Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 09 Mayıs 2008

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Mustafa ÖZCAN

Hollanda’da bir CHP gönüllüsü



Nasr Hamid Ebu Zeyd Türkiye’deki ilâhiyat çevreleri arasında çok iyi tanınan ve bilinen bir sima. Zaman zaman Türkiye’ye de davet edilmişti. Eski bir kural ve kaide olan ‘halif turef/muhalefet et meşhur ol’ gereği bevval-ı zemzemlerin meraklısı ve alıcısı çok olur. Kur’ân hakkındaki ‘modern okumaları’ kapsamında Ebu Zeyd tekfir edildi ve 1995 yılından beri ülkesinin dışında yaşıyor. Ve Fitne gibi filmlerin üretildiği veya Ayan Hırsi Ali gibilerin prim yaptığı bir ülkede ikamet etmesi de tesadüfe hamledilemez. Mısır’da meriyette olan hisbe kanunu çerçevesinde irtidat suçlamasıyla birlikte yargı yoluyla eşi İbtihal Yunus’dan tatlik suretiyle (eşlerin evlilik akti hukuken lağvedildi) ayırıldı. Daha sonra Hollanda’ya yerleşen Nasr Hamid Ebu Zeyd artık faaliyetlerini burada sürdürüyor. Vahiy konusunda Abdulkerim Suruş gibilerle aynı kanaati ve zemini paylaşıyor. Bütün bunlar bir yana CHP ile tıpatıp aynı görüşleri paylaşıyor. Adeta Şahin Filiz’in Mısır versiyonu gibi. Ebu Zeyd Türkiye’de yaşamış olsaydı muhakkak ki CHP’ye girerdi ve Yaşar Nuri Öztürk’ten boşalan koltuğu kapardı. Baykal dinî içerikli konuşmaların ardından Ezher’den diploma getireceğini de söylemişti. Ezher’den diploma alabilir mi? Neden olmasın. Çok rahatlıkla Nasr Ebu Zeyd ve benzerlerinden diploma alır ve aynı mahfilleri paylaşabilirdi. Zira aynen CHP ağzıyla konuşuyor. Bir konferansında başörtülülerden başörtülerini çıkarmaları çağrısında bulunan Ebu Zeyd bir de soruyor: “Başörtüsü İslâm’ın altıncı şartı mı?” CHP lideri Baykal da aynısını sormuyor ve söylemiyor muydu: “32 farzın içine baktım, aralarında başörtüsünü bulamadım. Öyle bir mecburiyet yok. 54 farzın içine baktım orada da bulamadım...” Baykal 32 ve 54 farzlar içine bakıp bulamamış ama Ebu Zeyd beşten alâsını tanımıyor. Ondan dolayı ‘başörtüsü İslâm’ın altıncı şartı mıdır?’ diye soruyor. Esasında Hayri Kırbaşoğlu gibiler bu hususta CHP Lideri Baykal’ı itidâle davet etmişlerdi. Ancak aynı zamanda Hayri Kırbaşoğlu, Ebu Zeyd’e rağbet eden ve onun İmam-ı Şafii ile ilgili eserlerini veya makalelerini basan bir ekolün içinden geliyor. Bakalım ona da itidâl tavsiye edecek mi?

***

Kahire Üniversitesi eski hocalarından olan Ebu Zeyd fıkhî ve hukukî yönden başörtüsünün farz makamında değerlendirilemeyeceğini savunuyor ve bir de, illeti itibarıyla CHP’ye taktik ve akıl veriyor: “Eğer başörtüsünün sebebi fitne ise veya fitne korkusundan dolayı kadınlar başlarını örtüyorlarsa o takdirde erkeklerin de başlarını ve yüzlerini örtmesi gerekmez mi? Zira onlardan bazıları da kadınları fitneye düşürüyor. Bu durumda onların da yüzlerini örtmesi ve peçelemesi gerekir (Moheet.com, 5/5/2008)...”

Gördünüz mü akla ziyan mantığı? Bu kadarı CHP kurmaylarının bile aklına glmezdi. Din konusunda Marks gibi konuşuyor ve müstebit ve otoriter rejimlerin yakıtının din olduğunu ileri sürüyor. Bu tarz bir kültürün özgürlük yokluğunun ve bozulmanın ve dejenerasyonun kaynağı olduğunu söylüyor. İki defa El Cezire’ye çıkan Vafa Sultan gibi dinin hakikatı tekelinde bulundurma iddiasının ve insanları korumacılık kaygısının topluma baskı olarak geri döndüğünü savunuyor.

***

Heykel ve timsallerin yasaklanmasına da karşı çıkan ve bundan dolayı ulemayı paylayan Ebu Zeyd aksine Müslümanların ilk dönemlerde Mısır’a girdiklerinde Firavunlar medeniyetinin eserlerini ve onların inşa ettikleri timsal ve heykelleri koruduklarını hatırlatıyor. Keza Hindistan ve Afganistan’a girdiklerinde de Taliban gelinceye kadar öyle yapmışlardı. Evet gerçekten de Müslümanlar Mısır’ı fethettikleri günden beri antika eserlere dokunmamışlar, onları itinayla ve titizlikle korumuşlardı. Napolyon ise Mısır’a geldiğinde Sfenks’e zarar vermişti. Ezher’in Muhammed Abduh’u sahiplenmesini sahtekârlık olarak değerlendiren Ebu Zeyd, ‘la içtihade mea’n nassi/nas bulunduğunda içtihad yoktur’ kuralının hürriyetin önündeki en büyük engel olduğunu ileri sürüyor. Avrupalı sosyal demokratlar CHP’nin yaptıklarını anlamasa da arkasında Ebu Zeyd gibi bir gönüllü ordusu var. Onlar oldukça CHP’nin sırtı yere gelmez.

09.05.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (08.05.2008) - Stratejistlerin kapışması

  (07.05.2008) - 120-111=9

  (06.05.2008) - Örtülü savaş ve Ahvaz Cumhuriyeti

  (05.05.2008) - ‘Bizim çocuk Londra’yı ele geçirdi’

  (04.05.2008) - Vefa’nın cefası

  (28.04.2008) - Davudoğlu ve Temimi

  (27.04.2008) - Syria are ‘Iraq déjà vu’

  (26.04.2008) - Duvarların arkasından podyumun önüne

  (25.04.2008) - Güllerin efendisi

  (24.04.2008) - Birinci Dünya Savaşı’nın arslanları ve sırtlanları

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT