"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Tek adam rejiminde dış politika

Kâzım GÜLEÇYÜZ
02 Ekim 2021, Cumartesi
Geride bıraktığımız süreçte çok iddialı ve hamasî söylemlere konu edilip bilâhare sessiz sedasız “unutturulan” dış gündemlerin listesi hayli kabardı, ama kimse farkında değil veya farkında olsa da seslendirmiyor.

Ama Erdoğan’ın son dış gezileri bunları da doğrudan veya dolaylı gündeme getirdi.

BM toplantısı için New York’a giderken “Dostum” dediği Biden’la görüşemeden dönerken plağı çevirip ABD’nin teröre verdiği destekten dem vurması ne anlama geliyor?

Döner dönmez ibreyi Rusya’ya çevirip Soçi’ye giderek Putin’le başbaşa görüştü, ama orada da umduğu sonuçları alamamış gibi.

Almanya seçimlerinin Sosyal Demokrat bir iktidar getirmesi, AB’nin bu lokomotif ülkesiyle ilişkilerde de demokrasi ve hukukun öne çıktığı yeni bir sürecin habercisi olabilir.

AB sürecinin derin çıkmazda olduğu bir noktada bu gelişmenin ayrı bir anlamı var.

Şimdiye kadar ABD ve Avrupa ile ilişkileri büyük ölçüde kişisel “ahbaplık”lar üzerinden yürüten tek adam rejimi için artık deniz bitti.

Bundan sonra tümden Batı karşıtlığına sarılarak yola devam etmek isteyebilir, ama gideceği alternatif adreslerden de ümit yok.

Bu alternatiflerden biri Suriye ve Libya’da yaşadığı gerilimlere rağmen doğalgaz ve S-400’ler için bağımlı hale geldiği Rusya mı?

İlişkilerini düzgün tutmak uğruna Uygurlara yapılanları görmezden geldiği Çin mi?

Peki, kriz yaşadığımız diğer ülkelerde ve onlarla ilişkilerimizde vaziyet nasıl gidiyor?

10.5 yıl önce “Esad’ı devirsinler” diye onca destek verilen Suriye’de son durum ne? Rusya destekli Şam rejimi hâlâ ayakta ve iç çatışmalarda elinden çıkan bölgelerde kontrolü yeniden ele geçiriyor. Bu süreç devam ederken, biz ülkenin kuzeyindeki gerilim ve çatışma alanlarında daha ne kadar kalabileceğiz?

Darbe sonrası ilişkilerin çok gerildiği Mısır’la arayı yeniden ısıtma görüşmeleri tamgaz sürerken, rabia seremonileri ne olacak?

Suud ve BAE ile ilişkiler tekrar “normal”e dönerken, son dönemde patlak veren krizlerin niye tırmandırıldığı sorgulanmayacak mı?

Kaşla göz arasında tek adam rejimine geçiveren Tunus’ta Nahda’ya başta verilen “15 Temmuz gazı”nın arkası niye getiril(e)medi?

Bizdeki tek adam rejiminin dış politikasıyla gündeme gelen suallerden sadece bir kısmı.

Okunma Sayısı: 2233
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Rıza

    2.10.2021 16:45:19

    Ahirette ise kişi dostum sevdiği ile beraberdir.

  • Ali TAM

    2.10.2021 14:36:56

    Dostum çok! Dostum Biden olmazsa, Dostum Macron, Dostum Miçotakis, Dostum Putin, Dostum Raşid vs. Dostun Dostu da Dosttur yani bütün Dünya Dosttur. Dost Dost diye diye...

  • Ali TAM

    2.10.2021 14:22:01

    Siyasal İslam, KEMALIST Siyasal İslam'a evrildi, dönüştü. Tek Partiden Tek Adamlığa, Siyasal İslam eskiden de vardı bu yeni evrilmiş yüzü.

  • erhan

    2.10.2021 11:04:56

    maalesef, sanki ülkemiz hallaç pamuğu gibi savruluyor, ne dost kaldı, ne komşu, Adalet desen ağır yaralı, Can çekişiyor, dış borç, iç borç, cari açık, özelleştirme ile tüm değerlerimiz satıldı, borçlar almış başını gidiyor. Dolar kurundan dolayı garanti vermiş olduğumuz, Yap, işlet devret modeli ile yapılan yatırımlara sadece 77 milyar (katrilyon) fark ödemişiz. bence deniz bitti bataklığa saplandık. böyle giderse güzelim ülkem 50 yılda kendisini toparlayamaz. hepimiz suçluyuz!!!

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı