"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Anketlerin dili

Halil ELİTOK
04 Ocak 2020, Cumartesi
23 Aralık 2019 tarihli Yeni Asya Gazetesi’nde “Din görevlilerinin güvenirlik derecesi” başlıklı Hüseyin Gültekin tarafından bir makale yayınlandı.

Makalenin ilginç tarafı en güvenilir meslekler yüzde itibariyle sıralanmıştır. Beni en çok mesleğim gereği din görevlilerinin durumu ilgilendirdi. Diğerleri de elbette önemli, ama en çok din görevlilerin % 12 olması hem rahatsız etti, hem de düşündürdü. Bu perspektifle olaya bakma ihtiyacını duydum. Bu çerçevede tarih sayfalarına gözümü çevirdim. 

Molla Güranî, Fatih Sultan Mehmed Osmanlı Padişahı olunca Fatih’e şöyle bir mektup yazıyor: “Sen öyle bir camianın ortasında bulunuyorsun ki, senden ne sudur ederse millette o görünür.”

Din Görevlileri o mektubun kendilerine yazıldığını düşünmeli ve topluma İslâm’ın aynası olmalıdır. Hz. Peygamber’in (asm) postnişin makamına oturan ve “üsve-i hasene” olarak görülen din görevlileri, çok daha dikkatli olmalı ve vebalinin çok daha yüksek olduğu şuuru ile hareket etmelidir.

Bediüzzaman, Mesnevî-i Nuriye adlı eserinde şöyle ifade eder: “Ücretim az, ilmime rağbet yok, diye mahzun olma; çünkü mükâfat-ı dünyeviye ihtiyaca bakar. Kıymet-i zatiyeye bakmaz. Meziyet-i zatiye ise; mükâfat-ı uhreviyeye nazırdır. Öyle ise; zati olan meziyetini mükâfat-ı uhreviyeye sakla, birkaç kuruşluk dünya metaına satma.” 1              

Böyle bir meselede mezhep imamımız İmam-ı Âzam’ı hatırlamamak mümkün değildir.

Ebu Hanife geceleri üçyüz rekât namaz kılardı. 

Bir gün yoldan geçen bir kadın:

“Bu kişi beşyüz rekât namaz kılar dediği için, kadın yalancı olmasın diye beş yüz rekât namaz kılmaya başladı.

Başka bir gün bir başkası: Buradan geçen İmam geceleri bin rekât namaz kılar dediği için her gece bin rekât namaz kılardı.

Başka bir şahıs: Halk senin için her gece uyumaz dediler.

Ebu Hanife:

“Artık gecelerde uyumayayım” dedi.

“Niçin? dediler.

“Halk yalancı olmasın” dedi. Ondan sonra tam otuz yıl uyumadı. Sabah namazını yatsı abdestiyle kılardı. İki dizi, deve dizine dönmüştü. 2

Dipnotlar:

1- Mesnevî-i Nuriye, s. 76.

2- Farüdi’d-din Attar, Tezkiratü’l Evliya, s. 37.

Okunma Sayısı: 1448
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı