"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Konuşan yalnız hakikattir

Ahmet Eren Ünal
03 Temmuz 2024, Çarşamba
Enaniyet ve şöhretperestlikten bu denli uzak fakat iman cihetinde dünyanın en zengini olan bu zatı anlamak hayatı anlamaktır. Kimdir bu zat ne istiyor amaç ve gayesi nedir?

Bediüzzaman Hazretleri zorunlu ihtiyacı dışında, dünya varlığı adına hiç bir şeye sahip olmamıştır. Bitlis’in Hizan ilçesinde dünyaya gözünü açan bu zat beklenen asrın müceddidi olan Said Nursî’dir. Hayatı boyunca hem kendi hem insanların hayatlarında imanı yerleştirmek akıllarına gelen şüphe ve vesvesenin kapısını kapatmak ve akıl buna yol bulamaz denilen konularda bile insanları hem kalbi hem aklı tatmin etmeyi başarmıştır.

Said Nursi’nin bu denli bilgisi ve ezberi ise çocukluğunda dahi göze çarpıyor. Çocukluğunda hocaların ve ders arkadaşlarının da dikkatini çekmiş ve talebeler arasında kıskançlığa dahi yol açmıştır. Gençlik çağında gelen Said Nursi zamanın ulemaları ve hocalarının sormuş olduğu sorulara Kur’an’a dayanan aklı ve ilmi ferasetiyle cevap vererek zamanın bedisi Bediüzzaman unvanını alarak gönüllere taht kuruyor.

80 küsur senelik yaşamında Bediüzzaman Risale-i Nurları yazarken çok da sürurla geçen bir hayatı olmadı. Seksen küsur senelik bütün hayatımda dünya zevki namına bir şey bilmiyorum. Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında, yahut memleket hapishanelerinde, memleket mahkemelerinde geçti.

Cemiyetin imanı, saadet ve selâmeti yolunda nefsimi, dünyamı feda ettim; helâl olsun. Onlara beddua bile etmiyorum. Ben cemiyetin iman selâmeti yolunda ahiretimi de feda ettim. Gözümde ne Cennet sevdası var ne Cehennem korkusu.

Cemiyetin, yirmi beş milyon Türkce miyetinin imanı namına bir Said değil, bin Said feda olsun.

Kur’ân’ımız yer yüzünde cemaatsiz kalırsa Cenneti de istemem, orası da bana zindan olur. Milletimizin imanını selâmette görürsem Cehennemin alevleri içinde yanmaya razıyım.

Çünkü vücudum yanarken gönlüm gül gülistan olur. (Tarihçe-i Hayat) 

Bizler ise onun bu denli eziyetlerinden, hapishane ve sürgünlerinden gelen eziyetten sonra oluşan ihlas sonucunda gerçek imana sahip oluyoruz. Allah ebeden razı olsun ve bizleri bu daireden ayırmasın. Amin.

(Fidanlık, Mayıs 2024 sayısından alınmıştır)

Okunma Sayısı: 1077
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı