"Gerçekten" haber verir 19 Nisan 2009
Anasayfam Yap | Sık Kullanılanlara Ekle | Reklam | Künye | Abone Formuİletişim
ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET ve ŞÛRÂDIR

Eski tarihli sayılar

Görüş, teklif ve
eleştirilerinizi

adresine bekliyoruz.

 

H. İbrahim CAN

Kalpleri ısıtan hikâyeler: Tevafuklar



Hayat tevafuklarla dolu. Ben hayatımı yönlendiren kararı, İstanbul Galata Köprüsünde bir hemşehrime rastladığımda vermiştim. Aslında her tevafuk, insana cüz-î ihtiyarisini kullanması için bir imtihan sunuyor. İşte bu Pazar günü, gerçek hayattan ilginç karşılaşmaları, tevafukları size ileteceğim.

1970 yılında İngiltere’den Avustralya’ya göç eden David Evans, 39 yıl sonra bir kanser vakfına yardım amaçlı olarak Kuzey Galler’de düzenlenen dağ tırmanışına katılmaya karar verdi ve İngiltere’ye geldi. Yetmiş yaşındaydı. Bu aynı zamanda kendisini ispat edeceği bir sınavdı.

Tırmanış tamamlanıp zirveye ulaştığında karşısında hayatının büyük sürprizi duruyordu: Otuz yıldır görmediği altmış altı yaşındaki kardeşi.

“Sanki bir film gibiydi” diyor David, “sislerin arasından birisi geliyordu ve otuz yıldır görmediğim kardeşime çok benziyordu. Yaklaştığında gerçekten kardeşim Rowan olduğunu anladım.

“İkimiz de gözyaşları içinde sarıldık. O anı asla unutmayacağım”.

***

22 yıl önce Northampton Hastanesinde birbirini tanımayan yan yana yataklardaki iki anne, aynı anda sevinç çığlıkları attılar. Birinin kızı, diğerinin oğlu doğmuştu.

Bu komşu masalarda doğan çocuklar 2006 yılına kadar kendi hayatlarını sürdüler. O yıl —tam olarak aynı yerde doğmalarından yirmi yıl bir gün sonra—ortak bir dostları aracılığıyla tanıştılar. Onlar kaynaştıktan sonra anneleri tanıştı. Annelerin sohbetlerinden anladılar aslında hayatlarının ilk gününde karşılaştıklarını.

Kelly “Sanıyorum kader bu” diyor. “Bunca yıl sonra tekrar karşılaşıp birbirimizle tanışmamız çok tuhaf. Başka birisinin başına bunun gelebileceğini sanmıyorum. Dale’i bulduğum için çok şanslıyım.” Kelly’nin şans sandığı şey aslında ona Rabbinden bir armağan, bir tevafuktu. İnşallah aynı tevafuk, Hakkı bulmalarında da karşılarına çıkar.

***

Iowa’lı Michelle Wetzell, henüz dört günlükken evlâtlık verilmişti. Annesi boşanmak üzere iken hamile olduğunu öğrenmişti ve iki çocuğunun yanı sıra üçüncüsüne bakamayacağı için evlâtlık vermişti.

Michelle, annesinin izini buldu. İsmini öğrendiğinde büyük bir şaşkınlık geçirdi.

Annesi, onun güzellik uzmanı olarak çalıştığı salonun resepsiyon görevlisi idi! Uzun süredir de birlikte çalışıyorlardı.

Kaderin cilvesi değil mi? Güzel bir tevafuk anneyle kızı tam 44 yıl sonra buluşturmuştu.

***

Şimdi de gülümsetecek bir tedbirli evlilik hikâyesi var sırada.

İtalyan jinekolog Giuseppe Rebaudi, 1952 yılında Fransız Silvie ile tanıştı .

O yıldan bu yana görüşmeye devam ettiler. Ama bir türlü evlilik noktasına gelemediler.

Şimdi Giuseppe 101 yaşında, Silvie ise, 98 yaşında. Nihayet evlenmeye karar verdiler.

Silvie, “Evlenmek için yapmam gereken tek şey, bekâr olduğuma dair Fransız konsolosluğundan bir belge almak” diyor.

“Tek endişem ise, acaba acele mi ediyoruz diye düşünmem” diye ekliyor.

Siz ne dersiniz? Çok mu acele ediyorlar?

Peki ya siz? Bay ya da bayan mükemmeli bulmak için hâlâ bekliyor musunuz? Her geçen yıl aradığınız şartlara bir yenisi eklediğinizin farkında mısınız? Unutmayın; denklik varsa, gönül de ısınmışsa, diğer şartların oluşmasını beklemeniz gerekmiyor.

Yüzünüze bir tebessüm kondurabilmiş olmak dileğiyle.

19.04.2009

E-Posta: hibrahimcan@windowslive.com


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (18.04.2009) - “Fransa, Türkiye’nin AB üyeliğine neden karşı?

  (17.04.2009) - Avustralya’dan dostluk kervanı

  (15.04.2009) - Aden Körfezi’nde neler oluyor?

  (14.04.2009) - Hint köylüleri Alzheimer’a yakalanmıyor

  (13.04.2009) - Azerilerle aramıza giren kara kedi!

  (12.04.2009) - Yürek ısıtan gerçek olaylar!

  (11.04.2009) - L’Aquila’dan İstanbul’a deprem mesajı

  (10.04.2009) - Ruhban okulu açılacak mı?

  (09.04.2009) - Azerbaycansız çözüm olmaz

  (08.04.2009) - Hüseyin Obama’nın gezisinin ardından

 

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Sitemizle ilgili görüş ve önerileriniz için adresimiz:
Yeni Asya Gazetesi Gülbahar Cd. Günay Sk. No.4 Güneşli-İSTANBUL T:0212 655 88 59 F:0212 515 67 62 | © Copyright YeniAsya 2008.Tüm hakları Saklıdır

Kurumsal Linkler:
Bediüzzaman Haftası - Risale-i Nur Enstitüsü - Yeni Asya Vakfı - Demokrasi100 - Yeni Asya Gazetesi - YASEM - Bizim Radyo
Sentez Haber - Yeni Asya Neşriyat - Yeni Asya Takvim - Köprü Dergisi - Bizim Aile - Can Kardeş - Genç Yaklaşım - Yeni Asya 40. Yıl

Reklam Linkleri:
Risale Yorum- Risale Çocuk- Oktay Usta - Euro Nur - Fıkıh İnfo- Ahmet Maranki- Cevşen - Yeni Asya Barla - Makdis