"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bediüzzaman’ın gençleri

Bilal Said PARLAKOĞLU
03 Haziran 2024, Pazartesi
Bediüzzaman Said Nursi, bir asra yaklaşan ömrü Anadolu’nun bağrına ektiği Risale-i Nur tohumları ile ebediyete mazhar olmuş bir mübarek Üstad. Her insanın bir çocukluğu, bir gençliği, bir ihtiyarlığı var.

Her insan hayatında bu duraklara uğrayarak kabir ve berzaha doğru ebediyet yolculuğuna devam etmekte. Her insan gibi Bediüzzaman Said Nursi de bu hayat safhalarından geçmiş, fakat ömrünü Kur’an ve İman davasına adayan bir insan olarak gençliğini de, çocukluğunu da, ihtiyarlığını da tohum misali vatan toprağında çürütmeye feda etmiş. Bu kudsi fedakârlığın neticesinde vatanın bağrında filizlenen Risale-i Nur, Anadolu’nun sinesine öylesine yerleşmiş ve kökleşmiş bir ağaç ki, Kur’an-ı Kerim’den aldığı ilham ile en şiddetli fırtınalara, en dehşetli sellere, en amansız yangınlara karşı dayanmış ve kıyamete kadar da dayanmaya devam edecek olan koca bir çınar.

Her ağaç; çekirdeğindeki programı taşır içinde ve ona göre büyür, gelişir, meyve verir. Her ağaç gibi Risale-i Nur

da azizmüellifinin hayatının programıyla büyümüş gelişmiş ve meyve vermiş. Her yaştan ve memleketin her tarafından milyonlarca asayiş bekçisi, hakikat aşığı, Kur’an hadimi Nur talebeleri olmuş bu mübarek ağacın meyveleri. Her biri üstadından ve Risale-i Nur’dan aldığı ders ile azami fedakarlık düsturunu rehber edinmiş kendilerine. Her biri tereddüt etmeden ömürlerinin en heyecanlı, en meraklı ve en fırtınalı dönemi olan gençlik dönemlerini bu hakikat yolunda feda etmiş.

Öyle ya bir başkadır gençliğini feda etmek, daha bir zordur insanın dünyasında. Çocukluk fıtri şuurla, ihtiyarlık

da teslimi birşuurla geçer. Gençlik ise kasti ve ciddi bir şuur ister fedakarlık noktasında. Çünkü gençlik, karanlığıdır ömrün, nurani aydınlık zannedilen ve ancak ihtiyarlık sabahıyla karanlığı anlaşılan bir devirdir. Bir uykudur gençlik, insanın tam uyandım zannettiği anda daha derin

bir uykuya daldığını fark edemediği bir dönemdir. Alem-i ervahtan ebediyete giden o aşırı hızlı trende insanın dikenli meyveleri toplamaya çalıştığı ve elleri kolları ayrılıkların acısıyla yaralanıp kanamasına rağmen insanın ne yaptığının farkına geç vardığı bir dönemdir gençlik. Gençlik vefasız bir sevgili, insanı ardına bakmadan bırakıp giden bir yalancı yaz mevsimidir ömrün. Gençlikte fedakârlık şuuruna ulaşmak için kafa fenerini kırmak ve gençliğin karanlığından teslimiyetin aydınlığına çıkmak gerekir. Fedakârlık şuuruna ulaşmak için gözlerimizi hakikate açıp gençliğin derin uykusundan zamanın acımasızlığı uyandırmadan uyanmak gerekir. Fedakarlık şuuruna ulaşmak için hızlıca kaybolup giden ve bizi her halükarda terk edecek olan varlıklar alemini terk etmek, çıktığımız yolculuğun nereye gittiğinin farkına varmak gerekir. Fedakârlık şuuruna ulaşmak için, gençlik denen vefasız sevgili günahlarını boynumuza takıp bizi terk etmeden bizim onu terk etmemiz gerekir.

Velhasıl; zordur genç olmak; zordur gençlikte uyanmak ve zordur gençliği iman ve Kur’an davası yolunda feda edebilme şuuruna erişmek. Bediüzzaman’ın gençleri işte bu fedakarlığı, bu zorlukları ruhlarındaki bir iştiyakın şevkiyle aşabilmiş ve Nur’un fedaisi, pervanesi olmuş gençler.

Zübeyirler, Hüsrevler, Hafız Aliler, Hulusiler, Ceylanlar ve daha niceleri. Daima gençler Bediüzzaman’ın yanında ve daima gençler Nurun hizmetinde. Bediüzzaman’ın iman ve Kur’an davasına feda ettiği gençliğine bedel hediye edilmiş gibi sanki her biri ve her biri o kudsi Risale-i Nur’un programını taşıyor içinde ve Nur yanıyor her birinin sinesinde. Her zamanda ve her zeminde büyük bir dershane Anadolu; gençler o ders meclisinde; halka halinde; kulaklarını, gözlerini, vicdanlarını açmış dinliyorlar “Üstadımız ne tavsiye ediyor?” diye.

İşte zamanları aşan davudi sesiyle ve nefesiyle Risale-i Nur kürsüsünde Üstadları haykırıyor gençlere; “Sizdeki gençlik katiyen gidecek” diye. Sadakte Üstadım sadakte!

Öyle ise feda edelimbu karanlık gençliği ebedisaadete. Feda edelim bu vefasız sevgiliyi ebedi sevgilinin emrinde. Feda edelim gençliğimizi, daha nice gençlerin imanları ve ebedi hayatları kurtulsun diye. Kıymetini bilelim gençliğimizin ebedi hayatımız ölmesin diye. Sadakte Üstadım Sadakte!

(Yeni Asya, Fidanlık eki, Mart-Nisan 2024)

Okunma Sayısı: 1240
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • I. Seyda

    3.6.2024 21:58:11

    Yazarımızı tebrik ediyoruz. Başka yazilar da beklediğimizi ifade etmeliyim.

  • Cahit özpınar

    3.6.2024 00:47:08

    Yazınız çok iyi. Akıcı. Tebrik ederim.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı