"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Epstein hâdisesinin tedaileri…

Şükrü BULUT
16 Şubat 2026, Pazartesi
Bu yazıyı, zamanın yorumlarından istifade ile yazacaktık. Okuyucularımızın ısrarları öne geçti.

Wikileaks sızıntılarını hatırlayan okuyucularımız, küresel medyanın “dosya” olarak dünya efkâr-ı ammesine takdim ettiği hâdisenin; lokal ve global istihbaratların savaşlarını gizleme gayreti olduğunu anlayabiliyorlar. Epstein hâdisesi ile Julian Assange olayını; küresel neticelere yönelik bir çerçevede tahlilimiz daha isabetli olur.

Wikileaks sızıntılarını, dünya siyasetini etkilemeye çalışanların organizasyonu olarak değerlendirmeyenler, Epstein hâdisesini de ABD merkezli bir ahlâkî problem olarak okuyacaklardır. Julian Assange’den önceki önemli dosyaların daha çok lokal ve millî devletleri hedeflediğini düşünüyoruz. Her milletin, benzer sızıntıları veya siyasette kullanılmak üzere hazırlanmış tezgâhları vardı. Küresel Marksistlerin bazı diplomatlarla ve işadamlarıyla müşterek hazırladıkları tertiplerin bizde hız kazandığı dönemler 12 Eylül sonrasıdır. Rabıta dosyasından başlayarak; İrtica Dosyaları, Aczimendî, İran-Selam,  Hizbullah ve daha onlarca tertibin arkasındaki düşüncenin aynı olması ve demokrasiye karşı işlenmesi; bizde küresel hegemonyanın dünya çapındaki demokrasi savaşı olarak anlaşılıyor… Marksist-Kemalist ittifakın, özel televizyonlarda halkı manipüle çalışmalarının biricik maksadı, ihtilâl sürecinin devam etmesi ve halkımıza demokrasi isteme fırsatı vermemekti.

Ölüp ölmediği dahi şüpheli bir faile, dünyanın ahlâksızlık organizasyonunu yüklemenin mantıksızlığını bilerek bu filmi dünya kamuoyuna sunanların, kendilerine güvenleri fazla olmalı. Tutuşturdukları ateşe hangi rakiplerini atacaklarına da–bir zamanlar Hillary’yi attıkları gibi–“gizli” mahfilleri karar verecekmiş. Resmî istihbarat örgütlerinin, bakanlıkların ve diğer kurumların paravan olarak kullanıldığı bu savaşın önemli merkez üslerinden birisinin–Wikileaks’te olduğu gibi–İngiltere olduğunu; olayların çıkışıyla Birleşik Krallığın bir düzineye yakın siyasetçi, hariciyeci, bakan ve bürokratlarının istifaya mecbur kalmalarıyla öğreniyoruz. 

İlginç nokta; filmin başkahramanı Jeffrey’nin kendisi bir Amerikalı Yahudî olduğu halde, işlerinin önemli tarafı İngiltere üzerinden yürümüş. Küresel trafiğinde İsrail’in de çok önemli istasyon olması, dünyadaki mevcut siyasetin mihverini menfaatlerine doğru çevirenlerin adresini meraklılarına veriyor.

Meselenin ahlâkî boyutuna, kadın-kızlarıyla siyasetleri etkileyen milletlere ve dünyamızın mevcut iktisadî cihetlerine bakamayacağız. Bize göre 1970’lerden sonra, millî devletleri gölgelerinde bırakmaya başlayan küresel yapılarla (STK’lar, vakıflar, hayırsever görünümlü büyük tüccarlar, fukara halklara yardımcı görünümdeki hayır kuruluşları…) birlikte, global sivil devrimci Marksistlerin metotları da değişmeye başlamış. Belki de ilk denemeyi Wikileaks ile yaptılar... 2010 yılındaki bu sızıntılara arşivlerde bir kez daha baktığımızda; hedefin demokrasiler, insaniyetin temel değerleri, millî devletler ve barış projeleri olduğunu açıkça görebiliyorsunuz…

Epstein hâdisesinde kontrollü giden küresel Marksistlerin zemini, öncekine göre azıcık batak… Zâhiren birbirine düşman, insaniyetin temel meselelerinde oturup konuşan siyasetçilerle işleri epeyce zor… Bill Clinton’u, Yahudî asıllı Monica Lewinsky hâdisesiyle indiremeyen bu azgın hegemonyacıların Trump’ı devre dışı bırakıp bırakmayacaklarını birlikte izleyeceğiz. Kaldı ki, ABD hükümetinin bütün üyeleri, başkanlarının düşüncesiyle hareket ediyorlar.

LGBTI+ düşmanlıkları, Hristiyanlığa ve Amerika’ya bağlılıkları, küreselci bankalara ve faize itirazları, WHO ve Covid-19 telâkkileri, Çin üzerinden dünyaya hâkim olmaya çalışan organizeli globalist elit ile mücadeleleri ve olabildiğince sıcak çatışmalardan, savaşlardan uzak durmaya çalışmaları cihetiyle tam bir takım oluşturuyorlar. Teknolojinin inkişafıyla mütenasiben devrimlerin veya savaşların şekilleri değişiyor. Son zamanlarda bizdeki demokrasi düşmanlarının irtica ve  dinî cemaatler saraları kayboldu. Onların vazifelerini Wikileaks, Epstein veya Covid-19’cular yapıyorlar… Epstein meselesini, sahaya hâkim düşmanlarımızca kullanılan sis bombası gibi de düşünebiliriz. Ellerindeki belge ve bilgileri, efkâr-ı amme henüz hakikatin farkına varmadan onlar hedeflerini indirmeye çalışacaklar…

Okunma Sayısı: 1747
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hakan

    17.02.2026 16:37:50

    Epstein olayının demokrasi ile irtibatını kuramadım. Mutlaka kaçırdığım önemli noktalar vardır. Olayı biraz daha aydınlatabilir misiniz

  • Hür Avrupa

    17.02.2026 10:39:31

    Her ne zaman demokrasiye karşı inancımız artsa ,bir yerlerde birşeyler oluyor ve insanlığın aklıyla vicdanıyla oynanıyor.

  • Demokrat Avrupa

    17.02.2026 02:36:16

    Şükrü Bey, bu ufuk açıcı analiziniz için kaleminize sağlık. Epstein hadisesini sadece bir ahlâk sükûtu değil, küresel 'müfsit komitelerin' milli devletleri ve hürriyeti hedef alan büyük bir operasyonu olarak okumak çok yerinde bir perspektif. Bediüzzaman Hazretleri’nin dikkat çektiği 'zındıka komitelerinin' beşeriyeti esir almak için her türlü süfli vasıtayı şantaj ve tehdit olarak kullandığı bir kez daha ifşa olmuştur. Bu 'sis bombası' hadiselerin perde arkasındaki küresel oyunları deşifre eden bu tarz yazılar, efkâr-ı ammenin uyanışına vesile olacaktır. Teşekkürler.

  • Enes

    16.02.2026 07:49:49

    Allahım, mübarek Peygamberlerinle, alimlerinle, abitlerinle müşerref kıldığın şu dünyanı iblislerin oyuncağı olan insanlara teslim etme.

  • Bülent Bektaş

    16.02.2026 07:48:52

    Çok güzel bir yazı olmuş emeğinize sağlık Şükrü bey Sağlıklı ve bereketli Haftalar dilerim

  • Bedreddin

    16.02.2026 00:30:15

    Nerede bir hadise varsa orada yahudi parmağı vardır diyen Bediuzzaman hazretlerinin sözü hatırıma geldi.

  • Cemal Özkaya

    16.02.2026 00:28:55

    Epstein sızıntısı ile ismi ortaya atılanlar enteresan kişilikler. Bundan yıllar önce bu adaya yolu düşenler ya başkan ya kral ya prens ya başbakan ya da etkili yetkili biri olmuş. Sanki birilerinin ne olması istendiğine karar verilmiş önlerindeki bütün engeller kaldırılmış . Sanki bizimle çalışırsanız sizi şu makama getiririz denmiş tamam diyenlerin yolu bu çirkef yuvasından geçmiş. Burası dünya hakimiyeti peşindekilerin kimlerle bu hedefe gideceklerinin planlarının yapıldığı arayada işret katarak olur ki gevşeyen olursa koz olarak kullanmak için video kayıtlarının şantaj için alındığı biryer. Görünürde bir adam var. Bence arkada küresel Marksist ifsad komitelerinin hain tezgahları var.

  • Hüseyin T

    16.02.2026 00:25:15

    Hakikaten her zaman olduğu gibi, kıymetli yazarımız ufuk açıcı bir değerlendirmede bulunmuş. Wikileaks sürecinden, Epstein dosyasına uzanan çizgide aynı küresel aktörlerin parmağı olduğunu görmek, olaylara sadece yüzeysel bakanların fark edemeyeceği bir derinlik. Dünya kamuoyuna sunulan her büyük skandalın aslında küresel hegemonya savaşının birer cephesi olduğunu anlamak için artık gözlerimizi açmamız gerekiyor. Yıllardır millî devletleri hedef alan tertiplerin, demokrasileri yıpratmak ve halkları kendi kaderleriyle baş başa bırakmak için organize edildiği gerçeği, maalesef ana akım medyada görmezden geliniyor. Hele bu oyunların İngiltere ve İsrail gibi merkezler üzerinden kurgulanması, perde arkasındaki gerçek güç odaklarını açıkça gösteriyor. Bu tür analizler, milletimizin ve dünya halklarının gaflet uykusundan uyanmasına vesile olacaktır inşallah.

  • Osman

    16.02.2026 00:09:46

    Farklı ve ilginç bir adeseden olayı analiz etmişsiniz hocam. Kaleminiz susmasın.

  • Mustafa coban

    16.02.2026 00:09:27

    Eppstein olayini nasil anlamali?batinin ahlaki çökmesi mi?yoksa güç gösterisi mi?köle ticareti yeniden mi hortla dı.?bir birlerine numara mi cekiyorlar.iyi polis kötü polis mi oynuyorlar.aslinda bunlar eisbergin görünen kısmı.batı medeniyet çöküyor amma bizide dibe cekecek galiba

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı