"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Fesâd-ı ümmet” zamanı (1)

M. Latif SALİHOĞLU
31 Mart 2026, Salı
Birçok işaret ve alâmet gösteriyor ki, ümmetin fesada gittiği dehşetli zamanlardan birini yaşıyoruz. Lâkin, yine de ümitsiz değiliz.

Çünkü, bütün müfsid cereyanları susturup dağıtacak derecede kuvvetli iman dersini veren bir davamız var. Kezâ, tam bir azim ve kararlılık içinde omuz omuza yürüdüğümüz ihlâslı, sadâkatli arkadaşlarımız var. İşte bu iki büyük nimetimiz, çeşit çeşit muarızlara ve entrikalara rağmen, yüz senedir hiç mağlup edilememiştir. 

Biz burada meselenin ne derece zor olduğunu ve mücadelenin de aynı nisbette çetin olduğunu nazara vermek sûretiyle, ehl-i imanı kemâl-i ciddiyet içinde ve teyakkuz hâlinde olması gerektiğini hatırlatmaya çalışıyoruz.

«

Söz konusu “fesâd-ı ümmet” devresini gösteren işaret ve alâmetlerin listesi uzundur. Zihinlerden canlandırma adına, bunlardan birkaç tanesine kısaca temas edelim.

Birincisi; en başta dinsizlik fâciası, imânsızlık âfeti, ahlâksızlık felâketi başını almış gidiyor. Bu tehlikeli vaziyet, İslâm cemiyeti içinde dahi had safhaya varmış durumda. İslâm tarihinin hiçbir devresinde böylesine bir “manevî buhran” yaşanmadı. Bunun çaresine ciddiyetle eğilmeli. Bizi hiç yanıltmayan gözlem ve tesbitlerimize göre, Kur’ân’ın malı olan Risale-i Nur’u anlayarak okuyanlar, kendini bu tehlikelerden en ziyade koruyanlar oluyor.

İkincisi; Ehl-i imandan olan bazı kimseler, maalesef, gayr-ı müslimden de beter bir hayata tâlim ediyor. Bakıyorsunuz, adam mü’min olduğu halde içki içiyor, kumar oynuyor, zinayı kanıksıyor, alışverişte hile yapıyor, müşteriyi kazıklamaya çalışıyor, sözünde durmuyor, pis ve küfürlerle ağzından âdeta lağım akıyor. Bu hâl, yağ gibi kıymetli bir malın bozulmasıyla zehirli maddeye dönüşmesi gibi, bozulan bir Müslümanın da gayr-ı müslimlerden daha fenâ bir hâle sukût ettiğini gösteriyor.

Üçüncüsü; aile terbiyesini yeterince alamamış, iman-Kur’ân dersinden mahrum bırakılmış, bu sebeple ahlâksızlık gayyasına yuvarlanmış olan gençlerin, hemen her türlü kötü alışkanlığın pençesine düştüğünü görüyoruz. Kendi aralarındaki konuşmalarda edep-terbiye hak getire. Konuştuklarında, hemen her söze, her cümleye “sin-kaf”lı tâbirlerle başlıyorlar. Hem öyle alışmışlar ki, rahatlıkla kadınların, kızların, hatta annelerinin, bacılarının, eşlerinin yanında bile aynı o edepsizce, hayasızca tâbirleri kullanarak konuşmaya devam ediyorlar. Fecaatin bir diğer boyutu ise, seviyesiz bazı kızların da aynı o iğrenç tabirleri kullanmasıdır. Görebildiğimiz kadarıyla, gönüllü olarak Kur’ân dersini alan, hadis, siyer, tefsir kitaplarını okuyanlar, ibadetini aksatmayanlar, kendilerini bu fecâatten kurtarabiliyorlar.

Dördüncüsü; kısa süre içinde zengin olma hevesine kapılan bazı gençler, farkında olmadan yakıcı alevlerin ortasına atlıyorlar. Ya tefecilerin eline düşüyorlar, ya mafyatik grupların oyununa geliyorlar, ya da bankaların amansız faizine mahkûm oluyorlar. Neticede, hem kendi hayatları kararıyor, hem aile efradının hayatını azaba çeviriyorlar. Öyle ki, mâmelek nâmına neler varsa, bedel olarak hepsini verdikleri yahut sattıkları halde, yine de düze çıkamıyorlar. Demek ki neymiş; hadisce müsellem olan “Hırs, sebeb-i haybet ve hasâret” imiş.

Son söz yerinde, Üstad Bediüzzaman’ın konuya dair 11. Lemâ’daki şu ifadesini nakledelim: “Sünnet-i Seniyyeye ittibâ gayet kıymettardır. Hususan bid’aların istilâsı zamanında Sünnet-i Seniyyeye ittibâ etmek daha ziyade kıymettardır. Hususan fesâd-ı ümmet zamanında Sünnet-i Seniyyenin küçük bir âdâbına mürâât etmek, ehemmiyetli bir takvâyı ve kuvvetli bir imanı ihsas ediyor. Sünnet-i Seniyyeye ittibâı kendine âdet eden, âdâtını ibadete çevirir, bütün ömrünü semeredar ve sevabdar yapabilir.”

(Devamı var)

Okunma Sayısı: 163
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı