Muhalefet liderleri, CHP kurultayına ilişkin “mutlak butlan” kararına tepki göstererek, siyasetin yargı eliyle dizayn edilmesine karşı çıktı; çözümün sandıkta ve millet iradesinde olduğunu vurguladı.
Ankara - Mehmet Kara
[email protected]
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleştirilen 38. Olağan Kurultayı’nı ve 8 Ekim 2023 tarihli İstanbul İl Kongresi’ni tüm sonuçlarıyla birlikte iptal etmesine siyasetçilerden tepki geldi.
Uysal: Siyaset mahkeme salonlarına sıkıştırıldı
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, CHP ile ilgili ‘mutlak butlan’ kararı ile Türkiye’de siyasetin maalesef mahkeme salonlarına sıkıştırıldığını ve nefes alamaz hale getirildiğini belirterek, “Siyasî partilerin kendi meselelerini çözeceği yer kendi meşru zeminleridir, kongrelerdir! Bu karar Türk demokrasisinin işleyişine açık bir müdahaledir; Ve korkarım ki Türk demokrasisini tabiî mecraından çıkaracaktır!” dedi.

Müsavat Dervişoğlu: Nihai kararı millet versin
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “Millet iradesine karşı yapılan demokrasi dışı her türlü müdahaleye sonuna kadar karşıyız. Bizim gözümüzde; alınan butlan kararının, kendisi mutlak butlandır!” tepki gösterirken, Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, siyasetin yargı kararlarıyla dizayn edilmesini doğru bulmadıklarını belirterek, “Demokrasilerde çözüm ve karar mercii, mahkemeler değil millettir. Siyasî belirsizlikten çıkış, ancak seçimle mümkündür; geciktirmeyin, sandığı getirin, nihaî kararı millet versin!” dedi.

Ahmet Davutoğlu: Seçimlerin güvenliği tartışmalı hale gelir
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu şunları söyledi: “Parti kimliklerinden bağımsız olarak hepimizin odaklanması gereken temel husus siyasî ahlâkımızdaki yozlaşma ve demokrasimizin temelini oluşturan seçim güvenliğinde ortaya çıkan kaostur. Alınan mutlak butlan kararının işleyiş süreci ve zamanlaması açısından hukukî bir sonuçtan çok siyaseti dizayn etme çabası olduğu açıktır. Tam yetkili olan YSK kararını verdikten sonra yapılan işlemlerin geçerliliği tartışılmaya başlanırsa bundan sonra yapılacak seçim ve kongrelerin güvenliği de tartışmalı hale gelir. Siyasî kültürümüzün ve demokratik süreçlerimizin siyasî ahlâk temelinde yeniden yapılandırılması zorunludur.”

Ali Babacan: Yargı, siyaseti dizayn etmenin aracı olamaz
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “İlkesel tutumumuz açıktır: Siyasî partileri kimlerin yöneteceği mahkeme kararlarıyla değil; üyelerin, delegelerin ve seçmenin iradesiyle belirlenir. Yargı, siyaseti dizayn etmenin aracı haline getirilemez. Türkiye’nin ihtiyacı hukukî güvenlik, demokratik rekabet ve sandık iradesine saygıdır. Hukukta öngörülebilirlik yoksa demokrasi de ekonomi de ülke de zarar görür” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu feragat etmeli
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, CHP’ye yönelik mutlak butlan kararına ilişkin CNN Türk’e açıklama yaptı. Mahkeme kararıyla Kılıçdaroğlu’nun haksızlığa uğradığının kabul edildiğini kaydeden Bahçeli, “yargı kararını tanımıyoruz gibi çıkışlar boşunadır” dedi.

Sağduyu çağrısı yapan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye iradesinin vücut bulduğu iklimde toplumsal hareketliliğe CHP üzerinden yönelme girişimlerine fırsat vermemek elzemdir” ifadelerini kullandı. Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunan Bahçeli, “Sayın Özgür Özel ile görüşerek CHP’nin geleceğine ilişkin bir ortak formül oluşturmak amacıyla feragat ettiğini belirtmelidir” dedi.
Tuncer Bakırhan: Demokratik geleceğe yönelik bir müdahale
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan da, “Cumhuriyet Halk Partisi’ne verilen butlan kararı, milyonlarca seçmenin demokratik iradesini ve siyasî tercihini yargı eliyle yok sayma girişimidir. Bu karar yalnızca CHP’ye değil, Türkiye’nin demokratik geleceğine yönelik bir müdahaledir. Türkiye’nin sağduyuya, istikrara ve uzlaşıya muhtaç olduğu bu kritik dönemde yargıyı siyasî mühendisliğin aracına dönüştürmek kabul edilemez.

Demokrasi yargı kararlarıyla değil, halkın iradesiyle ayakta durur. Siyaset kendi mecrasında ve meşruiyet zemininde akmalı; yargı operasyonlarıyla siyasetin seyri değiştirilmemelidir. İktidar, bu yanlış politikadan vazgeçmelidir. Politika özgür olmalı, sonucu sadece halk belirlemelidir” değerlendirmesinde bulundu.