Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Taraf Devletler Meclisi (ASP), Başsavcı Kerim Han’ın görevden alındığını açıkladı.
İngiltere, "Netanyahu'nun tutuklanması emri" sebebiyle UCM'yi tehdit etti
İsrail ve ABD, dünya adalet sistemi için en ciddi tehdit!
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Taraf Devletler Meclisi (ASP), cinsel taciz soruşturması kapsamında geçici olarak görevden uzaklaştırılan Başsavcı Kerim Han hakkındaki nihaî kararını açıkladı. Birleşmiş Milletler’in (BM) New York’taki genel merkezinde düzenlenen özel oturumda yapılan oylamada Kerim Han, “ciddi suistimal ve görev ihlâli” gerekçeleriyle görevinden azledildi.
Oylamada çoğunluk sağlandı
125 üye ülkenin 110’unun katılımıyla gerçekleştirilen gizli oylamada, azil kararı 82 ülkenin “evet” oyuyla kabul edilerek gerekli mutlak çoğunluğa ulaşıldı. Oylamada 13 ülke karara karşı çıkarken, 15 ülke ise çekimser oy kullandı. UCM’den kararın ardından yapılan açıklamada, sürecin mahremiyetine saygı gösterilmesi çağrısı tekrarlanırken; Savcılık Ofisi yönetiminin geçici olarak başsavcı yardımcıları tarafından yürütüleceği ve mahkemenin adalet misyonuna kesintisiz devam edeceği bildirildi.

Avukatlarından “savunma hakkı tanınmadı” tepkisi
Oylamanın ardından açıklama yapan Kerim Han’ın avukatları, süreç boyunca kendilerine savunma ve akreditasyon hakkı tanınmadığını belirtti. Savunma tarafı, yürütülen sürecin hukuka aykırı, usul yönünden adil olmayan ve somut delillerle desteklenmeyen bir şekilde tamamlandığını iddia etti.
Ne olmuştu?
Şubat 2021’de UCM Başsavcılığına seçilen Kerim Han, 16 Haziran 2021’de yemin ederek mahkemenin üçüncü başsavcısı olarak göreve başlamıştı. Kerim Han, Mayıs 2024’te İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında tutuklama emri talep etmiş, bu gelişmenin ardından makamında görev yapan bir çalışanın cinsel taciz suçlamalarıyla karşı karşıya kalmıştı. Hakkındaki iddiaları reddeden Han, Mayıs 2025’te kendi isteğiyle izne ayrılmış ve 8 Haziran’da görevden uzaklaştırılmıştı. Han’ın hukuk ekibi ise soruşturma sürecinin usule aykırı yürütüldüğünü ve iddiaların somut delillere dayanmadığını savunmuştu.