"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İtidal ve istikamet

Sabahattin BOYACI
13 Şubat 2019, Çarşamba
İtidal; soğukkanlı olmaktır, ölçülü olmaktır, ifrat ve tefrite düşmemektir. Üstadımız bizlere her zaman itidal ve ihtiyatı tavsiye etmiştir.

Bu bir bakıma tevekkül ve kadere razı olmaktır. Soğukkanlı olmak, aynı zamanda sabırlı olmak demektir. Sabırlı olmak da başarıya ulaşmak demektir.

İhtiyat; temkinli olmak, yapılan işi her yönüyle değerlendirmek ve acele etmemektir. İtinalı hareket etmek ise, olayları kıymetine göre sınıflandırıp kaderin hükmüne razı olmak demektir. Çünkü her ne olursa olsun kaderin dışında değildir. Kader ise mutlak surette adildir ve adaletle iş görür. Bize düşen her şeyi doğru okuyabilmek ve Allah’ın takdirine razı olmaktır.

İstikamet; doğru yolda ilerlemek, hedeften sapmamak ve planlı hareket etmektir. En güzel yol Allah’ın emrettiği ve Peygamberimizin (asm) uygulayıp gösterdiği yoldur. Bize düşen bu yoldan ayrılmamak ve hakkın hatırını incitmemektir. Kendi doğrularımızın peşinde değil, ortak doğruların yanında durmak ve durabilmek önemlidir. Şahs-ı manevinin tesbit ettiği esaslarla hareket edebilmektir.

Bizim en büyük hizmetimiz şahs-ı manevî oluşturmak ve mutlak surette onun emri manevisi altına girmektir. Bu aynı zamanda tesanüt ve ittihat için olmazsa olmaz şarttır. Şahıs ne kadar kabiliyetli de olsa “Zaman, şahıs değil şahs-ı manevî zamanı” olduğundan buna mecburuz. Ve kim ya da kimler bunu incitir veya engel olurlarsa başka günah aramasınlar. Çünkü zındıkaya yardım etmiş olurlar, bu da Allah korusun onların zulümlerine ortak olmaya kadar gider.

Teennili hareket etmek zorundayız. Biz kendi işimizde, istediğimiz kadar acele edebiliriz, ama hizmette tam tersi. Olabildiğince kucaklayıcı ve son raddeye kadar sabırlı olmak mecburiyetimiz var. Biz dedik ya, ötesi yok. Şahıs yok, şahsın kudret ve ehliyeti de yok. İlla şahs-ı manevî, birlik ve beraberlik. Hem bu bizim için bir sevaptır. Çünkü Üstadımız; “Bu zamanda hizmet-i imaniyede hazz-ı nefsini bırakıp ve mahviyet ile tesanüd ve ittihadı muhafaza eden bir hâlis kardeşimiz, bir velîden ziyade mevki alıyor diye kanaatim gelmiş” demektedir. Al sana en kolay yoldan fazilet ve en risksiz makam. Daha ne istiyorsun?

Eğer bütün bunları bildiğimiz halde gereklerine uymaz ve bir de üstüne üstlük bozar ya da bozulmasına yardım edersek, sadece kendimizi aldatırız. Çünkü sular tersine akmaz ve akıtılamaz. Her şey mecrasına gider. Hizmet de, şahs-ı manevî ile olur. “Bu zamanın en mühim farz vazifesi ittihad-ı İslâmdır” gerçeği başka türlü mümkün değil. Ben yok, ben bilirim yok. Biz var, biz biliriz var.

Yaşasın birlik beraberlik ve yaşasın şahs-ı manevî. Allah (cc), hakkın hatırını üstün tutanların ümitlerini söndürmesin. Gayretlerini arttırsın ve biz şuurunu her ehl-i imana nasip etsin. Âmin.

Okunma Sayısı: 1403
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Tunç

    13.2.2019 09:55:36

    İstikamet, vasat hareket etmektir.Kuv ve-i akliye,kuvve-i şeheviye ve kuvve-asabiyenin istikametidir.Kuvve-i akliye hakkı hak bilmek ve hikmet dairesin de yaşamak,kuvve-i şeheviye,helal den faydalanma ve haramdan korun maktır.Kuvve-i asabiye,dünya ve ahi tet hukuku uğruna canını feda edebil mektir.Şimdi içtima-i ve siyasi hayata ve ffiliyata bakalım;kuvve-i akliye hak ile batılı birbirinden ayırıp,hikmet dairesinde mi?Kuvve-i şeheviye,helal ile iktifa edip,haramdan korunuyor mu ? Kuvve-i asabiye dunya ve ahiret hu kulu uğruna canını verebiliyor mu?Her kimden gelirse gelsin zulme ve is tibdada karşı çıkıp,merdana durabili yor mu? Şu anda insan hayatının devamı için verilen bu üç kuvvet vasat mertebde mi,yoksa ifrat ile tefrit dalgaları içinde gidip geliyor mu?Kara rı siz verin...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı