"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Eskişehir’de 4 gün

19 Kasım 2019, Salı
Eskişehir, tarihte önemli yolların kavşak noktasında kaplıcaları ile ünlü, ticaret ile zenginliğe kavuşmuş bir şehir olarak geçer. Bediüzzaman Said Nursî, 120 talebesiyle birlikte 1934 yılında Isparta'dan buraya sürgün gönderilmiş.

GEZİ: SİMYA ASLAN

Üstad Hazretleri’nin 120 talebesiyle birlikte ilk defa 1934 yılında Isparta’dan götürüldüğü Eskişehir’i 4 günlüğüne görmek nasip oldu. Diğer mahkemelerde olduğu gibi Eskişehir Ağır Ceza Mahkemesi’nde de mahkum edilecek bir suça rastlanmadığı halde Üstad’a 11 ay hapis cezası verilmiş. Üstad Bediüzzaman, bu yersiz karara itiraz etmiş ve bu cezanın ya at hırsızına ya da kız kaçırıcısına lâyık olduğunu söyleyerek idamını yahut beraatini ısrarla istemiş.

Eskişehir, kaynaklarda önemli yolların kavşak noktasında kaplıcaları ile ünlü, ticaret ile zenginliğe kavuşmuş bir Frig şehri olarak geçer. Ayrıca Kurtuluş Savaşı’nın beş önemli meydan muharebesinin üçü Eskişehir’de geçmiş.

Eskişehir Tren Garı’ndan tramvayla konaklayacağımız yere giderken bir Cumhuriyet Bayramı’nda Üstad Hazretleri’ni ağlatan, Gençlik Rehberi’nde izahı bulunan ibretli hadisenin yaşandığı lisenin önünden geçiyoruz. Gözlerimiz hemen karşısında Eskişehir Hapishanesi’ni arıyor. Ancak Eskişehirli kardeşimizden hapishanenin çoktan yıkıldığını öğreniyoruz.

Genç ve dinamik nüfusa sahip olan Eskişehir’de adım başı bir heykele rastlamak söz konusu. Çekirdek çitleyen eşek heykeli, dedikoducu kadınlar heykeli, sokak sanatçıları heykeli ve daha bir çoğu... Heykellerle bezenen yollardan geçip ilk olarak Porsuk Çayı etrafında Adalar denilen bölgeyi geziyoruz. Sakarya Irmağı’nın en uzun kolu olan Porsuk Çayı, şehri ortadan ikiye ayırmasıyla ve üzerinde gezinen gondollarıyla Eskişehir’e bir Venedik havası veriyor.

Ulaşım kolay ve gidilecek yerler birbirine yakın olduğu için yürürken kendimizi Odunpazarı’nda buluyoruz. Bir rivayete göre buraya ilk gelenler, kendilerine yerleşmek için uygun bölgeyi seçebilmek adına Porsuk Nehri’nin etrafında değişik yerlere koyun akciğeri ve karaciğeri asmışlar. Çürümeden en uzun süre dayanan ciğerin olduğu yeri seçmekmiş amaç. Yerleşim için belirlenen ilk en uygun bölge, günümüz Odunpazarı mevkii olmuş. Odunpazarı’nda ilk olarak Üstad Hazretleri’nin Eskişehir Hapishanesi’nde mahkum olmasına rağmen bir cuma günü keramet ile çıkıp namaz kılarken görüldüğü Akcami’de vakit namazını kılıp yola devam ediyoruz.

Odunpazarı sokaklarında gezerken lüle taşını yontan bir esnafa rastlıyoruz. Beyaz altın olarak adlandırılan lüle taşı, Eskişehir’in en önemli değerlerinden biri. Tebeşire benzeyen bu taş, oldukça hafif ve yumuşak olduğu için kolayca şekil verilebiliyor. Havayla temas edince sertleşen lüle taşı, genellikle dekoratif eşya yapımında kullanılıyor. Eskişehir’de heykeller ve lüle taşları kadar yoğun bulunan bir de çibörekçiler var. Özellikle belirtiyorlar, çiğbörek değil, çibörek... Bir çibörek ustasından öğrendiğimize göre aslı ‘şu börek’ imiş. Uzun yıllar yanlış anlaşılmayla ‘çibörek’ olmuş. Çiğlikle bir alakası yok yani. Yufkadan yapılan kıymalı ve oldukça yağlı olan bu börek Kırım Türkleri’nin geleneksel yemeğiymiş.

Eskişehir’i görüp de orada yaşamak istememek mümkün değil. Şehir planlaması, çevrenin temizliği, ulaşımının kolay olması cezbedici özelliklerinden bazıları. Bir diğer güzelliği ise Türkiye’nin en büyük parklarından biri olan Sazova Bilim Sanat ve Kültür Parkı. Parkın içinde Masal Şatosu, Korsan Gemisi, Hayvanat Bahçesi, Sualtı Dünyası, Japon Bahçesi, Uzay Evi, Bilim Merkezi, Minyatürk, Gölet ve benzeri aktivite alanları mevcut. Büyük ve dikkat çekici bir park olması nedeniyle yaklaşık 3 saatimizi Sazova Parkı’nı gezmeye ayırıyoruz. 

Sazova’dan sonra sonbaharı tüm güzelliğiyle gözler önüne seren, Eskişehir halkının şehrin gürültüsünden uzaklaşmak için seçtikleri mekân olan Karabayır Bağları’na doğru yürüyoruz. Yolda karşılaştığımız yaşlı teyzenin dua ve selamını alarak bir hatıra fotoğrafı çekiliyoruz. Dökülmüş yaprakların süslediği, rüzgârlı ve uzun bir yolda yürüyerek Eskişehir’i tepeden seyrediyoruz. Ellerimizde fotoğraflar, hatırlarımızda güzel karelerle ve tekrardan bu şehire gelebilme temennisiyle Eskişehir’e veda ediyoruz.

Okunma Sayısı: 1221
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı