"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İnsanlar düşüncesini söylemeye çekiniyor

30 Mayıs 2020, Cumartesi
DENGE VE DENETLEME AĞI , 10 YILDA TÜRKİYE'DEKİ DEMOKRASİ TALEBİNİN NASIL DEĞİŞTİĞİNİ İNCELEDİĞİ, “TÜRKİYE'DE DEMOKRASİ TALEBİ RAPORU”NU AÇIKLADI. RAPORDA YARGININ SİYASALLAŞTIĞI, VATANDAŞIN FİKRİNİ AÇIKLAMAKTAN ÇEKİNDİĞİ BELİRTİLDİ.

FİKRİNİ SÖYLEYEN CEZALANDIRILIYOR

Rapora göre, “Toplumun yarısı kendin-den farklı siyasî görüşü olan biriyle tartışmamak için sessiz kaldığını belirtiyor; üçte biri devlet istediği kişiyi sebepsizce, keyfî gerekçeyle tutukladığı için fikrini kendine saklıyor.”

YARGI SİYASALLAŞTI

TOPLUMUN yarıya yakını temel hak ve hürriyetlerinin ellerinden alındığını düşünürken, yarısından fazlası yargının siyasallaştığına inanıyor. İktidarların savcı ve hâkimlere baskı yaptığına inananların oranı giderek artıyor.

ANAYASADA ÖNCELİK ADALET OLMALI

Vatandaşların yeni ve sivil bir anayasa talebinde, “adalet, eşitlik ve özgürlük” beklentisi öne çıkıyor. Görüşülen kişilerin yüzde 51’i “Anayasa halkın görüşleri alınarak ve değerlendirilerek Meclis’te yapılmalıdır” diyor.

MEDYAYA GÜVEN AZALDI

2010 yılından bu yana gazete ve televizyonları kapsayan “geleneksel medya”ya hem ilgi, hem de güvenin azaldığı ortaya kondu. Gazeteleri okumama oranı son yıllarda yüzde 75'lere çıktı. Tv’lerde haber programlarının takibi azaldı.

***

İnsanlar düşüncelerini söylemekten çekiniyor

DDA’nın “Türkiye’de Demokrasi Talebi Raporu”na göre insanların üçte biri devlet istediği kişiyi sebepsizce, keyfi gerekçeyle tutukladığı için fikrini kendine saklıyor.

Sivil toplum platformu Denge ve Denetleme Ağı (DDA), 10 yılda Türkiye’deki demokrasi talebinin nasıl değiştiğini incelediği, “Türkiye’de Demokrasi Talebi Raporu”nu açıkladı. Rapora göre toplumun çoğunluğu, yargının bağımsızlığını yitirdiğini ve siyasallaştığını düşünüyor. Raporda öne çıkan değerlendirme ve sonuçlar şöyle: Vatandaşların anayasada “adalet, eşitlik ve özgürlük” beklentisi öne çıkarken, anayasa konusundaki beklentilerine ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Buna göre anayasada “adalet, eşitlik ve özgürlük beklentisi, “devletin bekası” beklentisinin üzerinde yer alıyor. Görüşülen kişilerin yüzde 51’i “anayasa halkın görüşleri alınarak ve değerlendirilerek Meclis’te yapılmalıdır” diyor.

Yüzde 61: Yargı siyasallaştı 

Her 10 kişiden en az 9’u adaleti, “herkesin dini, kökeni, cinsiyeti, fikri, dili, rengi ne olursa olsun eşit olması” diye tanımlıyor. Ama aynı zamanda 5 kişiden biri, adaletin “güçlülerin kendi haklı çıkarma yolu” olarak kullanıldığı görüşünde. Bu da toplumun bir kesiminde yargı önünde eşitlik ilkesine inancın sarsıldığı şeklinde yorumlanıyor. Mahkemeye yolu düşen 10 kişiden 3’ü, hukuk sistemine güveninin azaldığını belirtiyor. Toplumun yarısından fazlası yargının siyasallaştığına inanıyor. İktidarların savcı ve hakimlere baskı yaptığına inananların oranı giderek artıyor. 100 kişiden 61’i yargının tamamen siyasallaştığı görüşünde. Raporda, halkın neredeyse yarısının mahkemelerin adil karar veremeyeceği düşüncesinde olduğu belirtilerek, adalet ve hukukun üstünlüğünün uygulamada tam karşılık bulmadığı da ifade ediliyor. Her 5 kişiden 2’si, farklı nedenlerden dolayı ayrımcılığa uğradığını ve yine her 5 kişiden 2’si kendisini ikinci sınıf vatandaş gibi hissettiğini belirtiyor.

‘Hak ve özgürlükler elimizden alınıyor’

Rapora göre, “ifade özgürlüğü konusunda ilke düzeyinde dahi toplumun hukukun üstünlüğüne ve eşit vatandaşlığa olduğu kadar açık olduğu ve ifade özgürlüğü kavramını doğru anladığı veya benimsediği tespitini yapmak pek mümkün görünmüyor.” Toplumun en az yarısı “bir genel ahlak söz konusu olduğunda”, “terör ve suçla mücadele için temel hak ve özgürlüklerin kısıtlanabileceğine” inanıyor. Toplumun yarıya yakını temel hak ve özgürlüklerinin ellerinden alındığını düşünüyor; yine neredeyse yarısı kendinden farklı siyasi görüşü olan biriyle tartışmamak için sessiz kaldığını belirtiyor; üçte biri devlet istediği kişiyi sebepsizce, keyfi gerekçeyle tutukladığı için fikrini kendine saklıyor. Ancak toplumun üçte biri kendini özgürce ifade edebildiğini belirtebiliyor.

Geleneksel medyaya ilgi ve güven azaldı

BBC Türkçe’nin haberine göre son 10 yılda medyada yaşanan dönüşümlerin ve toplumun medyaya bakış açısının da ele alındığı rapora göre 2010 yılında bu yana gazete ve televizyonları kapsayan “geleneksel medya”ya hem ilgi hem de güven azaldı. Gazeteleri okumama oranı son yıllarda yüzde 75’lere çıktı. Diğer yandan neredeyse herkes haber kaynağı olarak bir televizyon kanalının adını söylerken, haber izlemediğini ve haberleri televizyondan almadığını söyleyenler hızla arttı. Aynı dönemde yaygın şekilde izlenen birçok haber kanalının izlenme oranları çok ciddi biçimde düştü ve haber kaynağı olarak başvurulan kanallardaki çeşitlilik azaldı. Bu durumun nedenleri olarak, sosyal medyanın hızla yaygınlaşması ve geleneksel medyaya güvenin ciddîs şekilde azalması gösteriliyor.

Psikolojik bariyerler de var

Araştırmayı DDA ile birlikte hazırlayan KONDA’nın genel müdürü Bekir Ağırdır, sonuçlara ilişkin değerlendirme yaptı.

Türkiye insanının korkuları ile umutları arasına sıkıştığına dikkat çeken Ağırdır, son 40 yılda 30 milyon dolayındaki insanın daha iyi bir yaşama ulaşmak için şehirlere göç etmesini buna örnek gösteriyor: “Bir yandan da geldiği kentte yabancılaştığı, ötekileştirildiği, mahallede örselendiği, iş bulmada ya da belli fırsat alanlarına ulaşmada eşitlikten uzak olduğu ortamda sadece yasal değil, psikolojik bariyerlerle karşılaştığı ortamda, 90’ların Şaban’ı gibi, naifçe ‘Kent beni içine alsın’ diye çabalamaktan vazgeçti, Recep İvedikleşiyor. Bir de geleneklerimiz var. Türkiye insanı nehrin kenarına gelmiş, nehrin öbür tarafındaki çayırlığı, vahayı görüyor, oraya geçmek istiyor ama yüzmesinden emin değil. Maharetleri konusunda kendine özgüveni eksik, yüzemezsem karşıya geçemezsem diye bir kaygı, korku yaşıyor, o nedenle de kendi kendini bu taraftaki bir ağaca bağlayarak karşıya geçmeye çalışıyor. Eğer karşıya geçemezsem, geriye dönmeyi başarayım diye.”

Okunma Sayısı: 1207
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı