Ehl-i ilim ve takva sahibi eğitimci kardeşimiz İbrahim Günaydın da sessiz sedâsız dünyadan göçtü; hastalığından önce Yeni Asya’da yazdığı ve cebimde taşıdığım “dünyada garip bir yolcu gibi yaşa” yazısına uygun yaşadı…
İbrahim Hoca, hizmetini perde arkasında yapar hiçbir zaman öne çıkmazdı. Hatta Cevher İlhan kardeşimizin Fidan dershanesinde yaptığı “içtimaî dersler”e müzâheret ederdi.
Yayınlanan son makalesinde “Bu kısacık dünyaya yatırım yaptığımız gibi ebedî hayat için daha fazla yatırım yapmalı, orası için; mesken, arsa, at, kat, yat, yiyecek ve içecekler hazırlamalıyız” diye yazmıştı.
Ve Sevgili Peygamberimizin (asm) “Kiminle konuştuğunuzu bilseydiniz, namazı asla terk etmezdiniz” hadisini hatırlatmıştı. En sonunda da vefâtıyla verdiği mârifet dersiyle kalmamış; “İman, sabır, şükür, Kur’ân ve Sünnet üzere kalınız…” duasıyla vedâ etmişti…
Biz de İbrahim Günaydın Hocanın duasına binlerce “amin” diyor, kendisinin sevgili Peygamberimizin (asm) ve üstadımız Bediüzzaman’ın komşusu olmasını temenni ediyor, ruhuna hediye ettiğimiz Fatihalardan ve dualardan haberdar olmasını Rabbimizden niyâz ediyoruz…