"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Şeyh Seyda ve Bediüzzaman

Misbah ERATİLLA
10 Şubat 2019, Pazar 01:30
Şeyh Seyda, (Muhammed Said El Ceziri) 1960 yılının Ramazan ayının son haftasında Cizre’nin Serdahl Köyü’ndeki dergâhında sebebi anlaşılmayan bir sıkıntı sonrası müritlerine “Mardin’e doğru yola çıkıyoruz” der. İki küçük oğlu Ömer Faruk ve Muhammed Baki’yi arabasına bindirir.

Büyük oğlu Muhammed Nurullah’a, halifesi Seyid Ali Fındıkî’nin oğlu Abdurrahman Erzen’e ve bir diğer müridine de başka araçla onlara katılmalarını söyler. Yola çıkan araçlar akşama doğru Midyat’a oradan da halifesi ve talebesi Seyyid Şeyh Halil’in köyü olan Serdef’’e varırlar. Ramazan’ın yirmi beşinci gününe kadar bu köyde kalırlar. Şeyh Seyda, Ramazanın yirmi beşinci günü odasına kimsenin girmemesini söyleyerek yaklaşık altı saat yalnız kalır. Aniden odasından çıkar ve müritlerine “Midyat’a gidiyoruz” diyerek araçlarla yola çıkarlar. Araç konvoyu öğle namazı vaktinde Midyat’a varır ve Şeyh Seyda kalabalık bir cemaate öğle namazı kıldırır. Namaz bitiminde cemaate: “Kimse ayrılmasın, Bediüzzaman Hazretleri vefat etmiş, gıyabi cenaze namazını kılacağız.” der ve Bediüzzaman Hazretleri’nin gıyabi cenaze namazını kıldırır. Serdahl Köyü’nden çıktığından beri nereye gideceği bilinmeyen Şeyh Seyda’nın günlerdir süren meçhul yolculuğu nihayet Bediüzzaman Hazretleri’nin gıyabi cenaze namazını kıldırmasıyla son bulur ve köyüne döner. 

Günler sonra halk arasında seyahatle ilgili şöyle bir söylenti yayılır; “Bediüzzaman Said Nursî, Isparta’dan Urfa’ya doğru yola çıktığında, Şeyh Seyda’da manevî bir sıkıntı hissederek köyünden aynı gün yola çıkar. Yolculuğun sebebi Bediüzzaman’ı görmekmiş. Bediüzzaman’ın vefatı haberini alınca yolculuğuna son vererek köyüne geri dönmüş.”

Ramazan Bayramında ziyaretine gelen Halifesi ve Mektubat’ın camiî Şeyh Abdussamed el-Fârkınî, Şeyh Seyda’ya Ramazan ayının son haftasında ve kışın en sert olduğu o günde gerçekleştirdiği seyahatin sebebini sorar. Şeyh Seyda: “Ben miskin bir kimseyim. Büyük Üstadı, Peygamberlerin babası Halilu’r Rahman cezb etti. Allah, Üstad’ı kendi halili olan Halilu’r Rahman’a ulaştırdı. Bizi de dostumuz ve Halil’imiz olan Şeyh Seyyid Halil’e kadar ulaştırdı. Lâkin büyük Üstad beni kendine doğru cezb edip çekmek ve kendine ulaştırmak istedi. Ancak Allah (cc) bize onunla buluşmayı değil, belki yalnız büyük Üstadın gıyabi cenaze namazını kılmayı nasip etti.” der. 

Şeyh Halil o günler ile ilgili olarak: ”Ben o zaman Şeyh Seyda Hazretleri’ne bu yolculuğun sebebini sorduğumda: “Anladım ki Allah Celle Celâluh, Bediüzzaman Said Nursî Hazretleri’ni Urfa’ya İbrahim Halil’e yöneltince, bizi de Halil İbrahim’e yöneltti” dedi. Bir müridi de Şeyh Seyda’ya: “Kimseye haber vermeden gittin ve çabuk döndün.” dediğinde Şeyh Seyda: “Bediüzzaman’ın ruhunu mevtalar içinde gördüm. Vefat ettiğini anladım. Kendimi tutamadım. Onun için böyle dolaşıp döndüm” der. 

Muzaffer Aslan bir hatırasında; Cizre’deki merhum Şeyh Seyda bir gün yakın talebelerine şöyle demiş: “Ben bir duâ ediyorum, siz de âmin deyin.” der ve şöyle bir duâ eder “Bediüzzaman ve talebelerini Cenab-ı Hak muvaffak etsin. Bizi de onlarla beraber haşir etsin!” bütün talebeleri de “Âmin” diyerek ona karşılık vermiş. Şeyh Seyda talebelerine: “Bediüzzaman’ı bu asırda Allah’u Teâlâ bize göndermiştir. Daha genç yaşlarda iken Cizre’ye gelmişti. En büyük âlim ve mürşitlerinden sayılan dayılarımız ve ağabeylerimiz onun ilmini, fazlını, büyüklüğünü kabul ve itiraf etmişlerdir. O inancı olmayan Firavunların Musa’sıdır. Onun vazifesi öyledir. Bizimki de böyledir. Eğer bir mani olmasa idi ziyaretine gider, elini öper, ondan duâ talep ederdim. Kitapları hakikattir ve bizde mevcuttur. Eğer rast gelse, mani de olmazsa, ben de medreseye gider Risaleleri dinlerdim.” der. Şeyh Seyda’nın yaşadıklarıyla ilgili çok şey anlatılır. Bunlardan biri de, köyün ileri gelenlerinden biri yanına gelerek: “Şu işim olursa, falanca araziyi sana hibe edeceğim.” der. Şeyh Seyda ona duâ eder ve işi olur. Köylü vaat ettiği araziyi Seyda’ya bağışlar. Şeyh Seyda araziyi Cizre’nin fakirleri arasında paylaştırır. 

İsmi Muhammed Said el Cezeri iken saygıdan ona Şeyh Seyda diye hitap edilir. Şeyh Seyda 1889 senesinde Cizre’de doğdu ve 1968 senesinde Cizre’de vefat etti. Kabri Cizre’dedir. Şeyh Seyda’nın diğer şeyhlerden farkı kendisi Nakşibendî tarikatının Halidi’ye koluna mensup olduğu halde Kadiri ve Rufai tarikat dersi de vermesidir. Şeyh Seyda Tarikat olarak Şeyh Halid-i Cezerî yoluyla Mevlânâ Halid Hazretleri’ne kadar ulaşır. Çevrede ve bölgede kendisinden icazet almış 150’ye yakın talebesini Suriye, Irak, Arabistan gibi memleketlere gönderir. 100 kadar halifesini de çeşitli şehirlere göndererek büyük bir hizmet ağı kurar. Bu hizmetlerinin yanında ilmi olarak Kitabü Ahkâmü’l-Envât, Ed-Dâbita fir-Râbita, Et-Te’lif fit-Te’lif, Et-Tasavvuf,  Manzumeler, Tenbîhü’l-Müstersidî El-Mecmeu’s-Sagîr gibi Eserleri yazar. 

Vefatından sonra da bu eserleriyle hizmeti devam eder.

Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Zübeyir Akçe Cizre konferansı (24. 07.2012)

Okunma Sayısı: 4854
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • ihsan pilatin

    11.2.2019 22:55:36

    Allah razı olsun. Rabbim bizi de üstadımızı böyle sevenlerden eylesin.

  • Ali Tam

    10.2.2019 16:35:38

    Merhum ve Muazzez Üstadimiz Bediüzzaman Said Nurî Hazretleri Cenab-i Hakk'in Ümmet-i Muhammed ASM alimlerinden sirri, kiymeti mahfî kalmis bir kenz-i mahfîsi olarak bereketli ömrüyle vatanimizi sereflendirmis baslibasina bir ümmet mahiyetinde bir Acibüzzaman RAdir. Bize miras biraktigi Risale-i Nur Külliyati icün Cenab-i Hakk ondan ebediyyen razi olsun.

  • Mehmet

    10.2.2019 10:42:34

    Bismillah Allahu taala her iki mubarek değerimize rahmet etsin seyda cezeri rahmetli dedemizinde murşidi idi darı bekaya gitikleri halde halen Rabimin izni ile onlardan faydalanıyoruz .Allahume sali ala seyidina muhammed.dogubayazıt

  • emin bozkus

    10.2.2019 09:07:14

    Maşallah.Rahmetli babam da Şeyh Seydanin bulunduğu köy olan Sérhahl köyüne defalarca gittiğini bize anlatirdi

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı