Devs kabilesinden Tufeyl b. Amr'ın İslâmiyet’e davetine ilk icabet eden, Ebu Hureyre idi. Ebu Hureyre, Devsîlerle Medine'ye gelirken, uzayıp giden gece yolculuğundan sıkılıyor, Medine'ye bir an evvel kavuşmak için sabırsızlanıyordu.
Ebu Hureyre, Devsîlerle birlikte Hayber'e vardığı zaman, Peygamberimiz (asm) Natat kalesini fethetmiş, Ketibe kalesinde bulunuyordu. Peygamberimiz (asm), Ebu Hureyre’yi görünce, ona kimlerden olduğunu sordu. Ebu Hureyre:
"Devs'tenim" dedi. Peygamberimiz (asm):
"Ben, Devs içinde kimi gördümse, onda hayır gördüm" buyurdu.1 Ebu Hureyre, gelirken, yolda kölesini kaybetmişti. Peygamberimizle (asm) oturduğu sırada, köle oraya çıkageldi.
Peygamberimiz (asm), Ebu Hureyre’ye “İşte, kölen geldi" buyurdu. Ebu Hureyre:
"Sen şahit ol ki, o hürdür. Ben onu Allah rızası için azat ettim" dedi. 2
Ebu Hureyre, "Kedicik babası" demektir. Kendisine "Sen ne için Ebu Hureyre künyesini aldın?" diye sorulmuştu.
Ebu Hureyre, “Ben ev halkıma ait davarları güderdim. Benim bir de kediciğim vardı. Onu geceleri otların içine koyardım. Gündüz olunca, onu yanımda taşır, onunla oynardım. Beni 'Ebu Hureyre’ diye bununla künyelediler. Medine'de de, bir gün, kaftanımın yeninin içinde bir kedicik taşıyordum. Resûlullah (asm) beni gördü ve bana ne olduğunu sordu. ‘Bir kediciktir’ dedi. Bunun üzerine, Resûlullah (asm) ona: “Yâ Ebâ Hureyre! Ey Kedicik babası!” buyurdu. Bundan sonra, o hep Ebu Hureyre künyesiyle anılmış, asıl adı unutulmuştur.
Ebu Hureyre annesinin müşrik bir kadın olduğunu, kendisini İslâmiyet’e davet ettikçe, hep bundan kaçındığını söyler. Yine, bir gün, onu İslâmiyet’e davet etmişti. Oğluna Resûlullah (asm) aleyhinde, hoşlanmayacağı sözler söyledi. Ebu Hureyre ağlayarak, Resûlullah’ın (asm) yanına vardı ve “Yâ Resûlallah! Ben anamı İslâmiyet’e davet edip duruyorum. O ise, hep bana karşı koyuyor. Bugün, onu tekrar İslâmiyet’e davet etmiştim. Kendisi bana senin aleyhinde, hoşlanmayacağım şeyler söyledi. Ebu Hureyre'nin anasını hidayete erdirmesi için Allah’a dua et” dedi.
Bunun üzerine, Resûlullah (asm) “Allah'ım! Ebu Hureyre'nin anasına hidayet ver, doğru yolu göster” diyerek dua etti. Ebu Hureyre hemen Allah'ın Peygamberinin bu duasını annesine müjdelemek için gitti. Kapının önüne geldiği zaman, kapı kilitlenmiş bulunuyordu. Oğluna “Ey Ebu Hureyre! Dur olduğun yerde” diye seslendi. İçeriden, su çağıltısı işitti. Annesi yıkanıp gömleğini giydi, kapıyı açtı ve içeri aldı. İçeri girdi. Annesi, “Eşhedü en lâ ilahe illallah. Ve eşhedü enne Muhammeden abduhû ve resûlüh” dedi. Ebu Hureyre hemen, dönüp Resûlullah’ın (asm) yanına vardı. Sevincinden ağlıyordu.
“Müjde. Allah senin duanı kabul etmiş. Ebu Hureyre'nin anasını İslâmiyet’e hidayet buyurmuş” dedi. Bunun üzerine, Resûlullah (asm), Allah'a hamd ü sena etti ve “Hayırlı olsun” buyurdu.
Resûlullah (asm). “Allah'ım! Şu kulcağızını ve anasını mü'min kullarına sevdir. Mü'minleri de onlara sevdir.” diyerek dua etti. 3
Dipnotlar:
1- Tirmizî, Sünen, c. 5, s. 685.
2- Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.2, s. 286, Buharı, Sahih, c. 3, s. 119,120.
3 -Ahmed b. Hantael, Müsned, c. 2, s. 320, Müslim, Sahih, c. 4, s. 938, 939.