Hz. Ali (ra) nın “Üçüncü Bir Keramet-i Aleviye” si üst başlığı ile Şualarda yer alan, Risale-i Nurlara gaybî işaretlerden bahseden ve “Risale-i Nur’un en namdar risalelerini sekiz remiz ile gösterdiğine dairdir” şeklinde tarif edilen Sekizinci Şua’nın Fihristinde (s. 234-238), İmam-ı Ali’nin (ra)nın Celcelutiye isimli kasidesindeki “Fetih ve İlâhî yardım, Esma-i Hüsnanın sırrıyla sür’atli sonuç verirler.” fıkrasıyla, “Risale-i Nur’un en namdar risalelerinden” birinin, Rumuzât-ı Semâniye Risalesi olduğu şu ifadelerle yer almaktadır: “... bir kısım esrar-ı huruf-u Kur’âniyeyi beyan eden Rumuzât-ı Semâniye namındaki sekiz küçük risalelere işaretini ispat eder.”
Üstad Hazretlerinin bu sekiz remizli Rumuzât-ı Semâniye Risalelerini telif etmekteki amacının ne olduğu, risalenin telif zamanıyla alakalı kendi beyanlarında “Rumuzât-ı Semâniye’yi yazdığım zaman hem çok acele telif edilmiş…” ifadesi, bu aceleciliğin sebebi de “... Kur’ân’ın tercümesini Kur’ân yerinde camilerde okutmak olan dehşetli sû-i kasdına karşı bir nevi mukabeledir” şeklinde belirtmesinden de anlaşılacağı üzere, tahrip maksadıyla hedefe konulmuş Kur’ân’ın hakkını müdafaa ile mu’cizeliğini ispat maksadı taşımaktadır. Dördüncü Remiz özelinde söylediği “Yoksa bu heriflerin bahsi ile vaktimi zayi etmezdim.”
İnsanoğlunun fıtratında var olan ve Üstad’ın da ifade ettiği gibi, geniş siyaset daireleri insanların dikkatini fazlasıyla çektiğinden, Dördüncü Remizin konusu olan “Sırr-ı İnna A’tayna” basılması tehir de edildiğinden, fazla merakla dikkat çekmiş ve nazarları üstüne toplamıştır. Aynı zamanda Rumuzât-ı Semâniye denilince de ilk akla gelen olmuştur. Fakat bu durum asla Dördüncü Remizin ehemmiyetsizliğini akla getirmemeli ve üstadın “ölmüş dehşetli adamın” mahiyetinin anlaşılması hakkındaki şu ikazı hatırlardan çıkarılmamalı: “...bizler gibi binler adam hapse girse hattâ idam olsalar din-i İslâm cihetiyle yine ucuzdur.” (Şualar, s. 369.) İşte Dördüncü Remizde tam bundan bahsediyor.
Halbuki, Hz. Ali (ra) ın gaybî işaret ettiği en namdar sekiz risaleden biri olan Rumuzât-ı Semâ- niye-i Kur’âniye Risaleleri; Kâinat kitabının “Tercüme-i Ezeliyyesi” olan Kur’ân’ın cüz, sure, ayet, kelime ve harflerinin arasındaki irtibatın detaylı şekilde izahı olduğundan ve Rumuzât-ı Semâniye Risalesi hakkında en çok bilinen, “Kevser Sure-si”indeki esrarlı gaybî ve ahirzamana işaretlerin ayrıntılı izahı olan ve Süfyaniyet komitesinin deşifre edildiği “Sırr-ı İnnâ A’tayna” ismiyle meşhur olmuş “Dördüncü Remize” hapsedilmeyecek kadar ehemmiyetli ve bir o kadar da kıymetlidir ki, Kur’ân’a tarruz ve tecavüz edilen ahirzamanda, Kur’ân’ın harfleri adedince mu’cize olduğunun rakamlar ve sayılarla denk düşen tevafuklar ile ispat ve izahıdır.