"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Sahi, biz dindar mıyız?

Mikail YAPRAK
28 Temmuz 2022, Perşembe
Evvela “dindarlık” kavramına kısaca bir bakalım.

Evet, okuyanından okumayanına, âliminden cahiline herkesçe malûmdur ki, dindarlık güzel ahlâktır. Hak, hukuk ve adaleti gözetmektir. Kul hakkı yememektir. Zulüm yapmamaktır.

Dindarlık, Allah korkusu ile günahtan kaçmaktır ki, buna takva denir.

Sünnet-i Seniyyeyi lâyıkıyla yaşayan insan; oturmasından kalkmasına, yemesinden içmesine, namazından orucuna kadar her amelinde Allah’ın rızasını gözetir. Dünyevî işlerinde de dürüstlükten, doğruluktan ayrılmaz.

Dindarlık sırat-ı müstakim yolunda gitmektir ki, ifrata ve tefrite sapmadan dosdoğru olmaktır. Bu yüzden Efendimiz (asm) “Sûre-i Hud beni ihtiyarlattı” demiştir. 

İnsan, camiiyete mazhar olması itibariyle kâinatla alâkadardır. Dolayısıyla insanın şahsî ve içtimaî hayatında Şeriat-ı Ahmediye’yi (asm) kendine düstur etmesiyle ve hatta şüpheli olan fiillerden de kaçınmasyla bu vasfa ulaşır. 

“Evvelâ: Dindar bir adam, din muhabbeti için, ‘Hak böyledir, hakikat budur. Allah’ın emri böyledir’ der. Yoksa, Allah’ı kendi keyfine konuşturmaz. Hadsiz derece haddinden tecavüz edip, Allah’ın taklidini yapıp, O’nun yerinde (hâşa) konuşmaz. ‘Femen ezlemu mimmen kezebe alallah’ düsturundan titrer.” Yani: Allah adına yalan söyleyenden daha zalim kim vardır? (Zümer Sûresi, 39:32.)1

Üstad Said Nursî’nin, ‘dindar Demokratlar’ ifadesinden de anlıyoruz ki, siyaseten dindarlık; dini siyasete alet etmeden, dinin emirlerinin hayata geçirilmesine fırsat tanımak, din ve vicdan hürriyetini temin etmektir. Yani şekilde, sözde ve şahsî değil, umumun menfaatine icraatte dindarlık! 

**

Öteden beri iktidar yanlısı olarak bilinen bir profesör bile, gelinen noktada dindarlığın izzetinin zarar gördüğünü iddia ederek şunları söylüyor:

“Dindarlığın izzeti  zarar gördü. Dindarlığın eminlik vasfı, güvenilirlik vasfı zarar gördü. Nasıl zarar gördü? 

Dindar diye bilinen insanlara bakıyoruz toplumda, yalanı rahat söyleyebiliyor.”

“Dindarlık demek ki, rüşvet ve hileyle bir arada bulunabiliyormuş. Bakıyorsunuz aynı zamanda namazını da kılan bir insan..

Portakalın kabuk kısmı ayrı, öz kısmı ayrı. Kabuk kısmı olmayınca portakal hızla bozulur. Dindarlıkta da böyle şekil kısmı var. Ritüeller var. Bu dindarlık var, devam ediyor, ama özü yok. Böyle bir dindarlıkla biz karşı karşıyayız. Şeklen devam ediyor, ama özü yok.”

Tanınmış bir hocamız da sadece başörtüsü argümanıyla bile, hal-i pürmelalimizi çok veciz ifade ederek diyor ki: “Tam başörtüsü özgürlüğünü kazandık derken, örtünün altındaki başları kaybettik.”

Bu sonuçlara göre, hem de din diye diye meydanları inletenlerin döneminde manevî ve ahlakî erozyonun boyutlarını ne siz sorun ne de biz söyleyelim..

Diyorlar ki: “Böyle dinini ve diyanetini bilen insanlar, haricî ve siyasî cereyanlara neden âlet olsunlar? Neden kendilerini, bile bile felâkete atsınlar?”

Diyoruz ki: “Buyurun, Yirmi Dokuzuncu Mektub’un Altıncı Risalesi’nin Altıncı Kısmı’nı bir daha okuyalım. Orada altı tane şeytanî desise deşifre ediliyor. Makam sevgisi, şöhret duygusu, korku damarı, rızkından korkmak, ırkçılık, enaniyet ve vazifedarlık damarı gibi… Ve Üstâd, “Kardeşlerim hakkında en çok korktuğum bu desiselerdir” diyor.  

Okunma Sayısı: 2461
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Hakan Hakkâri

    29.7.2022 00:11:30

    Allah razı olsun; yazınız uzun zamandır düşündüğümüz, endişelendiğimiz konuları dile getirmiş üstad said-i nursi vakti zamanında teşhisi ve tedavisini belirtmiş bize uygulamak düşer

  • Çelebi Ayhan

    28.7.2022 21:08:48

    İ. Seyda bey efendiye. Evet bizler iman Kur'an hizmeti gören bir camiayız. Siyasete ne kadar bakmamız gerektiğini üstadımız ölçületiyle beraber vermiş.Yani kameralar önünde siyasilerin karşısında önünü ilikleyenler ve eğilenler, kaybetti, kaybediyor ve kaybedecek.üstadımın siyasilere karşı tavrı belli. İlim, iman ve Kur'an hizmeti ayağa gitmez, Kur'anın, ilmin ve üİmanın ayağına gelinir. Ha eğer milletin tümünü alâkadar eden mevzular varsa onlara yol göstermek için gerekirse görüşülür ancak bir şartla, izzet ve haysiyetten taviz vermemek şartıyla. Tabasbus ile değil.

  • İ. Seyda

    28.7.2022 18:34:43

    BAŞTAKİ KARİKATÜR ÇOK ANLAMLI. Bizler de yayınlarımızda bu ölçüye azami dikkat etmeliyiz. Yayınlarımız, bir siyasi partinin yayın organı gibi olmamalı. Üstat çok haklı, iman dersi tarafgirlik kaldırmaz. Muvafık, muhalif herkesin nurlara ihtiyacı var. Ayine olmak lazım, perde olmanın mesuliyeti ağırdır, kaldıramayız.

  • Çelebi Ayhan

    28.7.2022 13:21:10

    2 Ya firavun'un, nemrud'un, Ebu cehl'in, Velid bin muğire'nin, abdullah bin selül'ün durumları?İslam tarihinde defalarca okunduğu halde bazı insanların kendilerini dev aynasında görmeleri, iblis'e asker olmaktır.Birilerinin ikide bir bu görevi ben verdim, zaten bu göreve layık olsalardı ihanet etmezlerdi gibisinden tekebbür gösterip hakaret etmeleri, terzile, küçüklüğe,zillete, ucb'e,basitliğe işarettir, akibeti ise helakettir.Böylesi insanlar amellerine güvenmesinler:Çünkü amele güvenmek ucbtur(ruhi bir hastalıktır)Meşhur mescid kuşu sa'lebe'nin akibeti olarak insanlara bir derstir(tabi ders alırlarsa)

  • Çelebi Ayhan

    28.7.2022 13:17:37

    KİBİR - 1 "Öyleyse insan neden yaratıldığına bir baksın"(pis ve kirli bir su damlasından) Tarık/5 Not:Bu ayetin manası ortada iken insanoğlu hangi meziyetine istinaden büyüklük taslar? İnsanı yücelten tevazudur, şükürdür. Göz,kaş işaretiyle, dudak bükerek başkasını hakir görmek, kendisi gibi düşünmeyeni hain addetmek, liyakatsizlikle itham etmek,her konuşmasında (yaptıklarını ortaya döküp enesini ön plana çıkarmak) tam anlamıyla basitliktir, küçüklüktür. İblisin Hz.Adem hadisesindeki tekebbür durumu bize bir şey hatırlatıyor mu?

  • Mustafa Torun

    28.7.2022 11:37:27

    Ve maalesef son dönemde el /gönül verenlerinin büyük zulme uğradığı kitlenin önde gelenleri bu desise-i şeytaniyeyi kitlelerini büyültmede birer araç olarak kullanmışlardır. En başta bunlardan kaçacak olanlar bunları devletin de desteğiyle birer araç zamanla amaç yapmışlardır. Üstadın ikazlarına kulak vermemek çok şey kaybettirdi.

  • Hüseyin T

    28.7.2022 10:47:23

    yedi gün yirmi dört saat siyasetin konuşulduğu bir yerde, dinin bir yaşama biçimi değil de siyasetin tanziminde/ dizaynında yardımcı , etkili ,sonuç alıcı bir fonksiyon görev göreceği açıktır.. Siyaset, müslümanlar arasındaki uhuvveti, muhabbeti bitirdi... Asrın müceddidi boşuna şeytandan kaçar gibi siyasetten kaçının; dememiştir..

  • Bülent BİÇER

    28.7.2022 09:36:21

    İstifade ve istifazaya medar yazınız vesilesiyle tebrik ve twşekkür ederim...Allah razı olsun...

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı