16 Temmuz 2009 ASYA'NIN BAHTININ MİFTAHI , MEŞVERET VE ŞÛRÂDIR İletişim Künye Abonelik Reklam Bugünkü YeniAsya!

Eski tarihli sayılar

Günün Karikatürü
Dergilerimiz

Ali OKTAY

Aziz Üstadım ve iman ilmi ...


A+ | A-

Geçen Pazar günkü yazısında gazetemizin Genel Yayın Müdürü Kâzım Güleçyüz Bey “iman ilmi” konusunu kaleme almıştı. Kâzım Bey yazısına şöyle başlamıştı: “Nur hizmetinin ve Yeni Asya misyonunun çilekeş emektarlarından Eyüp Otman, Ali Oktay tarafından bestelenip seslendirildikten sonra nurlu kitlelere mal olan “Aziz Üstadım benim” şiirinin iki mısraındaki “İman ilmini verdin, Kur’ân’dan ders alarak” ifadeleriyle çok önemli bir noktayı vurguluyor.”

Öncelikle Kâzım Bey gibi bir yazı ustası ve önemli bir kalemden böylesi bir tesbiti okumak bizim için fazlasıyla değerli ve mutluluk vericiydi. Bu şiir ve bestenin “Nurlu kitlelere mal olması” tesbitinin kabul görmesi, gerek şahsımı gerekse eminim Eyüp Otman Bey’i haddinden fazla mutlu edecektir. Eyüp Ağabey’in o şiiri hangi şartlarda yazdığını biliyorum. Şahsen, özü ve sözü ile inandığı gibi yaşayan, oldukça aktif, edebiyat ve müzikle ilgili Eyüp Bey’den de başka bir şey beklemek mümkün olmazdı her halde. Gerek 1997’de yaptığımız “Hazan Yağmuru” gerekse 2004 yılında çıkardığımız “Aşk mıdır ki” albümümüzün aranjörü, değerli müzisyen ve dost insan Günay Uysal, geçen sene konser için gittiği Avustralya’da bu bestenin çalınıp sevildiğini görünce ne kadar heyecanlanıp mutlu olduğunu, o bestenin aranjesini—düzenlemesini—kendisinin yaptığını oradaki kişilere söylediğini, büyük bir coşku içinde benimle paylaşmıştı. 1994 yılında henüz amatör bir genç müzik heveslisinin nağmelere dökmeye çalıştığı bu şiirin taşıdığı anlam elbette çok değerli. Zira Üstâd Hazretlerini anlatmak şiirlere, bestelere, romanlara sığacak gibi değildir.

Cami musikîsi...

Müzik konuşmalarında zaman zaman geçen bu tabiri ileriki yazılarımızda daha detaylı anlatmak üzere şimdilik kısaca izah etmeye çalışalım dilerseniz. Camilerde yapılan ibadetler içinde ya da dışında, kendine özgü şekil ve usûlde yalnız okunmak için bestelenen, belli bir üslûpla ve bazen de, o anda özel olarak bestelenen ritimli eserlerdir. Bu musikîde hiçbir müzik âleti kullanılmaz, kullanılan tek araç insanın kendi sesidir, gırtlağıdır. Bu türe giren başlıca formlar şunlardır: Ezan ve Salâ, Salat, Kıraat, Münacaat (Allah’a yalvarış), Na’t (Peygamberimizi övme), Mevlid, Mi'raciye (Mi'rac’ı anlatan şiirler), Temcid (Allah’ın büyüklüğünü anlatan besteler) ve ilâhî.

Musikî mi, müzik mi?

Aslında kullanılan her iki kelime de aynı anlamı karşılıyor. Bu nağme san'atının adının çıktığı yer Yunancadır. Mousa diye yazılan ve Musa diye okunan kelime Yunanca’da peri mânâsına geliyor. Sonlarına gelen -ike takısı ise, yanına geldiği sözcüğe aidiyet anlamı katıyor. “Musa”ya eklenen -ike takısı ‘perice, perilerin konuştuğu dil’ gibi anlamlar taşır. Bu durumda musikîye ‘meleklerin dili’ demek yanlış olmaz. Bazı ülkeler bakınız nasıl kullanıyor bu sözcüğü; İtalyanlar ve İspanyollar musica, Fransızlar musique, İngilizler music, Araplar el muğ-sikıy derler. Türkler Fransızcadaki okunuşunu alarak müzik dediler. Osmanlıda, ilm-i şerif sıfatını da kullanarak, bu kavrama daha nezih bir yer temin edilmiş oldu. Müziğe bir tanım getiren merhum Cinuçen Tanrıkorur “Seslerin bilimi değil, san'atıdır” der. Müzik mi, musikî mi ayrımı açısından ise, her iki ifadenin de bir arada kullanılabilmesinin bir mahzuru olmadığını ifade eder. Yani müzik kelimesini kullanınca modern kafa yapısına sahip olduğumuz anlaşılamayacağı gibi, musikî dediğimizde de klâsik zihniyetteyiz anlamı çıkarılmamalı.

BİR BESTE / Aşka Merakım Ezelden / Söz - Beste: Zekai Tunca

Aşka merakım ezelden

Sen güzel bir bahaneydin

Mahrum değildim güzelden

Ben sende sevmeyi sevdim.

Sevenimden zerresini

Esirgedim sevgimi

Sana sundum gani gani

Ben sende sevgiyi sevdim.

Bir daha sevemiyorum

Bahane bulamıyorum

Kendimi kandırıyorum aslında

Ben sende Yaranı sevdim.

Sevdayı besleyen hasret

Haddi aşar olur külfet

Sabrı mahduttur nihayet

Ben sana ermeyi sevdim.

16.07.2009

E-Posta: alioktay@alioktay. net


 
Sayfa Başı  Yazıcıya uyarla  Arkadaşıma gönder  Geri


Önceki Yazıları

  (08.07.2009) - Gönülden dile

  (01.07.2009) - Adını Üsküdar Musikî Cemiyetine veren bestekâr: Emin Ongan

  (23.06.2009) - Vefatının 9. yılında bir müzik duayenini rahmetle anıyoruz

  (17.06.2009) - Müzik ve sağlık

  (09.06.2009) - Kani Karaca’nın ardından...

  (02.06.2009) - Münir Bey ve Fetih

  (26.05.2009) - Adnan Menderes ve bir yasaklı şarkının hikâyesi

  (19.05.2009) - Gönülden dile

  (12.05.2009) - Hâfız Sami Efendi

  (05.05.2009) - Prof. Dr. Hasan Hüsrev Hatemi ya da bir ince duyuşlar hekimi

Bütün yazılar

YAZARLAR

  Abdil YILDIRIM

  Abdullah ERAÇIKBAŞ

  Ahmet ARICAN

  Ahmet DURSUN

  Ahmet ÖZDEMİR

  Ali FERŞADOĞLU

  Ali OKTAY

  Atike ÖZER

  Cevat ÇAKIR

  Cevher İLHAN

  Elmira AKHMETOVA

  Fahri UTKAN

  Faruk ÇAKIR

  Fatma Nur ZENGİN

  Gökçe OK

  Gültekin AVCI

  H. Hüseyin KEMAL

  H. İbrahim CAN

  Habib FİDAN

  Hakan YALMAN

  Halil USLU

  Hasan GÜNEŞ

  Hasan YÜKSELTEN

  Hüseyin EREN

  Hüseyin GÜLTEKİN

  Kadir AKBAŞ

  Kazım GÜLEÇYÜZ

  M. Ali KAYA

  M. Latif SALİHOĞLU

  Mehmet C. GÖKÇE

  Mehmet KAPLAN

  Mehmet KARA

  Mehtap YILDIRIM

  Meryem TORTUK

  Mikail YAPRAK

  Murat ÇETİN

  Nejat EREN

  Nimetullah AKAY

  Osman GÖKMEN

  Osman ZENGİN

  Raşit YÜCEL

  Recep TAŞCI

  Rifat OKYAY

  Robert MİRANDA

  Ruhan ASYA

  S. Bahattin YAŞAR

  Saadet BAYRİ

  Saadet TOPUZ

  Said HAFIZOĞLU

  Sami CEBECİ

  Selim GÜNDÜZALP

  Semra ULAŞ

  Suna DURMAZ

  Süleyman KÖSMENE

  Umut YAVUZ

  Vehbi HORASANLI

  Yasemin GÜLEÇYÜZ

  Yasemin YAŞAR

  Yeni Asyadan Size

  Zafer AKGÜL

  Ümit KIZILTEPE

  İbrahim KAYGUSUZ

  İslam YAŞAR

  İsmail BERK

  İsmail TEZER

  Şaban DÖĞEN

  Şükrü BULUT

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mehmet Kutlular’ın STV Haber’deki programını izlemek için tıklayın.
Dergilerimize abone olmak için tıklayın.
Hava Durumu
Yeni Asya Gazetesi, Yeni Asya Medya Grubu Yayın Organıdır.