"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Hadis; Kur’ân’ın tefsiridir

Ali FERŞADOĞLU
10 Ekim 2020, Cumartesi
Günümüzün dehşetli fitne-fesatlarından birisi, “Hadislere gerek yoktur, bize Kur’ân yeter. Zaten, hadisler çok sonra yazılmıştır” şeklindeki fasit bir iddia ile zihinleri iğdiş etmektir.

Hedef; ilk, en orijinal, en doğru ve en lüzumlu Kur’ân tefsiri olan hadis-i şerifleri, dolayısıyla Peygemberimizi (asm) aradan çıkarmaktır. Ve Kur’ân’ı kendi nefislerince ve keyiflerince yorumlamaktır.  

Evvelâ şunu söyleyelim: Kur’ân, İslâmın temel şartlarından olan Namaz, Zekât, Oruç ve Hac gibi ibadetlerin esaslarını emreder. Ancak, bunların şekil, tarz, miktar, zaman ve mekânlarını teferruatıyla anlatmaz. Onları tefsir ile izah eden ve fiilen gösteren Peygamberimiz (asm) ve Sünnet-i Seniyyesi’dir.  

Hadis ve Sünnet-i Seniyye yoksa, Kur’ân anlaşılamaz. İmanın esasları, İslâmın şartları ve alt başlıkları, ibadet, ahlâk ve ukubat meseleleri bilinemez. Kur’ân’ın nefis terbiyesi ve eğitimi, yeme-içme, giyinme, evlenme, uyuma, ticaret, vs., vs., vs gibi hayatın en ince detaylarına kadar açıklamıştır. Zira, “Din ve şeriat-ı İslâmiyenin sahibi olan Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâm iki cihanın sultanı, şark ve garp ve Endülüs ve Hind birer taht-ı saltanatı olduğundan, din-i İslâmın esâsâtını bizzat kendisi gösterdiği gibi, o dinin teferruatını ve sair ahkâmını, hattâ en cüz’î âdâbını dahi bizzat o getiriyor, o haber veriyor, o emir veriyor. Demek, füruat-ı İslâmiye, değişmeye kabil bir libas hükmünde değil ki, onlar tebdil edilse esas din bâki kalabilsin. Belki, esas-ı dine bir cesettir, lâakal bir cilttir. Onunla imtizaç ve iltiham etmiş; kabil-i tefrik değildir. Onları tebdil etmek, doğrudan doğruya Sahib-i Şeriati inkâr ve tekzip etmek çıkar.” (Bediüzzaman, Mektubat, Enstitü/İnternet, s. 421) 

Diğer taraftan hadis ve sünnetin kâinat kitabının anlaşılmasında da en önemli tefsirlerden birisidir. Kâinat kitabından çıkan fizik, kimya, tıp, biyoloji, jeoloji, astronomi gibi fen ilimlerinin gösterdiği değişmez ve değişmesi ancak mu’cize ile olan kanunların tamamı büyük sünnettir. Küçük sünnet büyük sünnetin keşfedicisidir. Kur’ân, Sünnetullahın örneği ve büyük insan olan kâinat için bir mantık kitabıdır. Bu kâinatın düşünce gücü ise küçük âlem olan nevi beşerdir. (Bediüzzaman, Kızıl İcaz, s. 98 özet) 

Okunma Sayısı: 1157
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı