"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

İran’ın Savaşı ve ittihad-ı İslâm’ın ayak sesleri...

Şükrü BULUT
25 Mart 2026, Çarşamba
Eski zamanlarda siyasî menfaatlerinden dolayı İslâm Birliği’ne karşı olan İngilizlerin, Fransızların ve Amerika’nın; artık ittihad-ı İslâm’a muhtaç olduklarını söylüyor Said Nursî…

Zira anarşizmi netice veren komünistlik, masonluk, zındıklık ve dinsizlik; söz konusu memleketleri tahrip ediyorlarmış. AB ülkelerindeki dehşetli tahribatı görenler; fukaralaşmayı, anarşizmi, tembelliği, dağılmışlıkları ve kaosları müşahhasça bize gösteriyorlar. Nesilleri tükenmiş, göçler ve iç savaşlar sonucu gelen mülteci halkların nesillerinden medet umar olmuş, düne kadar adam yerine koymadıklarını belediye başkanları yapmış, müttefiki ABD’nin de desteğini kaybetmiş ve küresel anarşistlerce savaşlara sokulmaya çalışılan bir Avrupa’dan bahsediyoruz. Elbette durup dururlarken keyiflerince İslâm Birliği’ne, Müslümanlarla ittifaka ve onlarla küresel paktlar kurmaya çalışmayacaklardı. Tıpkı Rusya’nın, dehşetli felâketlerden sonra Kur’ân’a tâbi olması ve Müslümanlarla ittifak etmesi gibi…

Küresel deccaliyetin fabrikalarına el koyup çalışanlarını kapıya koydukları bir Avrupa’yı konuşuyoruz. Global elitist kimliğini de kullanan bu dinsiz-sefih burjuvazinin AB sermayesini teknolojisiyle birlikte Komünist Çin’e taşıdığını, Avrupalılar ancak Covid-19 felâketinde anlamaya başlamıştı. Çok geç… İran’a açıktan ve diğer Müslümanlara münâfıklıktan düşman yetiştirilmiş bir siyasî kadroca idare ediliyor, Avrupa… Şu hâlleriyle ABD ile bir araya gelemiyorlar. Rejimi itibariyle Çin’e de yanaşamayınca; geriye tek yol kalıyor: İttihad-ı İslâm… Bediüzzaman’ın vurguladığı hakikati inatlarından görmek istemeyen Müslüman münevverlere dua lâzım… 

“Eskiden Hıristiyan devletleri bu ittihad-ı İslâm’a taraftar değildiler. Fakat şimdi komünistlik ve anarşistlik çıktığı için, hem Amerika, hem Avrupa devletleri Kur’ân’a ve ittihad-ı İslâm’a taraftar olmaya mecburdurlar.”

İttihad-ı İslâm’ın Asya ve Afrika ayaklarına gelince… İran’ın, ABD ve İngiltere’nin sömürgeleri olduğunu söylüyorduk; İran’ın füzeleri, tezimizi isbat etti. Onlarca devletçiğin korumasız halleri, çöl ortasındaki suni refahlarının mahiyetleri ve dünyanın en zalim ve alçaklarınca yağmalarını gizleyen örtüleri Hürremşahlar küle çevirince, müstebit zenginlerin devletçiklerinin ittihad-ı İslâm’a şiddetli ihtiyaçları ortaya çıktı… İran’ın mazlumiyeti, bunca evlâdını kaybetmesi ve diğer Müslümanlarla kurduğu ittifakları, ittihadı çabuklaştırıyor.

Zamanın da bu gelişmeye müsbet yardımlarını yâd edelim… Ramazan-ı Şerif’ler ve bombalanan mazlum halklar… Ümmetin ittihad etmiş duaları… Düşmanın şaşkınlığı… İran idarecilerinin ısırıcı üsluplarından uzaklaşmaları… Anglosaksonların ittifaksızlıkları ve ümmetin aradaki Şiî-Sünnî ayırımını kaldırmış olması gibi; Ramazan-ı Şerif’te şahit olduğumuz diğer güzellikler de İslâm Birliği mevsiminin gelmekte olduğunu adeta fısıldıyor…

İslâmiyet’i siyasetlerine alet eden diğer Müslümanlarımız gibi; İranlılar da din istismarının zararlı olduğunu gördüler. Âhirzaman’ın imansız ve emansız düşmanlarına karşı İsevîlerle ittifakın farz olduğunu da öğrenecekler.

 “ …hilâfet-i İslâmiye’yi ittihad-ı İslâm’a bina ederek, İsevî ruhanîleriyle ittifak edip, dîn-i İslam’a hizmet etmek…” zamanlarının arifesindeki İslâm coğrafyasının öncelikli meselesinin demokrasi olduğunu, yalnızca biz Müslümanlar bilmiyoruz. Karşımızdaki semavî dinlerle/değerlerle savaşan küresel düşmanımız da önemli engelimizin demokrasi olduğunu biliyor. Demokrasi düşmanlığını veya karşıtlığını körükledikleri gibi; demokrasinin birinci şartı olan millî birlik-beraberlikleri; sefahet, serserilik, tembellik, dahilî çatışma ve fukaralık ile engelliyorlar… İran, Türkiye ve diğer coğrafyalarımız… Bu hastalıklara, Kur’ân’dan acilen ilaçlar gerekiyor. Allah’a ve ahirete iman… Ahlâk ve adalet… Acilen…

İnsaniyet adına peşine düştüğümüz ittihad-ı İslâm’a; yalnızca müstebitlerin, muhakemesiz dindarlarımızın, menfaatlerini başkalarının zararında arayanların ve sefihlerin karşı çıkacaklarını hepimiz biliyoruz. 

Körfezdeki devletçiklerden Kıbrıs’ımıza, hâlâ sömürülmekte olan Afrika’nın mazlum devletlerine, Rusya Federasyonu’ndaki Müslüman halklara kadar bütün mazlum ve muhtaç milletlerin, ittihadı can ü gönülden istediklerini biliyoruz… 

Okunma Sayısı: 205
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
    (*)

    Namaz Vakitleri

    • İmsak

    • Güneş

    • Öğle

    • İkindi

    • Akşam

    • Yatsı