"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ümitvar olmak!

Yasemin GÜLEÇYÜZ
12 Haziran 2024, Çarşamba
Tüm varlık aleminde geçerli olan temel bir kanundur “ölümlü” olmak.

Kum saatinden akan tanecikler gibi, ömür dakikaları da tükenir, biter. Geçmiş  zamanın üzüntüleri, geleceğin endişesi, insanoğlunun şimdiki zamanı bilinçli  olarak yaşamasını engeller. 

ZAMAN TANZİMİ DERSLERİ

Gerçekten de günümüzde tüketim toplumunun o debdebeli bolluğu içinde, zamansızlık gerçek anlamı ile bir kıtlık olarak yaşanıyor. 

Zamanı israf etmeden en verimli şekilde değerlendirmenin, geçmiş ve geleceğin    üzüntü ve belirsizlikten kaynaklanan endişelerinden kurtulmanın yolunu arıyor insanlar…

 Bu yüzden olsa  gerek “Zaman yönetimi” konusu şimdilerde modern çağın üniversitelerinde ders olarak okutulan konularından biri. 

Zamanı verimli kullanmanın teknik yönleri konusunda yayınlanan bir dolu kitaplar, makaleler bulunmakta. Medyada insan kaynakları ile ilgili yayınlarda zaman yönetimi sıkça işlenen konulardan biri. Geçmişten ders  alıp geleceği planlamak teknik  olarak öğretiliyor bu kaynaklarda. 

Sahi mazinin hüzünleri, istikbalin endişeleri olmaksızın zamanı verimli kullanmanın püf noktası ne ola ki?

ZAMANIN SAHİBİ

İnsanlık tarihi boyunca yaşamın kısacık dünya hayatından ibaret olduğunu düşünenler için, hayat bir an önce en iyi şekilde tüketilmesi gereken bir kavram oldu. Mademki, her şey ölümle sona eriyordu, o halde anlamı yoktu! O yüzden akıp giden zamanda “An”ı doyasıya, olabildiğince lezzet ve haz alarak, hızlı yaşamak gerekirdi! Zira her an ecel cellâdı gelebilirdi! Bu nedenle adeta  “yangından mal kaçırırcasına” hazzın ve hızın tutsağı olarak yaşadılar. Tarih kitapları, müzeler, antik kalıntılar halen bu gerçeğin sayısız delilleriyle dolu.  

Ölümün bir son  değil yeni bir hayatın başlangıcı olduğuna iman edenlerse zamanı sermaye olarak en verimli şekilde değerlendirmenin yollarını aradılar.  Mazi bir daha geri gelmezdi, istikbal de madem ki  daha gelmemişti.   O halde içinde bulunduğumuz anı elimizden geldiğince  “Zamanın Sahibi”nin rızası dairesinde kullanmak gerekirdi. 

Zamanlarına bu niyet hakim oldu: Zamanın Sahibinin razı olacağı şekilde zamanı değerlendirmek. 

Bu niyetle Ona yöneldiler,  gönderdiği elçilerine tabi oldular. Maziye bakıp üzülmediler, istikbali düşünüp endişelenmediler, ellerinden gelen tüm gayretle çalışıp, şevkle  ümitle  vazifelerini yaptılar, neticeyi Zamanın Sahibine bıraktılar. Kulun vazifesi bu idi  zira.  

MODERN ZAMANLARDA ÜMİTSİZ İNSANLAR 

Çağımızda hüküm süren daha fazla tüketim ve başarıya odaklı  yaşam tarzı insana “ben merkezli” bir hayat sunar. Bu durum  insanın iç dünyasına hızı,  yarışı, rekabeti,  stresi,   kıskançlık, hased  gibi menfî duyguları taşır. Geçmişin  hüznü, geleceğin korkusu insanı derin bir kaygıya gark edip insanî değerlerini tahrip eder.  

SEFİH MEDENİYETİN İLAH VE İLAHELERİ

Sefih medeniyet  medyayı, sinemayı, edebiyatı,  reklamları hülasa  tüm vasıtalarını kullanarak insanların zihninde başarılı, güçlü, zengin, adeta süper güçlerle donatılmış  her biri adeta birer ilah ve ilahe olan  insan modelleri sunar. Yalancı  cennette,   ellerinde zehirli  ballar insanı yoldan çıkaran   cehennem hurileri, yalancı dostlar…

Tüm yalancılar gibi ömürleri kısadır! Ne zamanki başarısızlık, musibet gelir,   hepsi bir  anda gözden kayboluverir. Neye uğradığını şaşıran insan da ümitsizlik ve kaygılarla dopdolu denize düşen yılan sarılır misali ayakta durmaya çalışır!

Sefih medeniyet  bu sefer de “Hastasın, tedavi olmalısın!”  deyip türlü hastalıklar  ve ilaçlar icad eder. Çeşitli kişisel  gelişim teknikleriyle kişiyi toparlamaya çalışır. 

Oysa ki,  insan başarıları, başarısızlıkları,  sevinci, üzüntüleri, acizliği, fakirliği, ümidi, ümitsizliği, gayreti,  tembelliği ile insandır! 

Hep güçlü,   başarılı olmaya mecbur bir tanrı yada tanrıça ya da ümitsizliğe, karamsarlığa düştüğünde ilaçlarla tedavi edilmesi gereken bir hasta  değildir…

Tıp, psikoloji bilimlerine elbette muhalif değiliz. Beri yanda şurası bir gerçek ki insanın kendi iç dünyasını, duygularını, acizliğini,  fakirliğini keşfetmesi yepyeni bir hayat yolculuğunun ilk durağı anlamına gelir!

Risale-i Nur'dan ÜMİT FORMÜLLERİ

Bediüzzaman Hazretleri ömrünü vakfettiği iman hizmetinde  Risale-i Nur Külliyatı ile okuyucularının eline varlık aleminin ve kendi  iç  alemlerinin anahtarlarını sunar. 

Bediüzzaman’ın hayatın her  hali için olduğu gibi  ümit ve ümitsizlik duyguları için de Kuran ve hadis deryasından  topladığı hakikat incileri vardır:

“Allah’ın rahmetinden ümidinizi  kesmeyin!”  (Zümer Suresi, 53.) ayetinin açılımını yaptığı  “Hutbe-i Şamiye” isimli  eserinde ümitsizliği “İslam  aleminin kalbine giren dehşetli bir hastalık” olarak tanımlar. 

Hastalığın belirtisi:Ahlâkî çöküş, tembellik, lakaydlık, karamsarlık, fedakârlıktan uzak ben merkezli “neme lazımcı” bir hayat tarzı…

Hastalığın ilacı: Bir ayet ve iki hadisle formüle edilir. 

“Allah’ın rahmetinden ümidinizi  kesmeyin!”  (Zümer Suresi, 53.)

“Tamamı elde edilemeyen şeyin, tamamı terk edilmez” (Keşfül Hafa)

“Ben kulumun güzel zannı yanındayım” (Buhari)

Bizi manen öldüren, zulmeden, adeta  katilimiz olan ümitsizlik  hastalığından kurtulmak ancak gayret- çaba sarf etmek,  mükemmeliyetçi olup ye’se düşmemek, hüsnü zan sahibi  olmak, Rabbimizin merhametinden  ümidimizi kesmemekle mümkün.  

Ümitvar olmaktan kendimizi neden mahrum edelim ki?

Not: Kurban Bayramının

insanlığa huzur ve barış getirmesi 

duasıyla bayramınızı tebrik ediyoruz.

Okunma Sayısı: 2189
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Zeliha

    12.6.2024 14:01:39

    Allah razı olsun. Ümitsizlik hastalığına düşmek için ehli dalalet ne çok çalışıyor. Allah bu millete ve dahi insanlığa yardım etsin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı