"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kadılıktan sultanlığa

Halil ELİTOK
10 Şubat 2026, Salı
Aziz Mahmud Hüdâyî, Milâdî 1541 yılında Şereflikoçhisar’da dünyaya geldi. Medrese tahsilini İstanbul’da tamamladı. Milâdî 1628 yılında seksen yedi yaşında vefat etti.

Aziz Mahmud Bursa Kadısı iken huzuruna boşanma davası için bir kadın gelir. Kocasının her sene hacca niyet ettiği halde gitmediğini ve o sene yine hacca niyet ettiği halde yine gitmediğini ve eğer gitmezse kendisini üç talâkla boşayacağını söylediğini; fakat arefe gününe kadar gitmediği halde Kurban Bayramı günlerinde birkaç gün ortadan kaybolduktan sonra meydana çıkarak Hacc’a gidip geldiğini söylemek suretiyle yalan konuştuğunu, bu itibarla talâkın gerçekleşmesini istedini beyan etti.

Yanında bulunan kocası ise, arefe gününe kadar memleketinden ayrılmadığını kabul etmekle beraber, hacca gidip geldiğini, hatta orada görüştüğü arkadaşlarından dönüşlerinde şâhitlik yapmalarının istenebileceğini söyleyerek talâkın gerçekleşmediğini savundu.

Dava, hacıların dönüşüne kadar tehir edildi. Hacılar döndükten sonra ise, kocanın iddiasında doğru olduğu hacı arkadaşlarının şâhitlikleri ile anlaşıldı. Bunun üzerine kadı Mahmud Efendi talâkın vâki olmayacağına dair hükmü ilân etti.

Kararı açıklamakla beraber bu işin nasıl olduğunu ve gidiş-gelişin ne şekilde gerçekleştiğini adamdan gizlice öğrenmek istedi. Adam, eskici Mehmed Efendi adı ile anılan bir zâtın ma-nevî delâletiyle tayy-i mekâna nâil olduğunu söyleyince, Aziz Mahmud Hüdâyî, Mehmed Efendiye başvurarak inabe talebinde bulundu.

Mehmed Dede ise, “Nasibin bizden değildir, Hazret-i Üftade’dendir, varın ona müracaat edin” deyince dünyevî meşgalelerini terk ederek Üftade -kuddise sırruh- Hazretleri’ne intisap etti.

Üftâde Hazretleri Hüdâyî’ye “Pâdişahlar rikâbında yürüsün” diye dua ederdi; nitekim Sultan I. Ahmed de Hüdâyî’nin ardından yürürdü.

Okunma Sayısı: 160
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı