"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Âfette “partizanlık” felâketi

Cevher İLHAN
27 Ocak 2022, Perşembe
“Cumhurbaşkanı’nın tâlimatı”yla hükûmetin günlerce söndüremediği orman yangınlarındaki gibi İstanbul’daki son kar ve tipide de basit politik hesaplı çirkin siyasetle partizanlığa tevessül ediliyor.

Öncelikle Cumhurbaşkanı’nın tâlimatıyla İstanbul’a giden bakanlarla valinin açıklamasına Büyükşehir Belediye Başkanı’nın çağrılmayıp dışlanması; valilikten bakanlıklara, AFAD’dan Karayolları ve Kızılay’a bütün kurumlar tek tek sayılırken İBB’den tek kelime söz edilmemesi bu âfetin de ne denli basit politik oyunlara âlet edilmek istendiğini ele veriyor. 

Belli ki inadına tekrarlatıp 800 bin oy farkıyla kaybettikleri 23 Haziran İstanbul seçimlerini hazmedemeyen iktidardakiler, siyasi güç zehirlenmesiyle, düşmanın düşmana yardım elini uzattığı felâkette bile Türkiye’nin en büyük belediyesi ile işbirliği ve koordinasyona yanaşmıyor. 

Başta Kuzey Marmara Otoyolu olmak üzere TEM ve D-100’ün kardan kapanmasına, kara saplanan araçların günlerce kurtarılmamasına bakmadan; sözkonusu yolları açamadıkları için İstanbul Havaalanına inemeyen bakanların, “tek kişilik yönetim”in özel olarak kullandığı Yeşilköy Havaalanı’ndan İstanbul’a ulaşmaları aslında her şeyi açıklıyor. 

SİYASİ HINÇ O DENLİ DEHŞETLİ Kİ… 

Görünen o ki çeyrek asır boyunca İstanbul’u yönettiği halde sel, deprem, tipi ve benzeri âfetler için hiçbir tedbir almayan AKP’li belediyelere en ufak bir eleştiride bulunmayan “iktidar beslemesi yandaş medya yorumcuları”, “millet ittifakı” belediyelerinin peşine düşmüş; itibarsızlaştırmak için. 

Çarpıcı olan, iktidar partisinin il başkanı ile paralı trollerinin Ulaştırma Bakanlığı’nın açmakla sorumlu olduğu otoyollardan ve karayollarından sarfı nazar edip, 7 bin 500 personel, iki bine yakın araçla yoğun kar yağışı ve tipi ile mücadele eden İBB’yi âdeta yok saymaları. 

İBB’nin “iktidar cephesi”nce “hedef” yapılıp tam bir karalama kampanyasıyla yıpratılmaya kalkışılması. 

Anayasa ve Büyükşehir yasasına aykırı olarak “millet ittifakı”na mensup belediyelerin salgında dahi vatandaşlara yardım yapmasını “yasaklayan”, hastanelerini ve aşevlerini kapatan, hesaplarını bloke eden “tek kişilik yönetim”in son âfeti de “siyasileştirme”ye yeltenmesi.

Siyasi kutuplaştırma o derece derinleştirilmiş ki, bütün çağrılara rağmen AFAD, yoğun tipide dahi Büyükşehir’le ve AKOM’la eşgüdümü tam bir sorumsuzlukla reddediyor. 

“GÖZÜNDEKİ MERTEĞİ GÖRMÜYOR”

Özetle, sırf siyasi rakiplerini kötülemek hesâbına Karayolları’nın yetki alanındaki yollar dahi medyatik saptırmalarla İBB’nin “sorumluluğunda imiş” gibi gösteriliyor. İktidardakiler, yaman çelişkili çifte standartlarla, sahte mizansen ve uydurmalarla siyasi rakiplerini “suçluyor.” 

Evvela her haliyle sırıtan çürük propagandayla günlerce merkezi hükûmetin kontrolündeki otoyolların, il ve karayollarının açılmamasıyla, Türkiye’nin iki büyük kentinin yolunun kapanmasına, kapanan yollar açılamadığından binlerce vatandaşın mahsur kalmasına, başta sebze - meyve tedâriki yapan kamyon ve TIR’larla yüzlerce aracın İstanbul’a girişine izin verilmemesine bakmadan.

Ve “birileri”nin helikopterle havadan seyredip “burada yapılsın” tâlimatını verdiği, daha baştan bilim adamlarının çevre açısından yerinin aşırı sert rüzgâr ve hava hareketlerine açık olmasıyla uygun olmadığı ikazlarına rağmen inadına dayatılan, “yandaş müteahhitler”e dolar garantili ihalelerle peşkeş çekilen muhataralı havaalanının kar ve tipide pistlerin işlemez hale gelmesiyle, uçuşların tümüyle iptaliyle, günlerce uçakların inememesiyle ıskartaya çıkarılmasından en ufak bir hicap duymadan.

“Tek kişilik rejim”in övgü anıtlarının başında gelen, Cumhurbaşkanı’nın “yüz akımız” dediği, “Avrupa’nın en büyük havaalanı” diye lanse edilen havaalanına ulaşımın kesilmesiyle mahsur kalan on binlerce yolcunun perişan olması fecaatiyle “Türkiye’nin yüz karası” haline geldiğini görmeden…

Kısacası, başkasının gözündeki çöpü görürken kendi gözündeki merteği görmezden gelen “iktidar cephesi”, gelecek seçimleri de kaybetme paniğiyle canhıraş çırpınıyor ama nâfile. 

Zira medyatik yanıltmalarla, siyasi saptırmalarla, manipülasyonlarla, dezenformasyonlarla, uyduruk demagojilerle, algı operasyonlarıyla gerçeklerin çarpıtılması artık kâr etmiyor. 

Okunma Sayısı: 1363
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Abdullah Negünekaldım

    27.1.2022 09:07:08

    Dindar görünüşlü AKP ye bu duruş bu görüş bu nefret yakışmıyor İslam'a bu mütedeyyin insanlara zarar veriyor çok açık ve net söylüyorum yapılan beton yığınları , otoyolları şehir hastaneleri beni fazla ilgilendirmiyor ama AKP çok belirgin şekilde yaptığı kendinden olmayanlara adeta hayat hakkı tanımama siyasetine kahroluyorum nedir bu kin nedir bu nefret bakanlar İstanbul da afet açıklaması yapıyor belediye başkanını çağırıyor onu millet seçmesini Millet size oy verince iyide vermeyince kötümü şu üç günlük dünyada nefret siyasetinden vazgeçin inan veya öyle görünen siyasetçilere yakışmıyor.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı