"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Vefayı terk etme!

Rüstem GARZANLI
31 Mart 2026, Salı
İnsan hayatı imtihanlarla doludur. Bu imtihanların en zor olanlarından biri de insanların gördükleri cefa karşısında vefalarını terk etmemektir.

Zira insan bazen iyilik yaptığı, emek verdiği veya sadakat gösterdiği kişilerden beklemediği davranışlar görebilir. İşte tam bu noktada insanın kalbinde bir kırgınlık oluşur ve çoğu zaman bu kırgınlık vefanın yerini almaya başlar. Hâlbuki hakikî ahlâk, cefaya rağmen vefayı terk etmemektir.

Vefa; sadakat, bağlılık, iyiliği unutmamak ve hatır gözetmek demektir. Cefa ise sıkıntı, eziyet, haksızlık veya nankörlük olarak ortaya çıkabilir. İnsan tabiatı gereği kendisine yapılan kötülüğü hatırlamaya meyillidir. Bu yüzden birçok kişi gördüğü bir cefa sebebiyle geçmişteki bütün iyilikleri unutur. Böylece bir anlık kırgınlık, yılların dostluğunu ve bağlılığını silebilir. Oysa bu durum, insanın kendi karakterini zayıflatır.

İslâm ahlâkında vefa çok yüksek bir değerdir. Çünkü vefa sadece insanlara karşı değil, aynı zamanda Allah’a, dine, dostluğa ve geçmişe karşı bir sadakat göstergesidir. İnsan vefayı kaybettiği zaman sadece bir ilişkiyi değil, aynı zamanda kendi ahlâkî duruşunu da kaybetmiş olur. Bu sebeple Hafız-ı Şirazî  “Cefa yüzünden vefayı terk etme” diyerek insanın gördüğü cefayı değil, yaptığı vefayı esas alması gerektiğini vurgulamıştır.

Bundan dolayı insanın asıl değeri, kendisine yapılan muameleye göre değil, kendi ahlâkına göre hareket etmesinde ortaya çıkar. Birisi haksızlık yaptığında onun seviyesine inmek kolaydır. Yüksek ahlâk sahipleri kırgınlığa rağmen doğru olanı yapar. Çünkü vefa başkasının davranışına bağlı bir erdem değildir; vefa, insanın kendi karakterinin bir yansımasıdır.

Toplumların ayakta kalmasında da vefanın büyük bir rolü vardır. Eğer insanlar gördükleri küçük bir cefa sebebiyle bütün bağlarını koparmaya başlarsa, dostluklar zayıflar, aile bağları sarsılır ve toplumsal güven kaybolur. Bu yüzden vefayı korumak, aslında toplumun huzurunu korumaktır.

İnsan gerektiğinde hakkını arayabilir; ancak bunu yaparken kin ve intikam duygusuna kapılmamalıdır. Çünkü kin kalbi karartır, vefa ise kalbi güzelleştirir. Affedebilmek ve iyiliği unutmamak, insanın ruhunu büyüten en önemli özelliklerdendir.

Said Nursî Hazretlerine göre vefa, bir insandan görülen küçük kusurlar yüzünden geçmişteki büyük iyilikleri unutmamaktır. O bu hakikati şu manaya gelen ifadelerle anlatır: “İnsanın hayat-ı içtimaiyesini ifsad eden bir desise-i şeytaniye şudur ki: Bir mü’minin  bir tek seyyiesiyle, bütün hasenatını örter. Şeytanın bu desisesini dinleyen insafsızlar, mü’mine adavet eder.” 1

Bu anlayışa göre insan, bir kardeşinin hatasına takılıp kalmamalı; onun iyiliklerini ve güzel taraflarını da görmelidir. Ona göre bir hizmetin devamı için ihlâs, sadakat ve vefa olduğunu belirterek birbirlerinin kusurunu değil faziletini görmelerini tavsiye etmiştir. Demek ki vefa, sadece bir ahlâk kuralı değil, iman kardeşliğinin de bir gereğidir. İnsanlar bazen hata yapabilir, kırabilir veya cefa gösterebilir. Ancak mü’min, bu cefalar yüzünden geçmiş iyilikleri silmemeli ve vefasını kaybetmemelidir. Çünkü vefa, kalbin temizliğini ve imanın olgunluğunu gösteren önemli bir haslettir.

Hülâsa: İnsanlar kırabilir, haksızlık yapabilir veya nankörlük gösterebilir. Fakat bütün bu olumsuzluklara rağmen vefayı kaybetmemeli; aksine vefa ile kendi karakterini ve insanlığını korumalıdır.

Dipnotlar:

1- Lem’alar, 13. Lem’a.

Okunma Sayısı: 193
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı