"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Bu halk onu çok sevdi

Misbah ERATİLLA
21 Nisan 2026, Salı
Mehmet Metin, Bediüzzaman’ı ziyaret etmek için Isparta’ya gitti. Isparta’da Mustafa Ezener ve Rüştü Çakın ile görüştü.

Onlara, Emirdağ’a Bediüzzaman’ı ziyaret edeceğini söyleyince, ona mürekkepli kalem ucu içinde bulunan küçük bir kutu verdiler. Bir süre sonra, Bediüzzaman’a kâtiplik yapmış olan Kâtip Osman da iki kilo ağırlığında kiraz dolu bir sepeti götürmesini söyledi. Mehmet Metin, Bediüzzaman’ın hediye konusundaki hassasiyetini bildiğinden, bunu götürmek istemedi. Kâtip Osman ise ısrar ederek, “Nur bahçesinin mahsulüdür dersin” diyerek sepeti mecburen aldırdı.

Mehmet Metin, Emirdağ’da “Çalışkanların dükkânı”na gitti. Emaneti getirdiğini söyledi. Kısa bir zaman sonra, Bediüzzaman’ın talebesi Zübeyir Gündüzalp dükkâna geldi. Mehmet Metin, kutuyu ve sepeti ona verince, sepeti almadı ve “Üstad’ın bir şey almadığını bilmiyor musun kardeşim?” dedi. Mehmet Metin, Zübeyir Gündüzalp’a Bediüzzaman’ı ziyaret etmek istediğini söyledi. Zübeyir Gündüzalp, “Çok rahatsız” dedi. Mehmet Metin: “Ne olursunuz, karşıdan bari göreyim” dedi. Zübeyir Gündüzalp, “Günlerdir ziyaret için bekleyenler var” dedi. Israrına devam edince, “Tamam” diyerek onu odasına götürdü.

Bediüzzaman gerçekten çok hastaydı. Sanki vefat edecek gibi bir durumda görünüyordu. Sesi gayet az çıkıyordu. Mehmet Metin eğilerek konuştuklarını dinlemeye çalıştı. Anladığı tek şey, “Hastayım, dua edin.” sözleri idi. Yanında fazla kalamadan dışarı çıktı.

Dışarıda Mehmet Metin, Zübeyir Gündüzalp’a, “Üstad cuma namazına çıktığı zaman nerede namaz kılar? Bugün ben de onun kıldığı yerde cuma namazını kılmak istiyorum.” dedi. Zübeyir Gündüzalp: “Camide yukarı mahfile çık. Üstad sağ taraftaki bölmenin yanında namaz kılar.” dedi.

Mehmet Metin, başkası o yere oturmasın diye namazdan çok önce camiye gitti, tarif edilen yere oturup bekledi. Ezan okunmaya başlayınca cemaatte bir hareket oldu ve herkes merdivene doğru bakmaya başladı. O da baktı. Ne görsün? Birkaç saat önce ölüm döşeğinde gördüğü hasta, sanki o kişi değilmiş gibi, 40 yaşlarında zinde ve sıhhatli biri hâlinde merdiven başında göründü.

Bütün cemaat ayağa kalktı ve ona yol açtı. Zübeyir Gündüzalp, Bediüzzaman’ın seccadesini serdi ve yanına oturdu. Mehmet Metin de Bediüzzaman’ın arkasında safa durdu. Ezan bitip cuma namazı eda edildikten sonra cemaat bekledi. Bediüzzaman camiden çıkarken yine cemaat ayağa kalkıp ona yol verdi.

Cami çıkışında cemaat, Bediüzzaman’ın etrafını sarmıştı. O da elleriyle cemaati selamladı. Evinin önüne kadar izdiham içinde yürüdü. Cemaat ondan ayrılmıyordu. Kimi eline, kimi giydiği cübbeye sarılıp öpüyordu. Zorluk içinde eve girdi. Mehmet Metin de oradan cemaatle birlikte ayrıldı.

Bediüzzaman, otuz küsur yıl zulüm içinde bir hayat yaşamıştı. Vefatından sonra da zulüm devam etti. Mezarında dahi onu rahat bırakmadılar. Meçhul kabrinde zulüm içindeki sürgünü devam etti. Burdur, Barla, Eskişehir, Kastamonu, Denizli, Emirdağ, Afyon ve Isparta’da zulümler devam ederken, bu şehirlerde yaşayan halk ona sahip çıktı; bağrına bastı ve kalbinin en kıymetli yerinde onu misafir etti.

Zamanın zalimleri ona hayatı zehir etmiş olsalar da bu halk onu çok sevdi; onun için üzüldü, onun için ağladı.

Kaynak: 

Necmeddin Şahiner - Son Şahitler 3

Okunma Sayısı: 204
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı