"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İleride olur inşallah (da ne zaman?)

Ahmet BATTAL
31 Mart 2026, Salı
Asal Araştırma ve Danışmanlık “Türkiye’de Siyasi Gündem Araştırması”nın Şubat 2026 tarihlisinin sonuçlarını yayınlamış.

Haber7.com’un haberine göre araştırmanın “Dinî tutum ve davranışlar” başlıklı kısmında namazla ilgili sorulardan birine verilen cevaplar şöyle:

Düzenli kılıyorum: %31,2

Ara sıra kılıyorum: %22 

Eskiden kılardım, şimdi kılmıyorum: %13,8

İleride kılmayı düşünüyorum: %5,4

Namaz kılmıyorum: %20 

Fikrim yok / Cevap yok: %7,6

Bu soruda muhataplar namazdan sadece Cuma namazını mı, yoksa beş vakit namazı mı anlamışlar, bilemiyoruz. Bu kısmı geçelim. 

Cevaplardaki dördüncü ve üçüncü satır ilginç.

Siyasî anketlere çocuklar dahil olmadığına göre “ileride kılmayı düşünüyorum” diyenler yetişkinler. 

İşte bu %5,4’lük yetişkin kesimin gelecekle ilgili bu tahmini “şeytana galip gelme arzusu”nu yani içsel/enfüsî bir aşamayı ifade ediyorsa mesele yok. 

Ama dış dünyaya, Türkiye’nin şartlarına ve siyasetine dair bir beklentiyi ifade ediyorsa üzerinde ayrıca düşünmek lâzım. 

Bir ankette siyasete ve dünyaya dair çok soruya cevap vermiş bir kişi, sıra bu soruya geldiğinde, “ileride …” diyorsa o ilerinin içinde bir siyasî dönüşüm beklentisi de var demektir. 

Asıl mesele ise şu:

Bu soruda cevaplar tek seçenekli olduğuna göre anketin üçüncü satırındaki “Eskiden kılardım, şimdi kılmıyorum” diyen %13,8’lik kitle, aynı zamanda “İleride kılmayı düşünüyorum” diyen %5,4’lük gruba dahil değil. 

Bu durumda eskiden namaz kılan, ama artık kılmayan ve yakın zamanda yeniden başlamayı da düşünmeyen %13,8’lik çok büyük bir kitle var. 

Buradaki “eskiden” herhalde “2000 öncesinde” anlamında değil. 

Yani Türkiye’de “yirmi beş sene öncesinde namaz kılardım, ama artık kılmıyorum” diyecek kimse olduğunu sanmıyoruz. 

O halde bu kişiler namazı son yıllarda ve AKP iktidarı döneminde bıraktılar. 

Namazı bırakan dindarlığı da bırakıyor demektir. En azından “görünen dindarlık” pratikleri anlamında böyledir. İnanç esasları ve günahlar anlamında da zayıflama var mıdır? İnşallah yoktur ya da aynı oranda değildir. 

Bu insanlar namazı neden bıraktılar? 

Bu milletin, dinin direği denilen namazla bağının bu şekilde ve neredeyse tekrar bağlanamayacak gibi kırılmasına sebep olanlar kimlerdir ve nelerdir? 

Konunun dünya genelindeki inanç ve inançsızlık eksenli dönüşümlerle ilgili olduğunu sanmıyoruz.

Konu yerel. Yani ülke şartları ile ilgili bir değişimi ve tercihi ifade ediyor. 

Biz tahminlerimizi sayalım, siz de değerlendirmelerinizi yazınız.

1- Yönetimdeki dindarlar öyle yanlışlar yaptılar ki onların çizdiği “dindar insan imajı” toplumda “dindarlık iyidir” algısına zarar verdi. “Onlar gibi olacağıma en iyisi görüntüde dindar olmayayım” dedirtti ve dindarlığı kalıptan tamamen çıkarıp kalbe hapsetti. 

2- Dindarların, birbirleriyle, yönetimi elde etme veya elde tutma üzerinden yaşadığı kavga ve bu kavgada devlet eliyle yapılan şiddetli ve yaygın zulümler insanları dindarlardan ve dindarlıklardan uzaklaştırdı. 

3- Dinî cemaatlerin ve tarikatların temsili pozisyonunda bulunanlarının, bilhassa devletle ilişkiler ve haksız nimetlenmeler konusundaki samimiyet testlerinde sınıfta kalmış gibi görünmeleri, insanları ve bilhassa gençleri, “görünen dindarlık”tan soğuttu. 

4- “Tek doğru bizim doğru” hisarcılığı ve inhisarcılığı, zihinleri tahrip etti.

Bu tür araştırmalar takke düşürüyor ve kellikleri gösteriyor. Görüntü çirkin, ama hastalığın sebeplerini teşhis etmemiz için gerekli. “Bir dert aşikâr olursa devası âsân olur” denmiş. 

“Dindarlıklar artmalı” diyenler, takkeyi sarığı önüne koyup düşünmeli. 

Okunma Sayısı: 1690
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Süleyman alıç

    1.04.2026 14:14:50

    Teşekkürler Ahmet hocam İki ay önce bir Cuma günü imam efendi minberden; "çok net ve üzülerek söylüyorum ki bu ülkede cuma namazı kılanların sayısı % 40;lara düştü demişti maalesef ve maalesef bu verilen anket sonuçlarını kendi mahalle, Cadde ve sokaklar ile gittiğimiz camilerin içide isbat etmektedir. Hâlbuki eskiden bu ülkede cuma namazı kılanların sayısı en az % 70 lerde idi bazı dostlarımız ne kadar inanmasa ve inanmak istemeseler de gerçek bu Rabbimize Dua ve niyaz edelim ki bu Müslüman ülkenin müslüman evlatları yine ubudiyetlerini yaparlar

  • Nuri

    1.04.2026 13:56:29

    Bu anket böyle de okunabilir ve siyasete de temas ettirilebilir. Hem Hoca zaten ihtimalleri sayıp gerisini bize bırakmış.

  • Enes

    31.03.2026 15:22:11

    Ahmet ağabey eğer yanlış anladıysam kusura bakmayın. Yani namaz kılanların artması için halk partisinin iktidara mı gelmesi gerekiyor demek istiyorsunuz?

  • Erhan mete

    31.03.2026 14:32:33

    İlaveten; Türkiye’de ve dünyada vuku bulan her hadiseye daima siyasi bir nazarla yaklaşmak, bizleri hakkaniyet ve adalet yolunda zorlar. Risale-i Nur’un mesleği, adaleti her cenahta gözetmeyi ihtar eder. Bizim yolumuz, muhalefet yahut tarafgirlik değil, her şartta iman hizmetine odaklanmaktır. Sürekli bir siyasi cephede konumlanıyor görnmek hem mesleğimizi hem de kendi vazifemizi gereksiz bir yük altına sokar. Bu sebeple, her durumda hakikate ve hakkaniyete sadık kalarak iman hizmetini öncelemeliyiz.

  • Erhan mete

    31.03.2026 14:20:35

    Dış amillere odaklanıp kendi nefsî mesuliyetlerimizi ihmal etmek, hakiki vazifemizi gölgeleyebilir. Siyasetin kusurlarını bahane edip, iman hizmetindeki kusurlarımızı nazar-ı dikkatten kaçırıyoruz. Bu hal, Risale-i Nur’un mesleğine pek de muvafık değildir. Fiilen de bunun elîm neticelerini görüyoruz: Gazete tirajları, cemaat alâkası ve gençlerin teveccühü ziyadesiyle azaldı. Bu itibarla, evvelen yapmamız gereken, halis bir murakabe ve nefis muhasebesidir. Zira haricî tenkitler, ancak kendi hizmetimizi ihmal etmediğimizde ehemmiyet kazanır. Hâlihazırda hükümetin dini siyasete âlet etmesi ve halkın dinden soğuması hakikattir; fakat bizler tenkit makamında değil, çare makamında bulunmalıyız. Hükümetler vazifelerini tam icra etse dahi, iman hizmeti kendiliğinden teessüs etmeyecektir. Bizim vazifemiz, her hâlükârda, daimî ve halis bir iman hizmetini deruhte etmektir. Bu sebeple, dış amilleri bahane edemeyiz; iman hizmeti her durumda asli önceliğimizdir.

  • S. Pelin Kurukahveci

    31.03.2026 11:12:35

    Ayrıca 20 sene öncesi ile günümüz arasında 20 milyon nüfus farkı var. İşin bu tarafı da yorum yapaeken dikkate alınmamış. Aynı anketi başka bir bakış açısıyla dindarlığın olumlu seyri olarak da yorumlamak mümkün. Ama bu yazıda yapıldığı gibi bu tür bir anketi siyasi pozisyon üzerinden yorumlamak insanları yanıltır. Namazsızlık sorunu siyasi bir soruna indirgenmiş olur. Siyasi iktidarın değişmesi ile namaz kılmanın artacağı arasında doğru orantı var mı? Eğer var diyorsanız 90 yıllar ile kıyaslamanızı da vermeniz gerekiyor. Bu iktidardan önce durum neydi bugün durum ne oldu sorusunu sormadan bu anket bu şekilde yorumlanamaz.

  • S. Pelin Kurukahveci

    31.03.2026 11:00:13

    İkinci maddede devlet-gülen çatışmasından söz edip sadece devletin yaptığı zulme işaret etmeniz hakkaniyet açısından nâkıs hocam. Eğer devletin gülencilere karşı takındığı tavır sair Müslümanları namazdan soğuttu diyorsanız, gülencilerin yaptıkları işlerin de bunda payı olduğunu söylemeniz icap eder. Cemaat adı altında devleti ele geçirmeye çalışanlar, soru çalanlar, kadrolaşmak için herkesin hakkını yiyenler, yalan söyleyenler, takıyye yapanlar, menfaatlerine göre dinin emir ve yasakları ile oynayanlar, tehdit, şantaj gibi saymakla bitmeyecek haltları cemaat adı altında yiyen gülencilerin payı es geçilmemelidir.

  • S. Pelin Kurukahveci

    31.03.2026 10:53:22

    Bu anket böyle okunmaz hocam. Namaz kılıp kılmama konusu siyasi bir tercih değil imani bir tercihtir. Tarihte siyasi açıdan bundan daha kötü dönemler yaşandığı malum. Şimdiye kadar namaz kılan hiç kimse kalmamalıydı o vakit. Bugün hakiki imanı elde edemeyen birisi siyasi iktidar değişince nasıl elde edecek? Bu soruların cevabı yazıda yok maalesef.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı