"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

En büyük meslek annelik değil midir?

Ali FERŞADOĞLU
08 Mart 2021, Pazartesi
Resmi bir işlem için memure hemcinsine, “Mesleğiniz nedir hanımefendi?” diye sordu. O da, “Anneyim ve ev hanımıyım!” diye cevap verdi.

“Bunlar meslek değildir bayan, hakiki mesleğiniz yok mu?” 

“Annelik en hakiki, en büyük, en mukaddes meslektir yavrum!” “Nasıl yani?” “Anaokulunda çalışan bir bayanın mesleği nedir?” “Anaokulu öğretmeni!”  

“İşte ben hakiki anaokulu, aile okulu öğretmeniyim! 

“Ben bu seksen sene ömrümde, seksen bin zatlardan ders aldığım halde, kasem ediyorum ki, en esaslı ve sarsılmaz ve her vakit bana dersini tazeler gibi, merhum validemden aldığım telkinat ve mânevî derslerdir ki, o dersler fıtratımda, adeta maddî vücudumda çekirdekler hükmünde yerleşmiş. Sair derslerimin o çekirdekler üzerine bina edildiğini aynen görüyorum.” (Bediüzzaman, Lem’alar, s. 202.) 

“Şimdi düşün memure hanım! Anneniz olmasaydı siz hayatta kalabilir miydiniz?” “Hayır!” “Öyle ise annelikten daha büyük meslek yoktur! Peki, alimler, doktorlar, yöneticiler, padişahları ve diğer meslek sahiplerini doğuran ve yetiştiren anneler değil mi?” “Doğru!”

“İyi de bu resmen kabul edilmeli, aksi halde meslek olmaz” 

“Nasıl olmaz ki, annenin doğurduğu çocuğun bakıcısı meslek sahibi, çocuk bakıcılığı meslek oluyor da onu doğuran, yetiştiren annelik nasıl meslek sayılmıyor! Günümüz medeniyeti sokaklardaki meslekleri özendirerek, ev hanımlığını ve anneliği meslek kabul etmeyerek, ferd, aile ve topluma-özellikle kadına- en büyük zararı vermiyor mu?  

Ve ne yazık ki, dindar iktidar da ferdi, aileyi, toplumu perişan eden ev hanımlığını, anneliği meslek saymayıp, “kariyer ve dış mesleklere” yönlendirerek iğdiş ile perişan ediyor…  

“Mim’siz medeniyet, tâife-i nisâyı yuvalardan uçurmuş, hürmetleri de kırmış, mebzul metâı yapmış. Şer’-i İslâm onları/ Rahmeten dâvet eder eski yuvalarına. Hürmetleri orada; rahatları evlerde, hayat-ı âilede. Temizlik zînetleri;/Haşmetleri hüsn-ü hulk, lûtuf ve cemâli ismet, hüsn-ü kemâli şefkat, eğlencesi evlâdı.” (Bediüzzaman, Sözler, Enstitü/internet, s. 668.) 

Kadın evini özledi, anne yavrusuna hasret! Bırakın kavuşsunlar! 

Okunma Sayısı: 2137
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Mehmet Sezai Aydıngöz.

    17.3.2021 14:34:12

    Çok isabetli tespit.Ancak bu nükteli söyleyişin sahibi olan zatı,asli hüviyeti (Molla Said veya Saidi Nursi) ile ansak.Zira Kuran literatüründe "BEDİİ"sıfatı ancak Allah cc.aittir.Sözlüklerin ve lügatların belirlediği anlam,kuranın önüne geçemez.Vesselam.

  • Ömer

    8.3.2021 11:05:42

    Bediüzzaman hazretlerinin tabiriyle," Sair derslerimin o çekirdekler üzerine bina edildiğini aynen görüyorum" hakikatları bizlerin üzerinden eksitmeyen Şevkat kahramalarını kutluyor, Kudsi maddi manevi içtimai hizmetlerini canı gönülden tebrik ediyoruz.

  • Halil İbrahim KARAHAN

    8.3.2021 05:07:15

    Allah razıolsun hayırlı işlerde sizi devam ettirsi. TEBRİK EDERİM.

  • Mehmet Demir

    8.3.2021 02:01:37

    Kadınlar günü için bundan daha güzel Yazı bana göre yazılmadı tebrikler hocam,kaleminize sağlık

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı