"Gerçekten" haber verir 11 Şubat 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

Kazım GÜLEÇYÜZ

Seçime doğru AKP



Krizdi, İsrail’in Gazze saldırısıydı, Ergenekon’da son dalgaydı derken haftalar geçti ve Türkiye yavaş yavaş 29 Mart’ta yapılacak olan seçimin havasına girmeye başladı.

Adaylar büyük ölçüde belli oldu. Seçim mitingleri başladı. Görünen o ki, bundan sonraki altı buçuk hafta boyunca bir numaralı gündem seçim olacak. Herşey 29 Mart’a endekslenecek.

Bunun en tipik örneklerinden biri, Başbakanın Davos çıkışının AKP tarafından seçim malzemesi olarak kullanılması. 29 Mart’ı “Erdoğan’ın onurlu tavrına onay verme seçimi” olarak niteleyen AKP’lilerin, mitinglerdeki “Davos fatihi” sloganlarıyla attıkları pası Erdoğan “Türkiye’nin onuru” söylemleriyle “gol”e çeviriyor.

Ama bu “gol” nereye gidiyor, orası belli değil.

Ardından, hükümetin yeni AB Başmüzakerecisi Egemen Bağış, 2003’te Kuzey Irak’ta ABD kuvvetleri tarafından başlarına çuval geçirilerek gözaltına alınan askerlerimizi, Erdoğan’ın Cheney’e açtığı telefonla bıraktırdığını “ifşa” ediyor.

Peki, doğru veya yanlış, bu konuların seçim malzemesi yapılması uygun mu? Davos çıkışı muvafık-muhalif herkes tarafından takdir edilmişken, işi abartıp propaganda konusu haline getirmenin ters tepebileceği düşünülmüyor mu?

“Askerleri ben bıraktırdım” iddiasının ötesinde derin ve çapraşık boyutları olan çuval olayı ise zaten çok su götürür ve başka çağrışımlar yaptırarak, AKP’yi “Dimyat’a pirince giderken evdeki bulgurdan olma” durumuna düşürebilir.

Hepsi bir yana, mahallî seçim için seçmene verilmesi gereken mesajlar çok daha farklı iken bu konuları öne çıkarmanın mantığı ne? Söylenecek başka şeyleri mi kalmadı, yoksa sorun ve sıkıntıları örtbas etme stratejisi mi güdülüyor?

Aylar önce de yazdığımız gibi, seçimin derinleşen bir ekonomik kriz ortamında yapılacak olması, AKP için en önemli endişe kaynağıydı.

IMF ile yürütülen görüşmelerin aylardır yılan hikâyesi gibi uzatılıp sürüncemede bırakılması, yoğun tepkilere sebep olan doğalgaz ve elektrik zamlarının kısmen geri alınmaya başlanması, bu kaygının doğurduğu kararlar gibi görünüyor.

IMF ile ilgili olarak zihinlerde oluşan tahmin ve kanaat, anlaşmanın seçim sonrasına bırakılacağı, vergi ve zam gibi can yakacak kararların 29 Mart’ı takiben uygulanacağı istikametinde.

Akaryakıt fiyatlarındaki durum da sıkıntılı. Dünyada fiyatlar aşağı inerken bizde bir ara başlar gibi olan indirimler hem çok sınırlı kaldı, hem de geçici. Ve fiyatlar yeniden yükseltildi.

“Seçim ekonomisi” orada da yeni indirimler getirir mi, onu önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Bu bağlamda epeydir tartışma konusu olan “sosyal yardım”larda kömüre beyaz eşyanın eklenmesi bahsinde YSK’nın savcıları göreve çağırması, iktidar partisinin başını hiç beklemediği bir canipten epeyce ağrıtacak gibi görünüyor.

Gelelim Ergekenon’daki gelişmelere.

Yalçın Küçük’ün “Delikanlı gibiydi” dediği gün sağlık sebebiyle GATA’ya sevk edilen ve üç ay orada kalacağı belirtilen Hurşit Tolon için, tutuklandıktan yedi ay sonra verilen tahliye kararının gerekçesi “delil yetersizliği” olarak açıklandı, ama “yurt dışına çıkış yasağı” da konuldu.

Böylece, izahı çok zor çelişkiler ortaya çıktı.

“Delil yetersizliği”nin yedi ay sonra fark edilmesinde, daha ciddî ve etraflı hukukî tetkikler mi, yoksa Kandıra Cezaevine yapılan “kurumsal ziyaret”le başlayıp Tuncer Kılınç, Kemal Yavuz, Erdal Şenel gözaltılarının ardından yürütülen “sessiz temas trafiği” mi etkili oldu, bilinmiyor.

Ama gelinen nokta belli: Ergenekon operasyonu çerçevesinde içeride tutulanlar arasında “or” seviyesinde emekli general kalmadı; “tuğ” seviyesinde tutuklanıp haftalardır “yoğun bakım”da olduğu ifade edilen Levent Ersöz’ün de tahliye talebi gündemde. Diğer “tuğ”general Veli Küçük ise Karadayı ve Kıvrıkoğlu’nun “O adamı tanımayız” sözleriyle “harcanmış” durumda.

Peki, yeni dalgalarla bu tablo örtülebilir mi?

11.02.2009

E-Posta: [email protected]


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (10.02.2009) - Filistin ne yapmalı?

  (08.02.2009) - ABD’de Nur hizmeti

  (07.02.2009) - Hamas ne yapıyor?

  (06.02.2009) - İttihad-ı İslâm

  (05.02.2009) - Osmanlı misyonu

  (04.02.2009) - Ümitler ve çelişkiler

  (03.02.2009) - Davos'un ardından

  (01.02.2009) - Risale-i Nur ve ABD

  (31.01.2009) - AB için siyasî irade

  (30.01.2009) - İbretlik tablolar ve sonrası

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  H. Hüseyin KEMAL

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır