"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Önce iç barış gerekmiyor mu?

Ali FERŞADOĞLU
09 Haziran 2021, Çarşamba
Hepimizin ve hemen hemen her ferdin aradığı şey huzur, mutluluk, barış ve refah içinde yaşayacağı bir dünyadır.

Bu insanlığın aradığı ortak paydadır. Huzur, mutluluk ve refah, barış ortamında sağlanır. Barışı esas almayan yaklaşımlar çözüm getiremez, menfaat çatışmaları ve savaşları engellemez. 

Barış, Selâm esmasına dayanır. Allah (cc), Selâm’dır. Yani kullarını tehlikelerden sâlim kılan, mahlûkatına esenlik ve selâmet verendir. “O Allah ki, Kendisinden başka İlâh yoktur. Melik’tir, Kuddûs’tür, Selâm’dır.” (Haşr Sûresi: 23)   
İslâm kelimesi, “emniyet, teslimiyet ve barış” anlamındadır. Ve, “Şeriat-ı garra zemine nüzûl etti; ta ki, zeminin yüzünü temiz ve insanın yüzünü ak etsin, şu insaniyetten siyah lekesini izale etsin; hem de, izale etti” ve emniyet ile barışı getirdi. (Bediüzzaman, Münâzarât, s. 37) 

Yeryüzünü bir mescid, Mekke’yi bir mihrab, Medine’yi bir minber, mü’mini ise, bir zakir yaptı. Müslümanları, başta nefisleri, yakınları ile en güzel şekilde cihad etmeyi, yâni kendilerini ıslâh edip mükemmel bir ahlâk kazanmayı tavsiye etti.  

İnsanda muhabbet, şefkat, fazilet gibi müsbet/olumlu ve hased, inat, adavet, gibi menfi/olumsuz duygular var. Müsbet duygular “vasat/denge”de, menfi/olumsuzları yerli yerinde ve ölçüsünde kullanılmazsa içbarış duygusal barış bozulur.  

O zaman sağlıklı bir iletişimle kalpten kalbe yol bulmalı. Bunun pek çok yolu var:  “Sevgi, merhamet, hürmet, saygı, tevazu, selâmlaşmak, nezaket, güzel davranış, cömertlik, iyilik, bağışlamak, iltifat, vs., vs.”  

Bu hasletler ihlâs sırrıyla ile bütünleşerek ferdî ve içtimaî (bireysel ve toplumsal) maddî-manevî hayata değer katar. Bunların da sonucu barıştır. Barış, emniyet/güven ortamı sağlar. O zaman bütün olumlu hasletler, duygular yeşerir. Duygusal, iç barışı sağlayamayan, kardeşleri, ailesi ve toplumla barışık yaşayamaz. Şu halde gerçek barış, huzur, emniyet ve mutluluk, iç barıştan geçer. Bu da, “marifetü’n-nefs/nefis terbiyesi” ile gerçekleşir.  

Kur’ân ve Sünnet-i Seniyye nefis terbiyesinin bütün esaslarını taşır. Risale-i Nur da, muhteşem bir tefsir olarak bütün duygu ve haslatlerimizin çıkış noktalarını, ölçü, prensip ve formüllerini ortaya koyduğundan muazzam bir nefis terbiyesi ve barış kitabıdır.  

Okunma Sayısı: 931
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Oğuz Yiğiter

    9.6.2021 09:00:36

    Allah razı olsun Ferşadoğlu Hocam. En temel ihtiyaçlarımızdan biri; selm ve müsâlemet, barış huzur içinde yaşama arzusu. Müsbet hareket, şefkat ve muhabbetle nezîhâne, nazikâne ve kavl-i leyyinle müdâvele-i efkâr, hava gibi hissedilip,ancak mahviyyet ve tevazudan görülmek istemeyen bir ihlas şuuru ile hareket eden maneviyat fedailerine bugün ne kadar ihtiyacımız var. Makaleniz bu mânâları hatırlattı. İnşallah şu siyasal islam belası bunca acı tecrübeden sonra izale olur, toz duman dağılır da, bu manevî hizmet erlerinin gayretlerine nazar-ı dikkat celbolur... Tebrikler,dualar...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı