"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Emanette emin olmak

Bilal Bozkurt
19 Ekim 2023, Perşembe
Sual: Madem her şey elimizden çıkacak, fânî olup kaybolacak. Acaba bâkiye tebdil edip ibka etmenin çaresi yok mu?

Elcevap: Elbette var… Nefis ve malımız, ömrümüz, gençliğimiz, ailemiz, çok sevdiğimiz eşyalarımız… Listeyi sıralayıp uzatabiliriz. Hakikat-i halde bize ait olmadıkları gibi emaneten bize tevdi edilen manalar bütün bu sıralanan gerçekler. İnsan başıboş bırakılan bir varlık değil, her ânı muhasebe altında olup her amelinden mutlak surette sual edilecek. Namazlarımız da bize emanet, tıpkı canımız gibi.

“Kıyamet gününde kulun hesaba çekileceği ilk ameli onun namazıdır.”1 Mü’min olma şerefiyle bizleri nasiplendiren Rabbimiz, Efendimiz vesilesiyle bizlere hakkı tavsiye ediyor. Kâinatın en azam hakikatlerinin başında ise şüphesiz namaz geliyor.

Nefis ve malımız da emanet

Nefsi rıza-i İlâhî yolunda yormak, çalıştırmak, terbiye etmek iktiza eder. Böylece nefsin şerrinden emin olup, mana-yı hakikî ile nefsi taşımız olacağız. Rabb-i Rahîm bazısını mal-mülk zenginlik vererek imtihan eder, bazen de yoklukla imtihan eder. “Her şey helâk olup gidicidir, Ona bakan yüzü müstesnâ.”2 Bu ayet ışığında anlıyoruz ki elimizde avucumuzda, banka hesaplarımızdaki meblağlar, kapımız önünde duran araçlarımız, ikamet ettiğimiz evlerimiz ve dahi kâinattaki her şey “devamsız”.

Ancak Rabbe bakan yüzleri bâkîdir. Verilen her nimet “emanet” olarak verilmiştir. Öyleyse emanette emin olmak istiyorsak, her nimete Rabbimizin ikramı nazarıyla bakmalı ve Onun yolunda kullanmalıyız. Zaten her gün müşahede ediyoruz ki dünyaya ait olarak bize verilenler kabre kadar bizimle, kabrin öbür tarafında esassızdır.

Ömür sermayemiz gidiyor, insan dünyaya gönderilme gayesini unutabiliyor ki bu çok acı…

Rabb-i Rahim’in bize verdiği bu emanetin şeref ve kıymeti, mes’uliyeti o kadar büyüktür ki ancak hakikî şuur sahibi olanlar bu emanete hakkıyla riayet edebilir.

“Evet, hüdâ-yı Kur’ânî böyle insana hitaben der: Ey insan! Senin elinde olan hayatın ve vücudun ve nefsin ve malın emanettir. Onlar, her şeye kadîr ve her şeye alîm bir Mâlik-i Kerîmin mülküdür. O Mâlik-i Kerîm ve Rahîm, kemâl-i kereminden, sende emanet olan kendi mülkünü senden satın almak istiyor. Ta senin için muhafaza etsin. Senin elinde beyhude zâyi olmasın. Sonunda, sana büyük fayda versin. Sen bir memursun, asker gibi muvazzafsın. Öyleyse, Onun namıyla çalış, Onun hesabıyla sa’y et. Muhtaç olduğun bütün şeyleri sana bahşeden ve rızkını veren, muktedir olmadığın şeylerden seni hıfzeden Odur. Senin gaye-i hayatın, Mâbudun tecelliyatına ve esmâ ve şuûnâtına mazhariyettir.”3

Geçip gidecek olan, emaneten verilen gençliğimiz durmuyor, gidiyor. Başımıza hem dünyada hem kabirde hem ahirette bela ve musibetler getirmemesi için itaat ve iffetle emanete azamî gayret etmek zorundayız. Böylelikle gençliğimiz sönüp gidecek değil, bilakis bâkî bir hâl ve ebedî gençlik vasfına nail olacaktır…

(Genç Yorum, Eylül 2023 sayısından kısaltılarak alınmıştır.)

Dipnotlar:

1) Nesaî, Muharebe 2.

2) Kasas Suresi, 28/88.

3) Nurun ilk Kapısı

Okunma Sayısı: 1014
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı