"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Ceset ölüp dağılırsa da, ruh bâkî kalır

Risale-i Nur'dan
18 Kasım 2019, Pazartesi
Lâfızların tebeddülüyle mana tebeddül etmez, bâkî kalır. Kabuk parçalanır, lüb bâkî ve sağlam kalır. Libası yırtılır, cesedi sağlam, bâkî kalır. Ceset ölüp dağılırsa da, ruh bâkî kalır.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Cesedin bir uzvundaki bir hüceyrede yapılan tasarruf, en evvel cesedi tasavvur etmeye mütevakkıftır. Çünkü küllün nakışlarıyla, ahvaliyle cüz’ün çok alâka ve münasebetleri vardır. Öyle ise cüzde tasarruf Hâlık-ı Küllün emri altındadır.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Hevam, balık gibi küçük hayvanların yumurtalarını, haşerat ve nebatatın tohumlarını pek büyük bir rahmetle, bir lütuf ile, bir hikmetle hıfzeden Sâni-i Hakîm’in hafîziyetine lâyık mıdır ki, ahirette semere veren ağaçlara çekirdek olacak a’malinizi hıfzetmesin, ihmal etsin? Halbuki sen hâmil-i emanet, halife-i arzsın.

Evet, her bir zîhayatta bulunan hıfzü’l-hayat hissi, vücudun ebedî bir bekaya ism-i Hayy, Hafîz, Bâkî’nin tecellisiyle incirar edeceğine delâlet eder.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Bir incir tohumunu tavırdan tavıra hıfzeden, devirden devire himaye eden, inhilâlden vikaye eden ve o tohumda incir ağacının teşkilâtına lâzım olan esasları kemal-i ihtimam ile muhafaza eden, elbette ve elbette halife-i arz ünvanını alan nev-i beşerin a’malini ihmal etmez, hıfzeder.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz!

Lâfızların tebeddülüyle mana tebeddül etmez, bâkî kalır. Kabuk parçalanır, lüb bâkî ve sağlam kalır. Libası yırtılır, cesedi sağlam, bâkî kalır. Ceset ölüp dağılırsa da, ruh bâkî kalır. Cisim ihtiyarlanırsa, enaniyet genç kalır. Çokluk, cemaat dağılır, amma vâhid-i ferd bâkî kalır. Kesret bozulur, vahdet bâkîdir. Madde kırılır, nur bâkîdir.

Binaenaleyh, ömrün bidayetinden sonuna kadar devam eden mana, çok cesetleri tebeddül ve tavırdan tavıra intikal ve devirden devire yuvarlandığı halde, vahdetini, bekasını muhafaza ettiği gibi, ölüm hendeğini de atlayarak, sâlimen ebed yoluna devam edecektir. Maahâzâ her vakit “Fenâya hâzır ol!” emrini intizar eden zâil ve bekasız maddiyatta, şu hıfz ve muhafaza düsturu, beka ile çok münasebettar olan ruh ve manada da cârîdir.

Mesnevî-i Nuriye, Şemme, s. 211

LÛ­GAT­ÇE:

a’mal: Ameller, işler.

cüz’: Parça, kısım.

Hâlık-ı Küll: Bütünün yaratıcısı.

hâmil-i emanet: Emaneti yüklenip taşıyan.

hevam: Böcekler, haşereler.

hıfzetmek: Saklamak, korumak.

İ’lem Eyyühe’l-Aziz: Bil ki ey aziz.

incirar: Bir neticeye doğru çekilerek sona erme, çekilip bir sona erme.

kesret: Çokluk.

küll: Bütün.

libas: Elbise.

lüb: İç, öz.

mütevakkıf: Bağlı.

Sâni-i Hakîm: Her şeyi sanatla ve hikmetle yaratan Allah.

tebeddül: Başkalaşma, değişme.

vâhid-i ferd: Tek birey, tek bir kişi.

zâil: Sona eren, yok olan.

Okunma Sayısı: 1422
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı