"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

“Cennet annelerin ayakları altındadır”

Ali ATAÇ
13 Haziran 2020, Cumartesi
Müfessir olmadığımız için maksadımız ve iddiamız bu hadis-i şerifi tefsir etmek değildir.

Âcizane bu hadisten ne anlamaya çalıştığımı ve kendi nefsime nasıl bir ders çıkarmam gerektiğini Bediüzzaman Said Nursî’nin meşhur mantık eserleri Muhakemat’tan faydalanılarak; sağlam düşünmenin kapısını aralamak istiyoruz.

“Cennet annelerin ayakları altındadır’’ hadis-i şerifindeki; Cennetin gerçek ve zahiren kabul edildiği gibi annelerin ayakları altında olması değil; belki bu sözden asıl maksat; anne ayağı sözünün kinâye olarak kullanılmış olmasıdır.

Bediüzzaman Said Nursî, Muhakemat’ta örnek vermiş olduğu gibi bu ve buna benzer kinâyeli sözlere şöyle açıklık getirilmektedir: “Hem de us”ul-i mukarreredendir: sıdk ve kizb, yahut tasdik ve tekzip; kinayât ve emsallerinde, fenn-i beyanda ‘Mâanî-i ûlâ’ tâbir olunan suret-i mânâya raci değildir. Ancak “maânî –i sânevî” ile tâbir olunan maksad ve garaza teveccüh eder. Meselâ: “Filânın kılıcının bendi uzundur” denilse; kılıncı olmazsa da, fakat kameti uzun olursa, yine hüküm doğrudur, yalan değildir’’ 1 diyor.

Evet gerek insanî, gerek hayvanî ve gerekse nebatî (bitki) annelerin yavruları için hayatını hiçe saymaları fedakârlık, şefkat ve kahramanlıkları zirvede olduğunu göstermektedir.

Sivas’ın ünlü halk ozanı Aşık Vevsel Şatıroğlu “Benim sadık yarim kara topraktır’’ sözüyle de dile getirmiş olduğu gibi ve bazı ehl-i dünya da toprağı bir ana gibi kabul etmekte ve değer atfedilmektedir.

Çünkü, hem din ehlince ve hem de dünya ehlince kabul edilmiş bir hakikat var ki; o da toprağın her şeyi kayıtsız ve şartsız kabul ettiği ve tevazuu ve mahviyette ve hiçlikte zirvede olduğu gerçeğidir. Evet tıpkı Mevlânâ Hazretleri’nin dediği gibi “Tevazu ve mahviyette toprak gibi ol’’ ile bu hakikate işaret etmiştir.

İşte tevazu ve mahviyette zirvedeki her iki anneyi buluşturan ve birbirine teğet ve değmiş olduğu ortak nokta; anne ayağıyla toprağın bağrıdır. (Evet bunun hikmetini bilen ve düşünen ve fikir edinen için ne kadar duygulu ve düşünceli bir insan hali.)

İşte yavrunun veya evlâdın anneye karşı bütün fedakârlığı; annenin bu azamî ve zirvedeki fedakârlık karşısında ancak hiç hükmünde sayılır. Çünkü bu değerin karşılığı evlâda manen ‘öf’ sözünü bile telâffuz etme imkânı vermediğine inanılmakta ve öyle de kabul edilmektedir. Buna göre; evlât fedakârlığı, anne fedakârlığı yanında hiç demektir. Onun içindir ki, dinen evlâdın anneye ‘öf’ bile demeye hakkı yok.

Allah cümlemizi onlardaki o azamî ve zirvedeki fedakârlık, feragat ve şefkat kahramanlıklarından mahrum etmesin. Amin!

Lügatçe:

Mukarrer: Kararlaştırılmış, karar verilmiş.

Fenni beyan: Belâgat ilminin, yani edebiyatın, mecaz ve kinaye kısımlarından bahseden ilim dalı.

Mâanî-i ûlâ: Evvelki mânâları, vesileler.

Maânî–i sânevî: İkinci derecedeki mânâlar, işari, remzi manalar gibi.

DİPNOT: 1- Muhakemat: Birinci Makale Birinci Mukaddeme’den.

Okunma Sayısı: 1664
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Gazi

    14.6.2020 12:13:42

    Maalesef içinde bulunduğumuz bu ahir zamanda bu hadis bile dindar ama aynı zamanda feminist bayanlar tarafından gerçek manasından koparılarak kendilerine verilen bir üstünlük mertebesi olarak lanse edilmektedir. Şefkatlerini yanlış bir tarzda sarf etmeleri veya haddi aşan şefkatleri de maalesef çocukların diyanetine zarar vermekte. Allah cümlemizi onlardaki o azamî ve zirvedeki fedakârlık, feragat ve hakiki şefkat kahramanlıklarından mahrum etmesin.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı