Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 01 Ocak 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
okurhatti@yeniasya.com.tr
adresine bekliyoruz.
 

Kemal BENEK

Buyurun İlber Hoca'nın dersine!



Can Dündar'ın geçen haftaki programında 2007 yılı değerlendirildi. Gazeteci ve akademisyenlerin katıldığı programın ana konuğu Prof. Dr. İlber Ortaylı'ydı.

Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı-Galatasaray Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İlber Ortaylı derin tahlillerde bulundu. Dündar sordu, Ortaylı cevapladı. Can Dündar belki konunun daha iyi açılması için o soruları yöneltti, ama İlber Hoca beklenen cevapları vermedi, ezber bozdu. İşte o soru ve cevapların özet cümleleri:

Can Dündar: Bir taassuplaşmadan söz ediliyor. Türkiye'nin daha muhafazakâr olduğu eskisine göre.

İlber Ortaylı: Vallahi Türkiye hep muhafazakârdır, muhafazakâr bir ülkedir.

Can Dündar: Cumhuriyet onu kırmamış mıdır ilk döneminde?

İlber Ortaylı: Hayır, cumhuriyetin de kırmasına lüzum yok, niye kırsın?

Can Dündar: İran'la çok benzetme yapılıyor bu ara?

İlber Ortaylı: Hiçbir şekilde yapılamaz. Bizdeki mahallî idare demokrasisi faşist İtalya'yla bile mukayese edilmez. Yani Mussolini'nin İtalyasında belediye idaresi, şehir idaresi buradakinden çok daha doğal ve çok daha diyalog içinde gidiyordu, bundan emin olun.

Can Dündar: Korkudan herhalde değil mi? Merkezî yönetimin iktidar...

İlber Ortaylı: Hayır. Alışmış adam, yani öyle gidiyor. Yani o faşist partinin oraya önerdiği parti üyesi bile, bir yerde o halkla diyalog kurmak zorunda, alışılmış, çünkü sistem bu. Burada (Türkiye'de) böyle bir şey yok. Can Dündar: Fazıl Say'ın kaygılarına hak veriyor musunuz?

İlber Ortaylı: Vermiyorum, orada biraz aşırı bir hassasiyet var. Burada İran'ın şartları yok. Can Dündar: Burada asıl sorunun muhafazakârlaşmadan ziyade; taşralaşma, köylüleşme olduğu görüşüne ne dersiniz?

İlber Ortaylı: Zaten muhafazakârız ve Türkiye'nin taşrası, kasabaları hakim olmaya çalışıyor. Bu çok doğal, biz ilkokula gittiğimizde ne öğrendik? Yüzde 85'imiz köylüdür, köylü efendidir dediler, onu ezberledik.

Can Dündar: Siz bu panik havasına hak vermiyorsunuz, cumhuriyetin bir tehlike altında olduğunu görmüyorsunuz?

İlber Ortaylı: Hayır, hiç vermiyorum. Bu ciddiyetsiz bir tavırdır, çünkü ve panik havasını yaratan zümrelerin oturup iki kere, hatta üç kere ve daha soğukkanlı hareket edip daha çok ikna eden reçeteler vermesi lâzım. Şimdi sabah akşam oturup, işte köylüler geldi falan. Bu hiçbir şey yapmaz, ikna edemezsin insanı. Çünkü diyorum, bak yüzde 85'i köylüydü ben ilkokula başlarken. Demek ki herkesin ya babası, ya dedesi köylü. Böyle bir toplumda, sabah akşam köylülere laf atarak sorunları çözmeye çağıramazsın insanları. Demokrasilerde ortak kaynatmak gerekir kazanı.

Sınır berisinde zam bombardımanı

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda 2008 yılı bütçesi görüşülürken, DTP'li Hasip Kaplan, sınır ötesi operasyona kendi penceresinden karşı çıkmıştı. Ancak söylediği bir şey vardı ki, şimdi hak vermemek elde değil.

Kaplan, "operasyonların getireceği maliyetin sağlık, eğitim, adalet kalemlerinden karşılanacağını, dolaylı vergilere ve zamlara yönelineceğini" söylemişti. O zaman ciddiye almamıştık. Ancak son zamanlarda birbiri ardına yapılan ve yapılacağı duyurulan zamlar bu uyarıyı hatırlattı. Teröristlere yönelik sınır ötesinde yapılan bombardımanın gölgesinde, sınır berisinde de zam bombardımanı var.

DTP'nin satılık salyangozları

DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş sahte çürük raporu aldığı iddiasıyla tutuklandı. Kurban Bayramını Sincan L Tipi Cezaevi'nde geçiren Demirtaş, avukatı aracılığıyla yayınladığı bayram mesajında tuhaf istekte bulundu. Mesajında "bayramın hayvan hakları gözetilerek kurban kesilmeksizin geçirilmesi gerektiğini" isteyen Demirtaş'ın bu isteğinin arkasında hangi mantık var?

Kürtlerin temsilciliği iddiası ile siyaset yapan DTP'de, halkın değerlerine aykırı tutum bununla sınırlı değil.

DTP'liler geçen Ramazan ayında, otelde kampa girip, gündüz gözüyle yiyip içmişlerdi. Laiklikle ilgili görüşlerinde CHP'den pek farklı düşünmediklerini açıklamışlardı. Leyla Zana'nın eşi Mehdi Zana da "Kürtler İslâmiyet'i kabul ettiklerinde kaybettiler" demişti.

Özellikle Doğuda, din unsurunun ne kadar güçlü olduğunu söylemeye gerek var mı? Peygamber Efendimize yönelik çirkin karikatürleri yayınlayan Danimarka gazetesini protesto mitingine "DTP'lilerin kalesi" Diyarbakır'da yüz binlerce insan katılmamış mıydı? DTP de, CHP gibi Müslüman mahallesinde salyangoz satmaya çalışıyor.

01.01.2008

E-Posta: kemalbenek@gmail.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (31.12.2007) - Ne kadar operasyon o kadar yatırım

  (17.12.2007) - Koç gibi Kurt

  (10.12.2007) - Meclis "Konuşan Türkiye"nin aynası

  (03.12.2007) - Özyürek hangi risâleleri okumuş

  (26.11.2007) - YÖK üniversitesinin Meclise cevabı!

  (19.11.2007) - Ordunun ticaret içinde olduğunu söylemek çok şey!

  (12.11.2007) - Kemalist Müşerref

  (26.09.2007) - Çankaya "mahalle"sinin baskısı

  (29.08.2007) - Sezer, kırmızı ışıkta durdu, ülkenin geleceğini pas geçti

  (24.08.2007) - Baykal'ın üzerine aldığı ihale

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Sami CEBECİ

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT


 Son Dakika Haberleri