Ali Bulaç, “Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana cemaat ve tarikatlar sivildi. Devletten uzaktılar. AKP iktidarı ile belediye ve merkezden gelen bütçelerden beslenmeye başlayınca bu özelliklerini kaybettiler” diye konuştu.
Bulaç, bu dönemde cemaatlerin çoğunun kendilerini devletleştirdiğini ve sivil devlet kuruluşu haline geldiğini söyledi. Aynı süreçte dindar entelektüellerin de devlet memurlarına dönüştüklerini ifade eden Bulaç, “Bu, Çanakkale Savaşından sonra Türkiye’deki İslamcılığın başına gelen en büyük ikinci felakettir” şeklinde konuştu.
‘Dindar aydınlar’ devlet memuru oldu
Zaman Gazetesi yazarı Ali Bulaç, AKP iktidarında ‘Müslüman entelektüellerin’ devlet memuru olduklarını belirterek, bu durumun Çanakkale Savaşı’ndan sonra Türkiye’deki İslâmcılığın başına gelen en büyük ikinci felaket olduğunu söyledi. İstanbul’da Turkish Review ve Hira dergilerinin ortaklaşa düzenlediği Türk-Arap Entelektüeller Forumu’nda konuşan Ali Bulaç, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan bu yana cemaatler ve tarikatlerin sivil olduğunu, devletten uzak durduğunu, hatta devletin bizzat onları sistemin kenarına ittiğini belirterek, bu durumun onlara büyük bir dinamizm kazandırdığı belirtti. AKP iktidarı döneminde ise neredeyse tüm cemaat ve tarikatlerin belediye ve merkezlerden gelen bütçeyle beslenmeye başladığını ifade eden Bulaç, bu şekilde bazı cemaatlerin kendilerini devletleştirdiğini ve sivil devlet kuruluşları haline geldiklerini söyledi. Bulaç, Gülen hareketini bu değerlendirmenin dışında tuttu.