"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Biden’in saçmalığı, Ermeni çeteleri ve tehcir

Ali FERŞADOĞLU
28 Nisan 2021, Çarşamba
Bu sefer de ABD Başkanı Joe Biden, 1915’te çıkarılan Tehcir Kanununu sözde “soykırım” olarak vasıflandırdı, Türkiye ve kamuoyu üzerine bir bomba attı. Bu ilmî, hukukî ve siyasî bir gaf ve saçmalıktı.

Aslında bizde bu ense, onlarda da bu yüzsüzlük varken, bu mesele daha çok başımızı ağrıtacaklar! Zira, yıllardır iktidar kuru lâflarla tepki gösteriyor! Yapması gereken, Ermeni meselesini ilmî, fikrî, hukukî ve milletler arası siyasî teamüller çerçevesinde ele alarak dünya kamuoyunu doğru olarak bilgilendirmektir.  

Nedir bu tehcir meselesi? Osmanlı Ermenileri Osmanlı Devleti’nde gerilla örgütleri, çeteler kurarak güya Ermeni köylerinin talan edilmesini önlemek amacıyla birlik oluşturmuş, tedhiş ve teröre başvurmuşlardır. En meşhur Ermeni çeteleri Taşnak, Hınçak, Armenakan’dır.  

Bu çeteler, Ermeni nüfusun yoğun olduğu bölgelerde Osmanlı Devleti’yle savaşmıştır. Murad Sebastia ve milisleri, 1915’te Sivas çevresinde, 1916’ da Erzincan Savaşı ve 1918 de Bakü Muharebesi’ne katılmış. 14 Kasım 1922 tarihli New York Times gazetesi, Birinci Dünya Savaşı’nda 200.000 Ermeni’nin İtilaf Devletleri ordularında veya İtilâf Devletleri cephesinde yer alarak savaştığını yazdı. (New York Times, 14 Kasım 1922 tarihli makale) 

Bu çeteler dehşetli bir terör estirerek Müslüman beldelerini basar, vahşice cinayetler işler.  

İşte Osmanlı Devleti, 1. Dünya Savaşı ortamında (1915) Tehcir Kanunu’nu çıkarmak zorunda kalır. Bu gerçekleri göz ardı eden bazı parlamentolar ve Baiden, hukuk çerçevesinde yürütülen -elbette karşılıklı bazı olumsuzluklar yaşanmıştır- tedbire yönelik Tehcir’i, yani, Ermenileri Müslümanların bulunduğu savaş ortamından uzaklaştırmayı nazara almayarak soykırım olarak değerlendirdi. Ermeni diasporasının etkisiyle sarfedilen “soykırım” sözü elbette büyük bir gaf, bir hata, bir yanlıştır! 

Ancak, iktidarın iç kamuoyuna yönelik yaptığı “şov” ve kuru tepkiler de bir hata ve gaftır…  Onun vazifesi yalnızca belâ ve lânet yağdırarak tepki vermek değil, meseleyi, tarihî, sosyolojik, ilmî, fikrî, siyasî bütün boyutlarıyla ortaya koyup iç ve dünya kamuoylarını bilgilendirmek ve barışa giden yolu açmak değil midir? 

Okunma Sayısı: 944
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Ramazan Çalışan

    29.4.2021 03:27:09

    Sayın Ferşatoğlu,Ermeni meselesine ezber yaklaşanlara barış ürkütücü gelebilir. Dedikten sonra, bu ezberi bozacak,Hicret ve Hudeybiye muahedesi harika ve en üst perdeden ikna edici bir örnek olmuş.Dünkü yazınızın sonundada,meseleyi, tarihî, sosyolojik, ilmî, fikrî, siyasî bütün boyutlarıyla ortaya koyup iç ve dünya kamuoylarını bilgilendirmek ve barışa giden yolu açmak değil midir? diye sormuştunuz.Evet bu meseleler duygu ve hamasi söylemlerle çözüleçek meseleler degil.Ayrıca buğün bu konuyla alakalı sayın Mikail YAPRAK ta, "Ermeni meselesin de Said Nursi ye kulak verilmedi"başlıklı bir yazı kaleme almış.Bunlar bütün okununca,olaylara geniş bir perspektiften görme fırsatımız oluyor.Konuya hassasiyetinizden dolayı teşekkür ederim.

  • A. Ferşadoğlu

    28.4.2021 21:15:51

    Ki, son paragrafta meselenin barıştan geçtiğini vurguladık: Ancak, iktidarın iç kamuoyuna yönelik yaptığı “şov” ve kuru tepkiler de bir hata ve gaftır… Onun vazifesi yalnızca belâ ve lânet yağdırarak tepki vermek değil, meseleyi, tarihî, sosyolojik, ilmî, fikrî, siyasî bütün boyutlarıyla ortaya koyup iç ve dünya kamuoylarını bilgilendirmek ve barışa giden yolu açmak değil midir?

  • Arif Altay

    28.4.2021 15:19:27

    Evet ama böyle davranmak daha kolay değil mi?

  • A. Ferşadoğlu

    28.4.2021 14:00:37

    Takip ediniz lütfen. İnşaAllah Bediüzzaman'a göre barışın unsurları da nazara verilecektir.

  • Ramazan Çalışan

    28.4.2021 10:52:45

    Sayın FERŞADOĞLU,Bediüzzaman hazretleri;Size bunu kat’iyen söylüyorum ki, şu milletin saadeti ve selâmeti Ermenilerle ittifak ve dost olmaya vabestedir.(Münazarat, s. 179-184)diyor. Oysa yeni asya yazarları da dahil özellikle bütün islami yazarlar ermenilerin osmanlıya ihanetinden ve taşnak,hıncak ermeni çetelerinin cinayetlerin söz ederken ve buğünde uluslararası arenada bu tavırlarını sürdürken onlarla ittifak etmek nasıl mümkün olacak.Yani tabir-i diğerle, bizde evlat acısı,onlarda bu kuyruk sancısı varken bu dostluk nasıl olacak?

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı