Üstadın yerine canını feda eden, Saff-ı Evvel Nur talebelerinden Hafız Ali Ağabeyi, vefatının sene-i devriyesinde rahmetle anıyoruz.
Bediüzzaman Said Nursî’nin talebelerinden Hafız Ali Ergün Ağabey, hafız ve imamdır. Hayatını iman hakikatleri uğruna feda etmiş bir şehittir. Isparta’nın İslâmköy’ündeki Nur hizmetlerinin inşaasında ve îfâsında son derece önemli bir yere sahip olan Hafız Ali Ağabey hakkında, Üstad Hazretleri “Risale-i Nur’un mühim bir rüknüdür” ifadesini kullanır.
Üstadın bedeline şehit oldu
Hafız Ali 20 Eylül 1943 yılında Bediüzzaman’la birlikte Denizli Cezaevine girer. Cezaevinin Medrese-i Nuriye’ye çevrilmesinde Bediüzzaman’ın en yakınındaki talebesi olmuştur. Aşı bahanesiyle Bediüzzaman’a şiddetli bir zehir enjekte edilmesi ve koğuşun kapısı kilitlenerek ölüme terk edilmesi üzerine, Hafız Ali çok sevdiği Üstadının vefat etmek üzere olduğunu hisseder. İçten ve samimî olarak Allah’a yalvarır: “Ya Rab, Âlem-i İslâm’ın bu zata ihtiyacı var. Onun yerine benim canımı al ve ömrümü ona bağışla.” der. Hafız Ali’nin duası kabul olur, kısa bir zaman sonra birden hastalanır, durumu ağırlaşınca Denizli Devlet Hastanesine kaldırılır.
Bu arada da Bediüzzaman’ın yavaş yavaş iyileşmeye başladığı görülür. Hafız Ali, 17 Mart 1944 Cuma günü 45 yaşında vefat eder. Ölüm sebebi ise hastane kayıtlarına göre zehirlenmedir. Mevkuf olduğu için cenazesini vermemişler, resmî memurlar Denizli Kabristanı’na defnetmişlerdir.
Mekânı Cennet olsun.