gani rahmet eylesin. Âmin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı