"Ümitvar olunuz, şu istikbal inkılâbı içinde en yüksek gür sada İslâm'ın sadası olacaktır."

Piyasalar

Kur’ân kalesine gir ve Sünneti rehber yap

Risale-i Nur'dan
27 Haziran 2021, Pazar
Ehl-i Sünnet ve Cemaat olan ehl-i hak mezhebini karargâh yap ve Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın muhkemat kalesine gir ve Sünnet-i Seniyyeyi rehber yap, selâmeti bul.

(Dünden devam)

Hem sâbık işaretlerde anlaşıldığı gibi, fenalık ve hevesat yolu, tahribat olduğu için gayet kolaydır. Şeytan-ı ins ve cinnî, çabuk insanları o yola sevk ediyor. Gayet cây-ı hayret bir haldir ki âlem-i bekanın –nass-ı hadisle– sinek kanadı kadar bir nuru, ebedî olduğu için, bir insanın müddet-i ömründe dünyadan aldığı lezzet ve nimete mukabil geldiği halde, bazı bîçare insanlar, bir sinek kanadı kadar bu fânî dünyanın lezzetini, o bâkî âlemin bu fânî dünyasına değer lezzetlerine tercih edip şeytanın arkasında gider.

İşte bu sırlar içindir ki Kur’ân-ı Hakîm mü’minleri pek çok tekrar ve ısrar ile, tehdit ve teşvik ile, günahtan zecir ve hayra sevk ediyor.

Bir zaman Kur’ân-ı Hakîm’in bu tekrar ile şiddetli irşadatı bana bu fikri verdi ki, bu kadar mütemadî ihtarlar ve ikazlar, mü’min insanları sebatsız ve hakikatsiz gösteriyorlar. 

İnsanın şerefine yakışmayacak bir vaziyet veriyorlar. Çünkü bir memur, amirinden aldığı bir tek emri itaatine kâfi iken, aynı emri on defa söylese, o memur cidden gücenecek. “Beni itham ediyorsun, ben hain değilim” der. 

Halbuki en halis mü’minlere Kur’ân-ı Hakîm musırrâne, mükerrer emrediyor.

Bu fikir benim zihnimi kurcaladığı bir zamanda, iki üç sadık arkadaşlarım vardı. Onları şeytan-ı insînin desiselerine kapılmamak için pek çok defa ihtar ve ikaz ediyordum. “Bizi itham ediyorsun” diye gücenmiyorlardı. Fakat ben kalben diyordum ki: “Bu mütemadiyen ihtarlarımla bunları gücendiriyorum, sadâkatsizlikle ve sebatsızlıkla itham ediyorum.”

Sonra birden, sâbık işaretlerde izah ve ispat edilen hakikat inkişaf etti. O vakit, o hakikatle hem Kur’ân-ı Hakîm’in tam mutabık-ı mukteza-i hâl ve yerinde ve israfsız ve hikmetli ve ithamsız bir surette ısrar ve tekraratı yaptığını ve ayn-ı hikmet ve mahz-ı belâgat olduğunu bildim. Ve o sadık arkadaşlarımın gücenmediklerinin sırrını anladım. 

O hakikatin hülâsası şudur ki: 

Şeytanlar, tahribat cihetinde sevk ettikleri için az bir amel ile çok şerleri yaparlar. 

Onun için tarîk-ı hakta ve hidayette gidenler, pek çok ihtiyat ve şiddetli sakınmaya ve mükerrer ihtarata ve kesretli muavenete muhtaç olduklarındandır ki Cenab-ı Hak, o tekrarat cihetinde bin bir ismiyle ehl-i imana muavenetini takdim ediyor ve binler merhamet ellerini imdadına uzatıyor. Şerefini kırmıyor, belki vikaye ediyor. İnsanın kıymetini küçük düşürtmüyor, belki şeytanın şerrini büyük gösteriyor.

İşte ey ehl-i hak ve ehl-i hidayet! Şeytan-ı ins ve cinnînin mezkûr desiselerinden kurtulmak çaresi: Ehl-i Sünnet ve Cemaat olan ehl-i hak mezhebini karargâh yap ve Kur’ân-ı Mu’cizü’l-Beyan’ın muhkemat kalesine gir ve Sünnet-i Seniyyeyi rehber yap, selâmeti bul.

Lem’alar, On Üçüncü Lem’a, s. 160

LÛ­GAT­ÇE:

mahz-ı belâgat: Belâgatın ta kendisi; tam olarak maksada ve hale uygun söz söyleme.

muhkemat: İslâmiyetin kesin hükümleri, sağlam ve kuvvetli kanunları.

mutabık-ı mukteza-i hâl: Hâlin gereğine uygun.

mütemadî: Sürekli, devamlı.

sâbık: Geçen, önceki.

Sünnet-i Seniyye: Hz. Muhammed’in (asm) yüce sünneti; söz, tavır ve davranışları.

şeytan-ı ins ve cinnî: Cinlerden ve insanlardan olan şeytanlar.

vikaye etmek: Korumak.

zecir: Yasaklama..

Okunma Sayısı: 1584
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan haber ve yazıların tüm hakları Yeni Asya Gazetesi'ne aittir. Hiçbir haber veya yazının tamamı, kaynak gösterilse dahi özel izin alınmadan kullanılamaz. Ancak alıntılanan haber veya yazının bir bölümü, alıntılanan haber veya yazıya aktif link verilerek kullanılabilir.

Yorumlar

(*)

(*)

(*)

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. İstendiğinde yasal kurumlara verilebilmesi için IP adresiniz kaydedilmektedir.
  • Cenk Çalık

    27.6.2021 16:42:49

    "Şeytanlar, tahribat cihetinde sevk ettikleri için az bir amel ile çok şerleri yaparlar." Mesleğimiz tamir olduğu için tahribe benzemiyor. Çok çaba göstermek gerekiyor. Şeytanlar işi zahiren daha kolay gibi. Daha az çabayla büyük tahribat yapmak münkün. O zaman tesanüde, muhabbete dikkat etmeli, sünneti seniyeye sığınmalı vesselâm.

(*)

Namaz Vakitleri

  • İmsak

  • Güneş

  • Öğle

  • İkindi

  • Akşam

  • Yatsı