"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hayvan sevgisi ve Cennet

Ahmet Cemil Çökren
28 Mart 2019, Perşembe
Birgün bir iş arkadaşım, durduk yere “Ben Cehennemlik, sende Cennetliksin” dedi.

Ben çok şaşırdım dedim ki, “ben hiçbir arkadaşımı Cehennemlik olarak görmedim. Ayrıca, benim ölmeden önce sırat-ı müstakimden ayrılmayacağıma ve seninde tövbe edip, namaza başlamayacağına garantimiz yok ki!”

Peygamber Efendimiz (asm) “Fahişe bir kadın sıcak bir günde bir köpeğin su kuyusu etrafında dolaştığını görmüş. Hayvan susuzluktan dilini sarkıtmış. Ve ona mesti ile su çıkarmış da; kadına mağfiret buyurulmuş.” diyor. (Müslim, tövbe, 155)

Ebu Zer’den naklen diyor ki: “Ben bir keresinde Peygamberimiz’e (asm) ziyarete geldim; O, üzerinde beyaz bir elbise olduğu hâlde uyuyordu. (Döndüm) sonra yine geldim. Bu defa uyanmıştı. 

Peygamberimiz şöyle buyurdu:

“Lâ ilahe illellah diyen, sonra da bu inanç üzere ölen hiçbir insan yoktur ki Cennete girmesin. Bunu Cebrail böyle müjdeledi”.

- “Ey Allah rasulu, zina etse, hırsızlık yapsa da mı?”

- “Evet, zina da etse, hırsızlık da yapsa”.

Ben tekrar aynı soruyu sordum, aynı cevabı verdi. Üçüncü defa aynı soruyu sorunca;

“Evet evet, zina da etse, hırsızlık da yapsa Cennete gidecektir. Hem de Ebu Zer’in burnu yere sürtse ve bunu istemese de...” (Buhârî, iman:154)

Başka bir hadiste: “Bir defa bir adam yolda giderken şiddetle susamış ve bir kuyu bularak içerisine inmiş, su içmiş. Sonra çıkmış. Bir de baksa bir köpek dilini çıkarmış soluyor. Susuzluktan çiğili toprağı yiyor. Bu adam kendi kendine “bu köpeğin susuzluğu benim susuzluğum derecesini bulmuş” demiş. Ve kuyuya inerek mestini su ile doldurmuş, sonra onu ağzıyla tutarak yukarıya çıkmış ve köpeği sulamış. Allah da onu affetmiş.”

Ashâb: - Yâ Rasûlallah! Gerçekten bu hayvanlarda bizim için bir ecir var mı? diye sormuşlar. “Her bir yaş karaciğer hakkında ecir vardır” buyurmuşlar.” (Müslim, Selâm: 2244)

Bediüzzaman Hazretleri, Mesnevî-i Nuriye’de: “Amele ve tâate muvaffak olamayan azaptan korkar, ye’se (ümitsizliğe) düşer. Böyle bir me’yusun (ümitsiz) gözüne, dinî meselelere münafi (zıt) ednâ (az) ve zayıf bir emare, kocaman bir bürhan görünür. Böyle birkaç emareyi elde eder etmez, diğer emarelerin sâikasıyla ilân-ı isyan ederek İslâm dâiresinden çıkar, şeytanın ordusuna iltihak (girer) eder. Binaenaleyh, a’mâle muvaffak olamayanlar, ye’se düşmemek için şu âyete müracaat etsin: “De ki: Ey kendi nefisleri aleyhine haddi aşan kullarım! Allah’ın rahmetinden ümit kesmeyin! Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O, çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zümer Sûresi 53. âyet)

İşte bu müjdelerden sonra haydi arkadaşım namazımızı kılıp, ahirette Cennete beraber girelim İnşallah. 

Okunma Sayısı: 718
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı