"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kinaye tabirler yalan sayılmaz!

Ali FERŞADOĞLU
26 Kasım 2021, Cuma
Bir kardeşimiz, “Fakat kinaye veya tariz suretiyle, yani gayr-ı sarih bir kelimeyle söylenilen yalan, kizbden sayılmaz.’ (İşâratü’l-İ’câz, Enstitü/internet, s. 93) ne demektir?” diye sordu.

Risale-i Nur, bütün edebî sanatların kullanıldığı bir edebiyat şaheseridir aynı zamanda. Bu cümlede geçen kelimelerin manalarını verecek açıklamaya çalışalım: 

● Kinaye, “gerçeği mecaz yoluyla dolaylı olarak anlatmak; üstü kapalı, dokunaklı, sitemli söz”, bir sözü hem gerçek hem de mecazi anlamıyla kullanma sanatıdır. “Meselâ: ‘Filânın kılıcının bendi uzundur’ denilse, kılıcı olmazsa da fakat kameti (boyu) uzun olursa, yine hüküm doğrudur, yalan değildir.” (Muhakemat, internet, s. 13) “Bırak onu, burnu büyük adamdan hayır gelmez.” Adamın burnu gerçekten büyük değil, fakat, kibirli olduğu kinaye suretinde söylendi...  

● Tariz: Dokundurma, sitem, iğneleme taşlama sanatı ya da kavramın gerçek ve mecazlı anlamı dışında büsbütün tersini kastetmektir. Terim olarak; bir sözün görünürdeki anlamının tam tersi hedeflenerek kullanılan mecazlı anlatımdır. Kinayedekinden daha keskin hiciv ve eleştiri ihtiva eder. Meselâ, ballandıra ballandıra anlatana, “Bu ne tevazu arkadaşım!” demek gibi. 

Şu uyarı notu da verilir: Tariz ile kinaye karıştırılmamalı. Tariz’de sözün gerçek ya da mecaz anlamda kullanılmasından çok, zıt anlamı önemlidir. Kinayede ise sözün her iki anlamının bir arada kullanılıp kullanılmadığına bakılır. 

● “Gayr-i sarih bir kelimeyle söylenilen yalan, kizbden sayılmaz.”  

Gayr-ı sarih: Açık olmayan söz. Meselâ, “Falanca evde mi?” sorusuna cevap verilmek istenmiyorsa, bulunulan oda veya salon kast edilerek, “Burada yok!” demek gibi.  

Diğer yandan, yalana üç yerde ruhsat verilmesi hususunda âlimler arasında farklı görüş olmakla birlikte, hadis ulemasının ekserisi şu görüşte: Yalanı ve olmayan bir şeyi haber vermek mutlak sûrette yasak. Hadisteki müsaade ise “tevriye” ve “îhâm” yoluyla söylenmesi halindedir.  

● Tevriye: Birkaç mânâsı olan bir kelimeyi kullanan kimsenin en uzak mânâyı kasdederek söylemesidir. Meselâ savaş esnasında düşman askerine “Kralınız öldü” denilirken, bununla düşmanın daha önceki krallarından birisi kast edilmesi gibi. Veya, gönülleri almak için bir şey vaâd eden, “İnşallah-Allah dilerse” gibi bir ifade kullanır da söz verdiği şeyi yapmazsa yalan söylemiş olmaz. Çünkü, bu vaâd geleceğe yöneliktir ve henüz gelmemiştir! Keza, dargınların arasını bulmak için, “falan adam senin için duâ ediyor” dese ve bununla o adamın “Allah’ım, bütün Müslümanları affet” veya, tahiyattaki, “Ey bizim Rabbimiz! Beni, anamı ve babamı ve bütün mü’minleri hesap gününde bağışla.” (İbrahim Sûresi, 41) diye okunan duâyı kast ederek söylese yalan söylemiş olmaz!  

Okunma Sayısı: 856
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı