"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Epstein meselesi bumeranga mı dönüşüyor?

Şükrü BULUT
23 Şubat 2026, Pazartesi
Öncelikle şu soruya cevap aramamız gerekiyordu…

Küresel dairede kurdukları fuhuş tuzağına; siyasetçileri, iş adamlarını, gazetecileri ve devlet temsilcilerini çeken organizasyon mu dosyayı yayınlamak istedi, yoksa ABD hükümeti mi… Önümüzdeki zamanlarda netleşeceğini tahmin ettiğimiz neticeye göre; Epstein dosyasının evrileceği istikameti de, doldurulmuş bu ahlâksızlık silâhıyla kimin nereye ateş ettiğini de öğreneceğiz…

Bizi alâkadar eden önemli husus, kaderin pergârıyla gelişen olayların, insanlığın faydasına olacağı beklentimizdir. Pentagon’daki Neoconların İsrail ve Gazze üzerinden giriştikleri mücadelede hedeflerine ulaşamadıklarını görenler, Epstein üzerinden harekete geçen Neoliberallerin de mağlup olacaklarını iddia ediyorlar… Bilhassa Avrupa ve Amerika kamuoylarının büyük ilgi gösterdiği bu hadiseyle, yalnızca ahlâkî bozulmayı değil; dünya hâkimiyetine giden yoldaki savaşın önemli kodlarını taşıdığını da öğreneceğiz. Batı medyasının magazine büründürerek nazardan kaçırmaya çalıştığı Ghislaine Maxwell faktörünün ortaya çıkışıyla, tahkikatların otuz sene öncesine uzanacağını da bekliyoruz.

Bir zamanların medya imparatoru Robert Maxwell’in ve kızının organizasyon içindeki faaliyetlerinin karartılması da, meselenin, reşit olmayan kızların zenginlere pazarlanmasından ibaret olmadığını gösterdi. Jeffrey Epstein, Ghislaine Maxwell ve ölüsü denizde bulunduktan sonra; Yahudî büyüklerinin defnedildiği Zeytindağı mezarlığına götürülen Ukraynalı medya patronu Yahudi Robert Maxwell (asıl ismi Binyamin Hoch) ve mahiyetleri mevzumuzu ilgilendiren sair kahramanlarla ilgili kısa bilgileri internetten bulabilirsiniz. AB medyasını kontrollerine alan Yahudî sermayedarların İngiltere ayağının; Alman Springer’le birlikte çalışarak Avrupa kamuoyunu, bilhassa 1970’lerden sonra Küreselcilerin menfaatlerine göre yönlendirdiğini ve Küreselcilere çalıştıklarını da, bu vesileyle belirtmiş olalım. 

Birçok Yahudî iş adamı gibi, dünyanın önemli ülkelerinden vatandaşlık almış Ghislaine Maxwell’e yöneltilen suçlamanın (insan ticareti ve fuhuş) yalnızca mahkemenin beyanına dayanmadığı iddia edenler, Troçkicilerin İsrail üzerinden, yarım kalmış BOP başta olmak üzere, daha birçok savaş projesiyle ilgili organizelerden de bahsediyorlar. İngiliz idarecilerinin işlerine çokça karışmalarından şikâyetçi oldukları baba Maxwell’in denizdeki şüpheli ölümü, Jeffrey’nin intiharı ve Ghislaine’nin aldığı büyük ceza bir araya getirildiğinde, devrimci sosyal Marksistlerin Londra-Washington hattındaki çalışmalarının önemi belirginleşiyor. Karşıdevrim olarak niteledikleri MAGA’cıları durdurmak üzere düğmeye basıldığını da düşünmeden edemiyoruz. ABD ve AB medyasının meseleyi daha çok magazince takdimini ise, Neoliberalleri kurtarmaya yönelik manevralar olarak da değerlendirebiliriz. 

Küreselcilerle Neoconların Gazze üzerinden başlattıkları katliamın ilk günlerinde de yazmıştık. Bu katliamla Neoconlar, Yahudîleri âdeta ateşe atmış oldular. IŞİD meselesinde dünyanın dört bir yanından maceracı Müslüman gençleri para mukabili toplayıp çöle gömen Troçkici devrimciler, Gazze olayında da, farklı ülkelerdeki Yahudîleri katliam için Filistin’e topladılar. Avrupa’dan ve ABD’den gelen savaşçıların ceplerindeki İsrail pasaportlarının, bundan böyle, cinayetlerine delil olarak kayıtlara girdiğini ve onların yakın zamanlarda sorgulanacaklarını tahmin ediyoruz. 

Neoconların Kiev’e topladığı paralı askerler gibi ölenler öldü ve ölmeyenler ise radarlara yakalandılar. Gazze’de katledilen otuz bin çocuğun kanını İsrail savaşçılarının ellerinde gören Amerika ve Avrupa kamuoyları, İkinci Dünya Savaşı öncesi Avrupa’sında Yahudîlere giydirdikleri koruma zırhını artık geri istiyorlar. Başta Londra ve Berlin olmak üzere, onlarca Avrupa başşehrinde Filistin lehindeki sloganlar, AB ülkelerinin Yahudîler için yaşanmaz hale gelmeye başladığını gösteriyor.

“Hırs zarara sebeptir” diyor Peygamberimiz (asm). Leo Troçki’nin hemşehrisi Binyamin Hoch’un (R. Maxwell) hırsı, İngiltere’deki saltanatını dağıttığı gibi, dünya siyasetini gayrimeşru yollarla insaniyetin zararına yönlendirenlerin de işlerini bitirmişe benziyor. Menfaatleri uğruna masumlara zulmedenlerin tuzakları çökünce, semavî dinlere düşman Marksistler, rakiplerine hazırladıkları silâhlarla vuruldular… 

Okunma Sayısı: 242
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı