Click Here!
      "Gerçekten" haber verir 08 Haziran 2008
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formu | İletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi
[email protected]
adresine bekliyoruz.
 

Şaban DÖĞEN

Dünyaya ne kadar çalışmalı?



Dünyanın üç yüzü bulunduğunu, Allah’ın isimlerinin tecelligâhı ve ahiretin tarlası olması yönüyle sevilmesi; nefis ve hevasâta bakan fanî yönüyle de ilgi duyulmaması gerektiğini biliyoruz.

Bizi Allah’ın rızasına götürücü her söz, iş ve hareketimiz görünüşte dünya işi bile olsa ahiret işi hâline gelir ve ebedî hayatımız için bir yatırım olur.

Sahabenin bu anlayış içerisinde dünyaya alabildiğine sarıldığını görüyoruz. Dünya ve ahiretle ilgili hangi iş olursa olsun eğer o iş Allah’ın rızasına götürüyorsa ona bütün kuvvetleriyle koşarlardı.

İşte onlardan bir tanesinin dünya ve ahiret işlerine bakışı: Hz. Ebû Bekir’in kızı Esmâ’nın oğlu Abdullah bin Zübeyir… Bol imkânları vardı Abdullah bin Zübeyir’in (ra). Sadece kölelerinin sayısı yüzü bulurdu. Herbiriyle kendi dilleriyle konuşur, anlaşırdı. Öylesine gayret, bitmez tükenmez bir enerjisi vardı ki, onu bu hâliyle gören Ömer bin Kays şöyle demekten kendini alamamıştı: “Bu adam, bir an için olsun ibadetle ilgisi olmayan bir adam!” Ama dünyanın ahiretin tarlası ve Esmâ-i Hüsnânın aynası olma yönündeki gayretlerine baktığında da, “Ne adam! Dünyaya bir an için olsun iltifat etmiyor!”1 derdi. Meselâ onun öyle bir namaz kılışı vardı ki huşudan rüzgârın salladığı yaprak gibi hareket ederdi. Namaza kendini öylesine kaptırırdı kı Haccac’ın fırlattırdığı mancınık gülleleri namazdayken sağından ve solundan geçerlerdi de kılını kıpırdatmazdı.

Demek, “Hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya. Yarın ölecekmiş gibi de ahirete çalış” hadisinin bir tecellîsinden başka birşey değildi onun bu hâli.

Ne dünya bütün bütün terk edilecekti, ne de ahiret. İkisine birlikte çalışılacaktı. Tıpkı Hz. Abdullah bin Zübeyir gibi, Resûlullah’ın (asm) Hanzala bin Amir’e, “Bir müddet dünyaya, bir müddet ahirete çalışın” dediği gibi. Sonuçta dünya işi de olsa ahirete mal olmakta, ebediyet kazanmaktaydı.

Abdullah bin Zübeyir’in dünyasında ilk iş Allah’ın rızasını kazanmaktı. En büyük makam ve mertebeydi bu onun için. Dünyevî hiçbir meşguliyet onu ne ibadetinden, ne Allah yolunda olmaktan alıkoyuyordu. Kur’ân’ın, “Onlar öyle kimselerdir ki, ne bir ticaret, ne bir alış veriş, Allah’ı anmaktan, namazlarını dos doğru kılmaktan ve zekâtlarını vermekten onları alıkoymaz. Onlar, kalblerin ve gözlerin dehşetten dönüvereceği bir günden korkarlar”2 buyurduğu gibi dünya ve ahiret işini biri diğerine engel olmadan, aksine birbirini tamamlar tarzda yürütüyordu.

Demek İslâm doğru anlaşıldığında hem dünya, hem de ahiret birlikte imar edilmekte. Hayata böyle bir anlayışla bakıldığında maddeten ve mânen kalkınmamak için bir sebep kalır mı?

Dipnotlar:

1- Hılyetü’l-Evliyâ, 1:334., 2- Nur Sûresi: 37.

08.06.2008

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (07.06.2008) - Alışılagelen olaylar arkasındaki olağanüstülükler

  (06.06.2008) - Hayatı tefekkürle yoğurmak

  (05.06.2008) - Tefekkür deryasına dalınca

  (04.06.2008) - Cennetin anahtarını elde etme

  (03.06.2008) - Kendimizi ve ailemizi ateşten korumanın yolu

  (02.06.2008) - Cennet gibi bir davete icabet etmemek

  (01.06.2008) - Cennetten kaçmak, Cehenneme koşmak

  (31.05.2008) - Kimler şefaat edecek?

  (30.05.2008) - Sıratı kolayca geçmek için

  (29.05.2008) - Asırların hedef ve hülyası

 
GAZETE 1.SAYFA
Download

Kutlu Doğum Haftası Pdf

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdurrahman ŞEN

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Davut ŞAHİN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hülya KARTAL

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Hüseyin YILMAZ

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  Kemal BENEK

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mahmut NEDİM

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Murat ÇİFTKAYA

  Mustafa ÖZCAN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Nurettin HUYUT

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet Bayri FİDAN

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Sena DEMİR

  Serdar MURAT

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin Uçal ABDULLAH

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Zeynep GÜVENÇ

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

© Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır