"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Varlığın şiirinde karanlığın hissesi

Ömer Faruk Yıldız
16 Mayıs 2026, Cumartesi
Modern çağın sarsılmış insanı, yeryüzünü saran felaket ve acıların ağır yükü altında ezilirken, düşünce tarihinin o kadim ve çetin itirazını bir kez daha yutkunarak dillendiriyor:

“Mutlak iyi ve her şeye gücü yeten bir Yaratıcı, bu şer tufanına neden müsaade ediyor?” Teodise (İlâhî adalet) mefhumu etrafında düğümlenen bu açmaz, aslına bakılırsa aklî bir krizden ziyade, insanoğlunun kendi aczini ve şaşkınlığını kâinata yansıtma çabasından ibarettir.

Hissî Feveran ve İradenin Sırrı

Kötülük argümanının asıl mahareti, aklı devreden çıkarıp insanı dehşete düşüren sansasyonel acılar üzerinden duyguları şaha kaldırmasıdır. İnsan, kendi cılız şefkatini mutlak bir ölçü vehmederek, “Benim elimde olsa engellerdim!” feveranına sürüklenir. Oysa kalpten geçen her kem düşüncenin, zulme uzanan her elin anında engellendiği bir dünyada, insanın hür iradesinden dem vurulabilir mi? İradenin iflas ettiği bir zeminde, ahlâkî bir tekâmülün ve iyiliğin zerre kadar kıymeti kalmaz.

Buradaki asıl zafiyet, kâinatı parçalara ayırıp yargılayan o sığ ve indirgemeci nazardır. İnsanoğlu, toprağa düşen bir elmanın çürümesindeki muazzam nedensellik ağını dahi bütünüyle ihata edemezken; kâinatın devasa çarklarından kopardığı tekil bir acıya bakıp “Bu hadisenin hiçbir gayesi yok!” hükmünü veremez. Bu feryat, felsefî bir tutarlılığın değil, ontolojik bir kibrin taşkınlığıdır.

Varlık Nurdur, Eşya Zıddıyla Bilinir

İşte Risale-i Nur, zihinleri esir alan bu karanlık meselenin teşhisini şu sarsılmaz hakikate bağlar: “Vücud [varlık] hayr-ı mahzdır, nurdur. Adem [yokluk] şerr-i mahzdır, zulmettir.”1 Kâinatta tecelli eden bütün lezzetler varlığın pınarından, bütün fenalıklar ise yokluğun uçurumundan beslenir. İnsanoğlunun en büyük yanılgısı, sevdiklerinden kopuşu ve hayatın son bulmasını sonsuz bir hiçlik sanmasıdır. Hâlbuki ölüm karanlık bir dipsizlik değil; fânî âlemin dar hudutlarından bâkî âleme geçiş için verilmiş “bir terhis tezkeresidir”2.

Noksan ve musibet suretinde tecelli eden hallerin hikmeti ise, eşyanın zıddıyla bilinmesi sırrında saklıdır. Maraz bedeni sarsmazsa sıhhatin lezzeti, karanlık çökmezse nurun kadri nasıl idrak edilir? Mesnevî-i Nuriye’de resmedilen o eşsiz tespitle; harikulade bir bahçe tasarlayan sanatkâr, letafeti keskinleştirmek için şadırvanların arasına kasten kaba kayalar serpiştirir. Zira “Güzelin güzelliğini artıran, çirkinin çirkinliğidir.”3 Şu dünya bahçesini saran musibetler de, Esma-i Hüsna’nın haşmetini eşyada nakşetmek için dokunmuş birer esrarlı ziynettir.

Yaratılışta Değil, İradede Gizlenen Hata

Kâinatın o küllî ve muhteşem ahengindeki değişmez mizan şudur: “Halk-ı şer şer değil, belki kesb-i şer şerdir.”4 İlâhî kudretin icadı daima umumî rahmetlere bakar. Ateşin yaratılması şer değildir; o ateşi zulme maşa yapmak şerdir. Şeytanın mevcudiyeti de mutlak bir kötülük değil; bilakis insan ruhunu kömürün kasvetinden elmasın saflığına yücelten eşsiz bir terakki zembereğidir.

Hâsılı kelâm; kötülük, kâinatı boğan mutlak ve nesnel bir karanlık değildir. Her şey, hadiselere benliğimizin dar ve isyankâr penceresinden mi, yoksa hikmetin nurlu nazarıyla mı baktığımıza göre şekil alır. Hastalığın yorgun çehresinde “Şâfi”, ölümün soğuk yüzünde “Mümît” ismini okuyan bir kalp için şu âlemde mutlak bir abesiyet yoktur; yalnızca idrak edilmeyi bekleyen, perdeler ardına gizlenmiş muazzam bir rahmet vardır.

Kaynaklar

1- Lem’alar, 13. Lem’a,  s. 72.

2- Mektubat, 1. Mektup,  s. 12.

3- Mesnevî-i Nuriye, s. 334.

4- Mektubat, 12. Mektup, s. 47.

Okunma Sayısı: 146
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı